İki otokratın gölgesinde Dünya Kupası neye benzeyecek?

Dünya Kupası, yakın zamana kadar fahiş bilet fiyatlarının ve paralı kanalların gündeme gelmediği yegane futbol turnuvasıydı belki. FIFA’nın ve başkanları Infantino’nun sınır tanımaz açgözlülüğüyle Dünya Kupası da halkın turnuvası olmaktan çıkmanın eşiğine geldi. Üstüne üstlük ev sahiplerinden ABD’deki Trump yönetiminin tutumuyla bir de güvenlik sorunu söz konusu şimdi. İki otokratın kucağına düşmüş bir Dünya Kupası’nın öyküsü…

Yazı: Alp Ulagay

Bir şenliktir Dünya Kupası… Gerçek bir futbolsever yaz aylarının o heyecan verici günlerini ne büyük bir sabırsızlıkla bekler! Dört yıllık bekleyişten sonra dünya futbolunun yıldızlarını aynı anda izleyebilme fırsatı nihayet gelmiştir. Mesela ilkokul veya ortaokul öğrencisiyseniz ve öğrenim yılı henüz bitmemişse okuldan eve geldiğiniz gibi çantayı bir tarafa, üniformayı diğer tarafa fırlatıp Brezilya ya da bir İtalya maçı için keyifle ekran karşısına kurulursunuz.

Yetişkinler içinse ayrı zevki vardır akşam ailece veya dostlarla kurulmuş bir sofrada Arjantin’i ya da Almanya’yı izlemenin. Türkiye gibi kupaya pek katılamayan bir ülkedenseniz favori takım ve oyuncular seçmişsinizdir kendinize. Onları desteklersiniz, finale doğru ilerlediklerinde hop hop eder yüreğiniz. Futbolseverliğin en güzel hatıraları arasında yer alır bu Dünya Kupası maçları.

Ben de 1982’de bacak kadar bir çocukken efsanevi İtalya-Brezilya maçını hangi ortamda izlediğimi hâlâ hatırlarım mesela. O günden görüntüler gözümün önüne gelir 40 küsür yıl geçmesine karşın. Ya da 1990 Dünya Kupası’nda Mos Productions’ın Rumelihisarı’nda organize ettiği Dünya Kupası gecelerinde izlediğim İngiltere-Kamerun maçındaki heyecanı ve coşkuyu halen unutmuş değilim. Bu Türkiye’ye özgü bir heyecan değil. Sanırım dünyanın her köşesinde, özellikle Avrupa ve Güney Amerika’da da aynı hisler yaşanıyor.

Sonradan Afrika ve Asya’nın eklenmesiyle milyarlara varan bir kitle için adeta büyük bir festivale dönüşür Dünya Kupası’nın oynandığı yaklaşık bir ay. Hele Avrupa’da düzenlenen kupalara müthiş bir seyirci akını olur. Özellikle ucuz uçuş dönemin başladığı 1990’larla beraber on binlerce, hatta yüz binlerce futbolsever ev sahibi ülkeye akın eder. Maç bileti fiyatları nispeten erişilebilir düzeydedir.

Uzaktan izleyenler içinse 52 ya da 64 maçın tümünü açık TV kanallarından izleme kolaylığı vardır. Zaten kupa Amerika kıtasında yapılsa bile maç saatleri genelde Avrupa’ya göre ayarlanmıştır. Bazı maçlar kitlesel olarak izlenir. Görkemli bir galibiyet veya iyi biten turnuva sonunda halk sokağa dökülür. Ne de olsa futbol halkın oyunudur. Halkın böyle keyif alıp coşmasından daha doğal bir davranış da olamaz.

Ama… Büyük bir ama var işte burada… Bu yaz keyfi, adım adım halkın elinden alınıyor bir süredir. Bu yaz ABD, Kanada ve Meksika’da düzenlenecek Dünya Kupası’nda fazlasıyla göreceğimiz üzere bırakın maçları yerinde takip etmeyi, ekran başında izlemek bile başlı başına bir sınava dönüşmüş durumda.

Gelin, halkın oyunu futbolun ve halkın turnuvası Dünya Kupası’nın nasıl bir tehdit altında olduğuna; biri siyasi, diğeri sportif iki otokratın bu güzel oyunu nasıl kukla ustaları gibi yönetme peşinde olduğuna birlikte bakalım.

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

⚽️ Kupaya doğru, Fransa Açık finalleri

Fransa Açık'ta tek kadınlar ve erkeklerde şampiyonlar belli oldu. Başlamasına bir haftadan az süre kala gözler FIFA Dünya Kupası'nda.

09 Haz 2026

NurPhoto

İLGİLİ OKUMALAR