
Abant Gölü’ne ilk ziyaretimi 10’lu yaşlarımda yapmıştım. Her ne kadar o zaman doğanın içinde yaşıyor olsam da benim için muhteşem bir deneyimdi. Paçalarımı sıyırıp dizlerime kadar girdiğim gölün kocamanlığı ve dağlarla çevrili hali öyle büyüleyiciydi ki…
Aradan geçen 20 yılda biriktirdiklerimi kuşağıma bağlayıp koyulduğum aynı yolu bu sefer İstanbul‘dan başlattığım rotayla çiziyorum. Senin de nereden katılırsan katıl şehirler arasına dönen kavşağı geride bıraktığını düşünerek aynı duyguları yaşadığımızı hissediyorum. Bina ve toz toprak silsilesinden kurtulduktan sonra rüzgar tanrısı Aiolos’un içini ferahlatan hareketiyle yazın tadına doyum olmamasını diliyorum ve bana bakıp gülümsüyorsun. Biliyorum senin de isteğin bu…

Abant Dağları üzerinde oluşmuş bir krater ve birikinti gölü olan Abant Gölü, Bolu'nun 34 kilometre güneybatısında yeralıyor. Koca bir park alanı olan gölün çevresinde birçok tepe bulunuyor bakmaya doyamadığın. Baharı, yazı, güzü, kışı başka bir tablo sunan Abant Gölü ve çevresi koca ağaçların kucakladığı ormanın derinliklerine çekiyor insanı. Derinliği 18 metre olan 127 hektar alana sahip göl, yeraltı sularıyla besleniyor ve yıllardır çevresine can veriyor. Bu arada gölün çevresi de 1988 yılında “Tabiat Parkı” olarak korumaya alınmış.
Ayağının topraga değdiği her noktada peşinden sürüklenen yaprakların verdiği huzurla güne devam ederken dağ yamacına yollanmanın vakti geldi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Line
Bir bölgeye ait olmak ve ondan ilham almak, onun sahipleriyle aynı havayı soluyarak ortaklıkların ve farklılıkların getirdiklerine “merhaba” demek istersen, Line her hafta bir kenti, bir köyü, bir dünyayı dolaşıyor!
İLGİLİ OKUMALAR



