Ara beni lütfen

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.
Yazı: Sinem Dönmez
“Niye dönmedi?”, “Mesajını noktayla bitirmiş, trip mi atıyor?”, “Bu story’deki ima bana mı?”
Herkesin kafasında beyaz gürültü gibi dönen bu küçük sorular, daha büyük bir sorunun belirtisi olabilir mi? Birbirimizi anlamak ve dinlemek külfetli geldiği için anlaşma işini bir taşerona vermese miydik?
İnsanlığın ne kadar acemi olduğunu düşünmeden alıştığı bir şey var: Yazışmak. Yazışarak anlaşmak. Her an. Her gün. Herkesle. Az tanıdık, çok tanıdık, banka çalışanı, aile, arkadaş, eş, sevgili, flört.
Bir süredir insanların birbiriyle nasıl iletişim kurduklarını izliyorum. Hem gündelik hayatımda hem de sosyal medyada. İzlemesi eğlenceli, eğlenceli olduğu kadar da endişe verici. Kimse kimseyi tam olarak anlamıyor. Hani öyle daha çok bağıranın dinlendiği bir yerde de değiliz, artık herkes bağırıyor ve kimse birbirini dinlemiyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Nepal'de yaşanan felaketin anatomisini ve küresel ölçekte sunduğu dersleri inceledik. Sosyalleşmelerin yerini şirketler ve algoritmalarca tasarlanan hizmetlere bırakması üzerine yazdık.
05 Eyl 2026

İLGİLİ OKUMALAR


