ABD seçimleri piyasaları dalgalandırdı: Demokratların zaferi ekonomiyi nasıl etkileyecek?

ABD’de 3 Kasım’da yapılan ara seçimler, yatırımcıların Trump yönetiminin ekonomi politikalarına ilişkin beklentilerini değiştirdi. Demokratların Kongre’nin kontrolünü kazanmasının yanında, büyük teknoloji yatırımlarına ev sahipliği yapan eyaletlerde valilikleri de alması, seçim gecesinde özellikle yapay zeka sektörüne yönelik satışları hızlandırdı.
Nasdaq-100 vadeli işlemlerindeki kayıp gece boyunca %2’yi aşarken, ilerleyen saatlerde satışlar hafifledi. Investor’s Business Daily’nin 4 Kasım TSİ 09.30 güncellemesine göre Nasdaq-100 vadelilerindeki düşüş %0,4’e, S&P 500 vadelilerindeki düşüş ise %0,3’e geriledi.
Piyasanın ilk tepkisinde iki beklenti öne çıktı: Teknoloji şirketlerinin daha sıkı denetlenmesi ve Trump’ın yeni vergi indirimleriyle kamu harcamalarını artırma planlarının Kongre’de daha fazla dirençle karşılaşması. Reuters’a konuşan Saxo Baş Yatırım Stratejisti Charu Chanana, daha düşük tahvil getirilerinin zamanla hisseleri destekleyebileceğini ve ilk satış dalgasının kalıcı olmayabileceğini belirtti.
Tahvillere talep arttı, dolar geriledi
Seçim sonuçları açıklanırken yatırımcılar ABD Hazine tahvillerine yöneldi. Reuters’ın sabahın erken saatlerinde aktardığı verilere göre 10 yıllık tahvil getirisi yaklaşık altı baz puan düşerek %4,91 civarına geriledi. Dolar da başlıca para birimleri karşısında değer kaybetti.
Altın, doların zayıflamasından ve tahvil getirilerindeki düşüşten destek buldu. TSİ 07.15 itibarıyla spot altının onsu %0,5 artışla 3.947,49 dolara çıktı. Pepperstone Araştırma Direktörü Chris Weston, bu hareketi dolar ve faizlerdeki gerilemenin yanı sıra Trump yönetiminin seçim sonrasında izleyeceği politikalar karşısında korunma talebiyle ilişkilendirdi.
Tahvil piyasasındaki ilk değerlendirme, yeni siyasi dengenin bütçe açığını artıracak ilave harcamaları sınırlayabileceği yönünde. Reuters, yatırımcıların savunma harcamaları dahil yeni harcama paketlerinin Kongre’den geçirilmesinin zorlaşmasını fiyatladığını aktardı.
Yapay zeka yatırımlarında eyaletlerin ağırlığı artıyor
Teknoloji sektöründe seçimlerin en somut etkilerinden biri, veri merkezlerinin kurulacağı yerlerde hissedilebilir. Teksas, Georgia ve Ohio’da valilikleri kazanan Demokrat adaylar, seçim kampanyalarında yeni projelere sınırlama getirme sözü verdi.
Financial Times’a göre Teksas’ta Gina Hinojosa veri merkezi geliştirme faaliyetlerine derhal ara verilmesini, Georgia’da Keisha Lance Bottoms geçici bir duraklamayı savunuyor. Ohio’da Amy Acton ise enerji ve su kullanımına ilişkin sıkı koşulları karşılamayan projelerin onaylarının durdurulmasını istiyor.
Bu eyaletlerin kararları, önümüzdeki yılların yatırım takvimini etkileyebilecek büyüklükte. The Wall Street Journal’ın aktardığı Jefferies hesabına göre, ABD’de 2030’a kadar devreye girmesi planlanan veri merkezi kapasitesinin yaklaşık dörtte biri Teksas’ta bulunuyor.
Yeni izin koşulları, şirketlerin proje takvimlerini, elektrik ve su altyapısı giderlerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Kongre’de ise Demokratların şirket yöneticilerini dinlemeye çağırması ve yapay zeka uygulamalarını soruşturması bekleniyor. Öte yandan federal düzeyde kapsamlı bir düzenleme çıkarılması, Trump’ın veto yetkisi nedeniyle taraflar arasında uzlaşma gerektirecek.
Teknoloji yatırımlarının seyri büyümeyi de etkileyecek
Veri merkezi tartışmasının etkisi, teknoloji şirketlerinin hisselerinin ötesine uzanıyor. Bu yatırımlar inşaat, elektrik ekipmanı, çip ve diğer donanımlara talep yaratıyor; projelerin ertelenmesi bu sektörlerin siparişlerini de etkileyebilir.
ABD Ekonomik Analiz Bürosu'nun ilk tahminine göre ekonomi, 2026’nın üçüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak %3,4 büyüdü. Yatırımlardaki hızlanma, büyümenin önceki çeyreğe göre güçlenmesinde başlıca etkenlerden biriydi.
Reuters’ın seçim öncesi analizinde görüşlerine yer verdiği Apollo Global Management Başekonomisti Torsten Slok, yapay zekaya ilişkin beklentilerin sert biçimde değişmesinin şirket güvenini zayıflatabileceğini, yatırım harcamalarını azaltabileceğini ve büyümeyi aşağı çekebileceğini belirtti. Slok’a göre yüksek enerji fiyatları, gümrük tarifeleri ve göç kısıtlamalarının maliyetleri artırdığı bir ortamda böyle bir yavaşlama, büyüme ile enflasyon arasındaki dengeyi zorlaştırabilir.
Vergi ve harcama politikaları pazarlık konusu olacak
Ocak'ta göreve başlayacak Demokrat çoğunluk, Trump’ın yeni vergi indirimleri ve harcama taleplerinin yasalaşmasında belirleyici olacak. Demokratların sağlık harcamalarını artırma ve bazı sosyal destek kesintilerini geri alma hedefleri de Beyaz Saray ile yapılacak görüşmelerin başlıkları arasında.
Yürürlükteki vergi düzenlemeleri ise şirketlerin ve hanelerin planlarını şekillendirmeyi sürdürüyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) değerlendirmesine göre Temmuz 2025’te kabul edilen vergi ve harcama yasası, 2017’de getirilen bireysel gelir vergisi oranlarını kalıcılaştırdı. Bahşiş, fazla mesai ve belirli otomobil kredilerinin faizleri için getirilen indirimler ise 2028’e kadar uygulanacak.
Bu düzenlemelerde değişiklik yapılması yeni yasama süreçlerinden geçecek. Demokratlar bütçe ve vergi tekliflerini yönlendirebilirken, Trump da veto yetkisini koruyacak. Şirketler açısından önümüzdeki iki yılda yeni teşviklerin kapsamı ve süresi, Kongre ile yönetimin üzerinde anlaşabildiği paketlerle şekillenecek.
2027’nin önemli sınavı bütçe ve borç tavanı
Beyaz Saray ile Kongre’nin anlaşması gereken ilk alanlardan biri federal hükümetin finansmanı olacak. Reuters’a konuşan Ebury Piyasa Analisti Diego Barnuevo, taraflar arasındaki görüşmelerin bütçe ve borç tavanı gibi karara bağlanması gereken konulara yoğunlaşmasını bekliyor.
Bütçe görüşmeleri kamu kurumlarının harcamalarını ve hizmetlerini finanse ediyor. Borç tavanı ise federal devletin mevcut yasal yükümlülüklerini karşılamak için ne kadar borçlanabileceğini belirliyor. ABD Hazine Bakanlığı'na göre bu sınırın artırılması, daha önce kabul edilmiş harcamaların ödenmesini sağlıyor.
Yeni siyasi dengenin bütçe üzerindeki etkisine ilişkin iki farklı beklenti var. Tarafların birbirlerinin harcama taleplerini sınırlaması açığı kontrol altında tutabilir. Buna karşılık savunma ve sağlık gibi alanlarda karşılıklı tavizlerle kurulacak bir uzlaşma, toplam harcamayı artırabilir. Reuters’ın görüştüğü yatırımcılar, uzun süren anlaşmazlıkların hükümetin kapanması ve borç tavanı gerilimi üzerinden piyasalarda dalgalanma yaratabileceğine de dikkat çekiyor.
Bu pazarlıklar yüksek faiz giderlerinin baskısı altında yürütülecek. Kongre Bütçe Ofisi (CBO), Şubat ayında yayımladığı ve o tarihteki mevzuatı esas aldığı projeksiyonda, federal bütçenin yıllık net faiz giderinin 2026’daki yaklaşık 1 trilyon dolardan 2036’da 2,1 trilyon dolara çıkacağını öngörmüştü.
Ticaret politikası ve enflasyonda Trump’ın etkisi sürecek
Kongre’deki değişime rağmen Trump, ticaret, gümrük tarifeleri ve göç politikalarında yürütme yetkilerini kullanmaya devam edebilecek. Reuters’ın seçim senaryolarına ilişkin analizine göre Demokratların bu alanlarda çıkaracağı yasalar da başkanın vetosuyla karşılaşabilir.
Bu nedenle şirketlerin ithalat maliyetlerini, tedarik zincirlerini ve yatırım yerlerini belirleyen kararlar, Washington’ın ticaret politikalarına bağlı kalacak. Haneler açısından da enerji ve ithal ürün fiyatları, seçim sonrasında hayat pahalılığının seyrini belirleyen unsurlar arasında yer alacak. Reuters, İran savaşının yükselttiği akaryakıt maliyetleri ve tarifelerin fiyat baskısının seçim öncesinde tüketici memnuniyetsizliğini artırdığını aktardı.
ABD Merkez Bankası (Fed) ise 28 Ekim’de politika faizini %3,75-4 aralığında tutarken enflasyonun yüksek seyrettiğini vurguladı. Banka, tüketim ve yatırımların güçlü olduğunu belirterek sonraki kararlarında yeni verileri değerlendireceğini açıkladı.
Fed’in bir sonraki faiz toplantısı 8-9 Aralık’ta yapılacak. Yeni Kongre’nin Ocakta göreve başlamasıyla birlikte, piyasalardaki seçim beklentilerinin yerini bütçe teklifleri, eyaletlerdeki yatırım izinleri ve şirketlerin yeni harcama planları alacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Canlı Gündem
Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.

