Çoğul solun babası Lionel Jospin'in ardından

Jospin’in siyasetten çekilmesi zamanla onu solun simgelerinden birine dönüştürdü. Sağda ve solda, hatta genel kamuoyunda, adı her şeyden önce ağır bir yenilginin, hele de aşırı sağ karşısında alınan böylesine bir yenilginin ardından siyasetten çekilmeyi bilen olgun ve tutarlı bir siyasetçi tarzıyla hatırlandı.
Yazı: Merve Özdemirkıran Embel
Modern siyasette nadir görülen bir davranış olan siyaseti bırakma eyleminin Avrupa’daki sembol isimlerinden Lionel Jospin, geçen hafta, 23 Mart Pazartesi günü, 88 yaşında hayatını kaybetti.
Tarihe geçecek 2002 Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sosyalist Parti’nin adayı olarak yarışa giren Jospin, yaklaşık bir puanlık farkla ikinciliği Front National’in lideri aşırı sağcı Jean-Marie Le Pen’e kaptırarak ikinci tura kalamadı. Bu başarısızlığın tüm sorumluluğunu üstlenerek siyasetten çekildi.
- 2002’de siyasetten çekilmiş ve son yirmi yılda siyasetin aktif bir aktörü olmamış olsa da Fransa soluna bıraktığı miras göz önüne alındığında vefatıyla bile Fransa siyasetinde güncel tartışma konularını canlandıran bir siyasi figür olarak anımsanacak.
2024 yılında Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un meclisi feshetmesi üzerine ülkenin erken seçime gitmesiyle solun elde ettiği sonuçlar ve Mart 2026’daki belediye seçimleri sırasında solun içindeki tartışmalar, Lionel Jospin’in solu biraraya getirme çabalarını ve solun içindeki ayrışmaların tıpkı 2002 seçimleri sırasında olduğu gibi anayasal demokrasiyi tehdit edecek sonuçların ortaya çıkmasına kadar türlü sorunları tetikleyebileceği gerçeğini gündemde tutmaya devam ediyor.
Eski başbakanın ölümü tam da bu önemli meselelerin üzerine tekrar ışık tuttu. Başka bir ifadeyle, hayata veda ederken bile Jospin Fransa, solun çarpıcı parçalanmışlığına ve birarada hareket edilmesinin mutlak gerekliliğine son kez dikkat çekmiş oldu. Nitekim, bugün solun en dikkat çekici liderlerinden olan Jean-Luc Mélenchon, Les Invalides’de düzenlenen anma töreninin davetli listesinde başlangıçta yer almadı. Tepkiler üzerine Élysée tarafından son dakikada davet edilse de Mélenchon davetin çok geç ulaştığını belirterek törene katılmadı. Ardından yayımladığı metinde Boyun Eğmeyen Fransa’nın lideri, Jospin’e hitaben “Sevgili Lionel, davet edilmediğimi öğrenince üzüldüm; senin böyle bir dışlayıcı sertliği onaylayacağını sanmıyorum” ifadelerini kullandı.
Ölümüyle Fransa solunun içindeki köklü tartışmaları kristalize eden Jospin, aslında solu biraraya getirerek iktidar yolunu açan, 1997 seçimleriyle kazanılan zafer neticesinde solun seçmenlerine söz verdiği pek çok reformu hayata geçirmesini sağlayan bütünleştirici bir liderdi. Tam da bu nedenle gençlik yıllarında Troçkist olan zamanla sosyal demokrat bir çizgiye doğru evrilen tecrübeli siyasetçi, bugün solun tüm liderleri için temel bir dayanak oldu.
- Başka bir ifadeyle, günümüz Fransa solunun önde gelen liderleri bir bakıma Lionel Jospin’in mirasçılarıdır. Boyun Eğmeyen Fransa hareketinin lideri ve Jospin hükümetinin eski bakanı Jean-Luc Mélenchon, Sosyalist Parti'nin halihazırdaki genel sekreteri Olivier Faure ve Sosyalist Partinin eski lideri ve eski cumhurbaşkanı François Hollande bunlar arasında sayılabilir.
Jospin, 1997 yılındaki milletvekili seçimlerinde çevrecileri, komünistleri ve Sosyalist Parti’nin tüm akımlarını biraraya getiren bir sol ittifakın mimarı oldu. “Çoğul sol” (la gauche plurielle) olarak adlandırılan bu ittifak parlamento seçimlerini kazandı. Solun bu başarısı sonucunda cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Jospin’i başbakanlığa atadı ve Fransa sisteminin nev-i şahsına münhasır özelliklerinden biri olan cohabitation durumu ortaya çıktı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İki haftalık ateşkes, Lübnan krizi, Suriye cephesi, ABD'nin seçenekleri, Fransa'da Jospin'in vedası, süreçte uzun bekleyiş.
10 Nis 2026

İLGİLİ OKUMALAR


