Kapitalizm yatağımızda

Akıllı saatler ve uyku takip cihazları, dinlenmeyi puanlanması, optimize edilmesi ve başarılı olunması gereken bir projeye dönüştürdü. Oysa ki uyku, insanın kontrolü elinden bırakmadan yapamadığı az sayıdaki şeyden biri: Kovaladıkça kaçıyor, ölçtükçe bozuluyor, üzerine titredikçe nevroza dönüşüyor.

Yazı: Ümit Alan

Çocuklukta ve ilk gençlikte uykudan uyanış sesim sabitti: "Ümiiit kalk!" Annemin her tekrarlanışta biraz daha yükselen sesi ve iki kelimelik cümlesi öylesine sabitti ki, muhabbet kuşumuz Puçi’nin ilk öğrendiği kalıp bu olmuştu. Kuş sesi olan kapı zilimizi taklit edip bizi kapıya nafile koşturmadığı zamanlarda, durduk yere “Ümiiit kalk!” deyip sinir bozardı şakacı Puçi’miz.

Şimdilerde ise sabahları uyandığımda gördüğüm ilk şey uyku skorum oluyor. Akıllı saatim yataktan kalkıp birkaç adım attığımı algıladığı anda bildiriyor: "Yüksek Uyku Skoru-82. Dün gece sürekli uyumanız skorunuzun 82 olmasına yardımcı oldu, tebrikler." Bazen de basıyor fırçayı: "Çok Düşük-35. Ortalamadan 1 saat 46 dakika daha geç yattınız ve iki kez uyandınız." Sonra ayrıntılar geliyor. Yok şu kadarı REM Uykusu, bu kadarı Derin Uyku, bilmem kaçı Yüzeysel Uyku derken, aklımda bir soru: "Tamam 82 iyi de neden 100 değil, 18 puanı nereden kırdı bu şimdi?"

İşte bu sorudan yola çıkarak bir yazı yazma ihtiyacı hasıl oldu. Ne ara uyumak dinlenme değil de puanlaması, optimize edilmesi ve başarılı olunması gereken bir projeye dönüştü? Bunu nasıl normalleştirdik? Velhasıl aklımda deli sorular ama bunlara bir akıllı saat neden oluyor.

YAZININ DEVAMI



İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🗻 Felaketin anatomisi, zoraki karşılaşmalar

Nepal'de yaşanan felaketin anatomisini ve küresel ölçekte sunduğu dersleri inceledik. Sosyalleşmelerin yerini şirketler ve algoritmalarca tasarlanan hizmetlere bırakması üzerine yazdık.

05 Eyl 2026

İLGİLİ OKUMALAR