Devir deneyim devri
Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?
Yazı: Elif Bayram
Berlin’in Eylül ajandası, moda ve kültür-sanat müşterilerine yetişmeye çalışan bir halkla ilişkiler uzmanınınkinden daha yoğundu. Berlin Art Week, Gallery Night, Positions Berlin Art Fair, Soft Power Festival, Musikfest Berlin, yeni tasarım festivali Currents… Berlin Art Week tek başına 125 partneri ve 300’den fazla etkinliği biraraya getirerek yaklaşık 200 bin ziyaretçiyi şehre çekti.
Sergiler, performanslar, fuarlar ve açılışlarla dolu günlerin ardından The Berliner’ın tanımı yerindeydi: “Aşırı kültürel yüklenme”. Üzerine Berlin Maratonu ve niceleri. Başka bir deyişle, etkinlik enflasyonu. Bollukla aşırılık arasındaki çizgi bazen beş günlük bir takvim kadar ince.
İstanbul’da da başka şehirlerde de etkinlik yoğunluğu artık eylül ayına ya da kültür-sanat dünyasına özgü değil. Tasarım ve üretici pazarları, misafir şefler, pop-up yemekler, atölyeler… Şehirler, giderek daha fazla kısa süreli ve geçici programlar üzerinden deneyimleniyor. “Deneyim”den ve festivalden sonra en çok duyduğumuz kelimelerden biri de pop-up oldu diyebiliriz. Her şey, her yerde, sınırlı bir süre için var olabilir. Mesela, bu hafta sonu sizin programınızda veya şehrinizde kaç etkinlik var?
Geçiciliğin önlenemez cazibesi
Şehirlerin giderek daha fazla etkinliğe sahne olması da “deneyim” ve “pop-up” kelimelerinden bıkmamız da elbette yeni bir konu değil. Fakat bugün, etkinliklerin artmasının arkasında ekonomik bir yarış var gibi görünse de mesele daha geniş bir kültürel dönüşümle ilgili.
Deneyim ekonomisiyle birlikte ürün ve hizmetlerin yanına deneyimin kendisi yerleşti. Etkinlik de bu yeni düzenin en kullanışlı formatlarından biri hâline geldi. Restorandan, parktan, müzeden, şehirden çok “etkinliğe” gider olduk. “Deneyim” meraklısı turist, yedi gün canlı performansa sahne olan şehrin caz barından önce şehirde bir caz festivali ya da terk edilmiş bir binada düzenlenen konser var mı diye bakmaya başladı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ara Güler'in sekizinci ölüm yıl dönümünde İstanbul'un hafızasını bize hatırlatan karelerini andık. Popüler etkinliklerin kent yaşamını ve ekonomisini nasıl dönüştürdüğüne göz attık.
18 Eki 2026

İLGİLİ OKUMALAR


