Nihilist samimiyetin dışavurumu

Endurance Grand'in öncülüğünde Afrika'dan yükselen "Let Me Be", beklenmedik bir yerden küresel bir sinyale dönüştü: Sıfır diyalog, ifadesizlik, robotik postür, maksimum toplumsal eleştiri. Daha önceki pek çok viral akım narsizmi beslerken bu akım kolektif bir çaresizliği, yorgunluğu ve tuhaf bir samimiyeti paylaşıyor.

Yazı: Tuğçe Madayanti Şen

Sosyal medya, özellikle Instagram, uzun zamandır bastırdığımız donukluğumuzu viraller aracılığıyla absürt bir samimiyetle yeniden görünür kılıyor. Bunu hayrımıza yaptığını sanmıyorum. Ama halay başı algoritma olsa da, araya hâlâ insanın sızabildiği küçük aralıklar kalıyor.

  • Her birimiz yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Elimizde kandil, mum, gaz lambası veya el feneri yerine, küçücük ekranlardan yansıyan soğuk ışıklarla... Ekranlardan asla yapmayacağımızı bildiğimiz kötülükleri izleyerek donup kalıyoruz. Ve fiber kablolarla, piksellerle bir şekilde donmuş hâllerimizle birbirimize bağlanıyoruz.

Sosyal medyada "Let Me Be" dans viralini izlediğimde içimin kıpırdadığını hissettim. Kıpırtı bile ne güzel geliyor değil mi kulağa? Zamanın akışının değiştiğini hissettiğimiz, algı kırılmaları yaşadığımız ve değişen dünya gerçekleriyle başa çıkamayacak katatonik bir hâldeyken, ufak bir hareket bile bir eylemdir. Bu sefer o canlanma Afrika'dan geldi; "Let Me Be" ile. Önceden fark eden ama ne yapacağını bilmeyenlerdenseniz siz de "Let Me Be" diyebilirsiniz. İfadesiz yüzler, aynı anda mekanik ve ilkel adımlarla salınarak... İyi geliyor.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🕺 Mat Osman'la sohbet, 'Let Me Be' dansı

Suede konseri öncesinde grubun kurucularından Mat Osman'a sorularımızı yönlendirdik. Afrika'dan dünyaya yayılan "Let Me Be" dansının ortaya çıkardığı kolektif hissiyatı inceledik.

25 May 2026

Peugeot ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR