Bir erkek nasıl babaya dönüşür?

Belki de bu Babalar Günü’nde babalara, erkekliğin duygusuz zırhını kuşanıp iktidar üretmedikleri; aksine evin görünmez yüküne, çocuğun kırılganlığına, yaşamın ortaklığına omuz verdikleri için teşekkür edebiliriz. Fakat asıl teşekkür, gelecekte buna ayrıca teşekkür etmeye gerek kalmamasını sağlamaktır.
Yazı: Metin V. Bayrak
“Anne, annedir; baba, ertelenmiş erkekliktir.”
Bu cümle ilk bakışta haksız, ikincisinde tanıdık, üçüncüsünde tehlikeli görünebilir. Çünkü modern aile anlatısının içinde anne doğa, baba kültür ile özdeşleştirilir. Anne biyolojiyi yani doğayı, baba ise mantığa içkin kararı yani otoriteyi temsil eder. Anne şefkat, baba sorumluluk. Anne içerisi, baba dışarısı. Anne bakım, baba kaynak. Anne zaten yapar, baba yaparsa alkışlanır. Bunlar, bütün ikilikler gibi içinde hakikat kırıntıları taşısa da sorunludur; çünkü hayat siyah-beyaz değildir.
- Mesela eşi gebe kalan kimi erkeklerin gebelik benzeri belirtiler yaşadığı Couvade sendromunu düşünelim: Mide bulantısı, kilo alma, uyku bozukluğu, kaygı, iştah değişimi, bedensel huzursuzluk…
Bu olguyu aceleyle “Bakın, babalık da annelik kadar doğaldır” diye okuyamayız. Böyle bir okuma, bizi bu kez tersinden biyolojik özcülüğe götürür. Fakat Couvade sendromu yine de önemli bir çatlak açar: Babalık sandığımız kadar dışarıdan, mesafeli, yalnızca hukuki, sosyal ve kültürel bir statü değildir. Erkek bedeni sürece tümüyle kayıtsız kalmayabilir fakat bu kayıtsızlık hormonal bir otomatizmden ziyade, ilişkinin ve eşleşmenin yarattığı psikosomatik bir yankı olarak düşünülebilir.
Dolayısıyla erkeğin babaya dönüşmesi salt hukuki ya da sosyal bir unvandan ibaret olmadığı gibi, kendiliğinden işleyen biyolojik bir program da değildir. Erkeğin babaya dönüşmesi; bedende, ilişkide, gündelik hayatta, kaygıda, sorumlulukta, zamana ve ölüme bakışta beliren sarsıntılı bir süreçtir.
O hâlde baba kimdir?
Günümüzde bu soruya birbirinden karikatür cevaplar verildiğini görüyoruz. Baba bazen Süleyman Demirel örneğinde olduğu gibi devletin başıdır: “Baba” diye anılan siyasetçi, çocuk sahibi olmasa bile milleti himayesine alan figüre dönüşebilir. Bazen mahallenin abisidir. Bazen romantik-otoriter bir sahne adıdır Manuş Baba gibi. Bazen de arabesk dünyanın acılı ikliminde sığınılacak bir tür melektir Müslüm Gürses gibi. Bazen parasıyla koruyup kollayan yaşlı çapkındır: "Sugar daddy". Bazen göbeğiyle barışmış, hobi raflarında kendine oyuncak arayan, Babalar Günü’nde matkap, mangal seti, kol saati, bahçe makası, gömlek ya da pantolonla ödüllendirilen adamdır. Bazen de çocuğuna hafta sonu kahvaltısı hazırladığı için sosyal medyada “Helal olsun böyle babaya, ne babalar var” diye dolaşıma sokulan “istisna”dır.
Bu imgeleri hayat üretir. O nedenle saçma ya da anlamsız oldukları söylenemez. Tam tersine, her biri babalık kavramının hangi işlevlerle yüklendiğini, nasıl kavrandığını, nasıl yaşandığını gösterir: Korumak, kollamak, kaynak sağlamak, dış dünyayla ilişki kurmak, gerektiğinde sahip çıkmak, gerektiğindeyse kızmak, yaşama hazırlayacak olanaklar yaratmak, çocuğun otonomlaşmasını sağlamak.
- Ama bu paletin içinde bakım veren baba hâlâ soluk renktedir. Baba kaynak getirir, disiplin sağlar, soyadı verir, tehditlere karşı durur fakat baba bez değiştirince, saç tarayınca, gece uyanınca, yemek hazırlayınca, hastalık nöbeti tutunca hâlâ olağan değil, sevimli bir istisna gibi görünür.
İşte sorun burada başlar. Çünkü konu “Babalar da annelere yardım etsin” meselesi değildir. Yardım etmek, evin asıl sorumlusunun kim sayıldığına içkindir. Bir baba çocuğuna baktığında annenin işini hafifletmiş olmaz; kendi ebeveynliğini üstlenmiş olur. Babalığın özgürleşmesi, babanın annenin asistanına dönüşmesi olarak sığlaştırılamaz. Babalığın özgürleşmesi, bilakis, bakımın insan ve baba olmanın kurucu ve de birlikte yaşamanın ayrılmaz bir pratiği olarak görülmesidir.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün bültende babalığın değişen (ya da değişmesi gereken) anlamlarıyla ilgili iki yazı okuyacaksınız. Bir yara bandı işlevi gören 90'lar pop müziğinden ve eski şarkılardan neden vazgeçemediğimiz de bültende.
22 Haz 2026

İLGİLİ OKUMALAR


