2026'nın ikinci yarısı için seçici iyimserlik

“Yatırımcıların en büyük rakibi piyasa değil, kendi beklentileridir.” — Anonim
2026’nın ikinci yarısına girilirken küresel piyasalar, bir yanda yapay zeka yatırım döngüsünün beslediği güçlü bir risk iştahı, diğer yanda enerji fiyatlarındaki oynaklık, jeopolitik belirsizlik ve merkez bankaları arasında derinleşen politika ayrışması olmak üzere birbirine zıt iki kuvvetin gerilimi altında şekilleniyor. Ortaya çıkan tablo ne tamamen iyimser ne tamamen temkinli; seçiciliğin ve disiplinin öne çıktığı, “riskte kal ama tetikte ol” şeklinde özetlenebilecek bir duruş hakim.
Dönemin en belirgin teması, yapay zeka sermaye harcamalarının artık yalnızca bir teknoloji anlatısı olmaktan çıkıp bütün ekonomik döngüyü şekillendiren bir güç hâline gelmesi. Veri merkezleri, enerji altyapısı, elektrik şebekeleri, yarı iletkenler, bakır madenciliği ve sanayi tedarik zincirleri bu genişlemeden pay alıyor.
Büyük teknoloji şirketlerinin sermaye harcaması planları sürekli yukarı yönlü revize ediliyor ve açıklanan rakamlar beklentileri aşmaya devam ediyor. Bu durum hem büyümeyi destekliyor hem de reel faizler, kredi koşulları ve tüketici güveni kanalıyla ekonominin geri kalanına yayılıyor. Artık sorulan soru yapay zekanın önemli olup olmadığı değil, bu yatırım dalgasının harcanan devasa sermayeyi haklı çıkaracak kadar hızlı ve geniş bir kârlılığa dönüşüp dönüşemeyeceği.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta Fed'in Temmuz ayı FOMC toplantısı ön plandaydı. Toplantıdan piyasaları şaşırtan bir karar çıkmazken, hem FOMC üyelerinin tercihleri hem de Warsh'ın açıklamaları şahin tondaydı.
31 Tem 2026

İLGİLİ OKUMALAR


