Duvarlar boyandıktan sonra

Ayrılıklar, kopuşlar benzerlikler gösterir ama her kopuş, her veda, sonunda içerdeki boşluğu tarifsiz bıraktığı için biriciktir. Belki de yokluğu yaşayanın en büyük trajedisi o yokluğu kabul etmektir. Terapi vedası bu yokluğu kabul etmek açısından ele geçmez gibi bir yerde dursa da kendini sona, ilişkinin içinde hazırlayan yine biricik bir süreçtir.
Yazı: Nis Tuğba Çelik
Ayrılıklar, kopuşlar benzerlikler gösterir ama her kopuş, her veda, sonunda içerdeki boşluğu tarifsiz bıraktığı için biriciktir. Doldurulamaz, ikame edilemez bir şeyin yokluğu ancak o kişinin içinde değişir, dönüşür; bazen anlamını bulur, bazen o anlam tamamen yitip gider. Acıyan yanımızla sürekli anlam bulma çabası ayrılığa içkin ve bütün sürecin parçasıdır.
“Sevgiliden ayrılmak, dosttan ayrılmak, anneden ayrılmak…” gibi başlıklar altında toplayabileceğimiz ve duygularımızı aktarabileceğimiz, belli ölçüde ortaklaştığımız bir haritamız var elbet. Bu haritaları hikayelerimizle biz yaratırız; yaratırız ki bir gün başımız derde düşerse, dışarıdan duymak iyi gelsin. Ancak yasın yaşanma biçimi ve her yasın ayrı şekilde tutulması, ayrılığın biricikliğini bize yeniden hatırlatır. Yas, kendini bambaşka hâllerde gösterebilir. Bu yüzden “yas” demek yerine, Roland Barthes’ın önerdiği gibi “keder” sözcüğünü kullanmak daha yerinde olabilir.
Barthes, annesinin kaybı üzerine yazdığı Yas Günlüğü’nde şöyle der:
"Kesinlikle ‘yas’ değil, katışıksız keder bu – yerine geçecek şeyler, simgeleştirmeler yok."
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günümüzde yaşanan krizlerin merkezinde bakım meselesi olduğunu savunan Lynne Segal ile son kitabı üzerine konuştuk. Doğası gereği alışkın olduğumuz ayrılıklardan farklı bir yerde duran "terapist vedası" kavramını inceledik.
16 May 2026

İLGİLİ OKUMALAR


