2008 krizinin ışığında bugünün fon krizi

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Fonların tasfiye süreçlerinde İş Bankası ile Ziraat Bankası'nın görevlendirilmesi, bu sorunun sadece yatırımcıların aklındaki teorik bir endişe olmadığını gösteriyor. 20 Eylül'de tasfiye süresinin üç aydan altı aya uzatılması ise konunun bir süre daha gündemde kalacağına işaret ediyor.
Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.
Reserve Primary Fund krizi
Eylül 2008'de Reserve Primary Fund (RPF), 62,5 milyar USD’lik büyüklüğüyle dünyanın üçüncü büyük para piyasası fonuydu. Fon portföyünde dönemin en büyük yatırım bankalarından olan Lehman Brothers’ın yalnızca 785 milyon USD tutarında (≈%1,2) varlığı bulunuyordu. Lehman Brothers'ın 15 Eylül'deki iflas başvurusunun ardından fona gelen geri ödeme talepleri iki gün içinde 40 milyar USD’yi aştı. SEC, 22 Eylül'de geri ödemelerin 17 Eylül'den geçerli olarak askıya alınmasına onay verdi ve fon tasfiyeye girdi.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Geçen hafta başlayan çıkış hareketlerinin diğer portföy yönetim şirketlerine yayılmasıyla başlayan fon krizinde gündem bu hafta piyasalardaki ilk şoktan tasfiye ve yatırımcı ödemelerine mahiyetine kaydı.
25 Eyl 2026

İLGİLİ OKUMALAR


