Dünyanın en ünlü tanınmayan sanatçısı

Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılan "Yoko Ono: İçses ve İçyapı" sergisi; Yoko Ono’nun popüler kültürün getirdiği şöhretle gölgelenmiş sanatsal üretimini açığa çıkarırken, kendimizle yüzleşmeye de bir çağrı niteliğinde. İzleyicinin aktif katılımıyla anlamını bulan, kolektif ve dönüştürücü bir deneyim sunan sergiyi 27 Aralık’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz.

Yazı: Zeynep Sipahi

“Dünyanın en ünlü tanınmayan sanatçısı.”

Yoko Ono’yu tarif ederken sıkça yinelenen bu cümlenin altında popüler kültürden beslenen birçok tartışma yatıyor. Eğer sizin de Yoko Ono dendiğinde aklınıza önce John Lennon’la yatakta verdikleri savaş karşıtı “Bed-Ins for Peace” görüntüleri ya da "The Beatles’ı dağıtan kadın" imgesi geliyorsa onun sanat tarihindeki yerinin popüler kültürün çizdiği bu gölgenin arkasında kaldığını söylemek hiç de haksız olmaz.

  • Özellikle 1970’li yıllarda Ono giderek popüler bir figüre dönüşse de her zaman tartışılan ve önyargıyla yaklaşılan bir karakter oldu. Bu süreçte sanatsal üretimi yoğun bir şekilde devam etmesine karşın, sanat pratiği çoğu zaman geri plana itildi.

“Bed-Ins for Peace” gibi yapıtları ise savaş olgusuna feminist yönden başkaldıran eylemler olarak değil, sansasyonel olaylar olarak okundu. Başka bir deyişle sahip olduğu “şöhret”, sanatçı kimliğini gölgeledi.

Bu yönden bakıldığında Sakıp Sabancı Müzesi’nin yeni sergisi Yoko Ono: İçses ve İçyapı, Ono’nun hem aktivist kimliğini hem yaşam felsefesini hem de çağdaş sanat tarihindeki yerini daha iyi anlamak adına sanatseverlere önemli bir fırsat sunuyor.

Yoko Ono’nun ilk kez 20 Temmuz 1964’te Japonya’nın Kyoto kentindeki Yamaichi Salonu’nda verdiği bir konser ve sergide kullandığı içses ve içyapı kavramları, serginin başlığını ve kavramsal çerçevesini oluşturuyor. Sakıp Sabancı Müzesi’nin bahçesi de dahil tüm mekanlarına yayılan sergi, Ono’nun 70 yılı aşkın sanatsal üretiminin farklı dönemlerinden 67 yapıtı sanatseverlerle buluşturuyor.

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

✨ Sandra Hüller etkisi, 'Urchin' incelemesi

"Yıldız Tozu" serisinin ikinci bölümünde yalınlığıyla büyüleyen Sandra Müller'in portresini çizdik. Harris Dickinson'ın yeteneğini kanıtladığı ilk filmi "Urchin"i inceledik.

26 Haz 2026

İLGİLİ OKUMALAR