İstanbul Modern’den 'Aynı Mavinin Altında'

İstanbul Modern’in yeni koleksiyon sergisi Aynı Mavinin Altında, Türkiye sanat tarihini geçmiş ve çağdaş üretimler arasında yeniden düşünmeye açılan canlı bir alan olarak ele alıyor. Serginin eş küratörleri Çelenk Bafra ve Deniz Pehlivaner ile bir müzenin sanat tarihini nasıl yeniden yazabileceğini, imkan ve olasılıkların neler olduğunu konuştuk.

Söyleşi: Melike Bayık

İstanbul Modern’de yakın zamanda açılan Aynı Mavinin Altında başlıklı koleksiyon sergisinde kronolojik ve tematik iki anlatı birarada ilerliyor. Bir yanda Türkiye’de 1940’lardan bugüne modern sanattan çağdaş sanata uzanan dönüşümü izlerken diğer yanda farklı dönemleri, meseleleri ve kırılmaları yan yana getiren karşılaşmalar görüyoruz. Bu iki hattı birarada kurma fikri nasıl şekillendi?

Deniz Pehlivaner: Adında “modern” kelimesi geçen bir müze olarak, izleyiciye sanat tarihinin önemli konu, akım veya dönemleri müze koleksiyonumuz üzerinden anlatma sorumluluğunu taşıyoruz. Özellikle de koleksiyonumuzun daha güçlü bir anlatı kurmaya izin verdiği modern dönem, serginin de başlangıç noktasını oluşturuyor. Yabancı sanatçı ve yapıtlarının koleksiyonumuza özellikle 2000’li yıllardan itibaren dahil olması, Türkiye’de üretilen sanat ile yabancı sanatçıların üretimleri arasındaki dönemsel farklılıkları daha görünür kılıyor. Aynı döneme ait olmayan üretimler, kimi zaman benzer meseleler etrafında buluşabiliyor. Bu zamansal ayrımı aşmanın bir yolu da tematik sergiler yapmak. Bu nedenle zamanda yolculuk yaparak başladığımız sergide, 1990’lardan 2000’li yıllara gelindiğinde yapıtlar ortak fikirler etrafında buluşuyor ve anlatı zamansız bir zemine evriliyor. Bu sayede farklı nesil ve coğrafyalardan sanatçıların üretimlerinin yan yana gelebilmelerine olanak sağlıyor.

Çelenk Bafra: Deniz’in bu çerçevesine şunu eklemek isterim: Biz bu başlığı seçerken ve kurguyu örerken “Aynı Mavinin Altında” metaforuyla tamamen çoğulcu bir zemin kurmak istedik. Amacımız Türkiye sanatını küresel merkeze sonradan eklemlemekten ziyade farklı coğrafyalardan yapıtları kendi özgüllüklerini koruyarak eşit bir düşünsel düzlemde buluşturmaktı. İstanbul Modern’in Boğaz kıyısındaki konumu ve Renzo Piano’nun ışığı ve manzarayı içeri alan mimarisi de bu fikri destekliyor. Böylece mavi, serginin hem kavramsal hem de mekansal eksenine dönüşüyor.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎬 Animals ekibiyle sohbet, Kieślowski sineması

Bir çocuğun kaçırılması üzerinden sınıfsal ayrıcalığı ve insan hayatına biçilen değeri sınayan "Animals"ın hikayesini oyuncularından dinledik. Kieślowski'nin metafizik soruların çevresinde dolaşan sinemasına mercek tuttuk.

09 Eki 2026

Koç 100. Yıl ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR