Bibliyoterapi'de bu hafta

Okurumuz "Çevremde beni yalnız bırakanlara çok kırgınım" diyor. Gerçekten de özellikle günümüzde, ne yardım eli uzatmak ne de yardım kabul etmek o kadar kolay. Görülmediğini, dikkate alınmadığını hissetmek ise değersizlik hissimizi besleyebiliyor. Peki kitaplar bize bu konuda ne söylüyor? Üç romanlık bir reçete.

Yazı: Aslı Perker

"45 yaşındayım, ergen bir erkek çocuk sahibiyim. Oğlum LGS sınavına girecek ve ben de iki yıl aradan sonra iş hayatına geri dönüyorum. Her gün içen ve sürekli depresyonda olan eşimi evden gönderdim. Artık çok huzurluyum, sürekli şükrediyorum ama hayat bir yandan beni çok yoruyor, çevremde beni yalnız bırakan insanlara çok kırgınım. Artık iyiyim derken aslında iyi olmadığımı ve yardıma ihtiyacı olduğumu açık açık söylediğimi düşünüyorum.

Esra E."

Sevgili Esra Hanım, açık yüreklilikle derdinizi anlattığınız için teşekkürler, ancak sormak istediğim şey şu: Etrafınızdakilere de bana yazdığınız kadar net olduğunuzdan emin misiniz? Zira geçen yıl kendimle ilgili şöyle bir durumu fark ettim. Aynı arkadaş grubunda iki boşanmış (şen dul) kadınız ve ikimizin de aynı yaşlarda çocuğu var. Bir gün o arkadaşımla yolda karşılaştık, ben de çocukları buluşturmakla ilgili bir şey sordum ve arkadaşım bana “Kızım ben bekar anneyim, vaktim mi var?” diye cevap verdi. Halbuki ben ondan önce boşanmıştım, bütün sürece şahitti ve üstelik şehirde ben hariç çocuğumla ilgilenebilecek bir akrabam olmadığını da (kendi ailesi İstanbul’da, üstelik kendisine çok yakın bir adreste yaşıyor) biliyordu. Cevap vermediğimi, güldüğümü fark ettim.

Sonra eve gelince birden dank etti: Ben de onunla aynı durumdaydım, ama kimseye bu konuyla ilgili serzenişte bulunmuyor, yardım da istemiyordum. Bu farkındalık benim insanlardan yavaş yavaş yardım istemeye başlamama sebep oldu, meğerse istememek alamamaya sebepmiş.

Şimdi gelin bunun altında yatan psikolojik sebeplere bakalım. İnsanlar hayatı tamamen tek başına sürdürmek üzere yaratılmış varlıklar değil. Psikoloji bilimi ortaya çıkmadan çok önce de hayatta kalmak karşılıklı yardımlaşmaya bağlıydı. Bir hastalığınız varsa, yastaysanız, bitkinseniz, hamile, yaşlı ya da çocuk bakıyorsanız birileri size yardım ederdi.

  • Antropologlar sık sık türümüzün belirleyici özelliklerinden birinin sadece zeka değil, işbirliği olduğunu savunurlar. Dolayısıyla insan zor anında birinin elini uzatmasını umduğunda bu mutlaka muhtaç ya da bağımlı olduğu anlamına gelmez, bu hepimizin öyle ya da böyle geçmişimizden hatırladığı bir beklentiyi dile getirmek olabilir.


YAZININ DEVAMI



NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎥 Uçan Süpürge'nin ardından, Miroirs No. 3

2-7 Haziran tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nden izlenimlerimizi aktardık. Christian Petzold'un son filmi "Miroirs No. 3"yi inceledik.

08 Haz 2026

İLGİLİ OKUMALAR