ABD’nin yeni ulusal güvenlik stratejisi Türkiye'nin ve dünyanın geleceğine dair ne söylüyor?

ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi, önceki örneklerden belirgin biçimde ayrılıyor. Belge Trump’ın ikinci dönemini ABD için yeni bir “altın çağın” müjdecisi, eskisinden farklı “yeni bir Amerikan projesinin” başlangıcı olarak niteliyor. Asya, Avrupa ve Ortadoğu önemini korusa da artık “Batı Yarımküre”nin güvenliği ABD için daha önemli. Peki belgenin Türkiye'ye olası etkileri neler olabilir?
ABD’nin yeni ulusal güvenlik stratejisi Türkiye'nin ve dünyanın geleceğine dair ne söylüyor?

ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi, önceki örneklerden belirgin biçimde ayrılıyor. Belge, ABD’nin geleneksel “ulusal” çizgisini değil, partizan diye nitelendirilebilecek şekilde doğrudan mevcut başkanın ve etrafındakilerin vizyonunu merkeze koyuyor. Böylece ulusal strateji ile siyasi mesaj, propaganda ile başkanın kampanyası arasındaki ayrım bulanıklaşıyor. 

Bu da müttefiklerinin ABD’nin kurumsal sürekliliğine dair algısını etkiliyor. "Geleneksel olarak yönetimde Demokratlar da olsa Cumhuriyetçiler de olsa ABD’nin dış politikası, uluslararası ilişkileri değişmez, ülke yönetişimi uyumlu bir bütün olarak hareket eder ve iç siyaseti bunların dışında tutmaya çalışır" tezi, yeni belge ile çöpe gidiyor.

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet

YAZARLAR

Utku Başar

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okudu. Aynı bölümde yüksek lisans yaparken Mehmet Ali Birand’ın teklifiyle gazeteciliğe başladı. 32. Gün belgeselleri ile birlikte CNN Türk Dış haber servisinde çalışırken CNN International ve farklı uluslararası yayın organizasyonları için prodüktörlük yaptı. 2004’te muhabir olarak girdiği 32. Gün’ den 2013’te genel yayın yönetmeni olarak ayrıldı. 2013-2015 arası CNN Türk’te kendi haftalık belgesel programını hazırlayıp sundu. Ulusal ve uluslararası şirketler için kıdemli pazarlama iletişimi danışmanı olarak çalıştı. Maya Vakfı’nın diplomasi ve operasyon direktörlüğünü, Deniz Temiz Derneği Turmepa’ nın genel müdür yardımcılığını yaptı. Aralarında 140 Journos, Reflekt, Habertürk gibi kurumların bulunduğu geleneksel ve dijital yayıncılar için strateji - içerik - yayın danışmanlığı ve yöneticilik yaptı. Aralarında Al Jazeera, Maclean’s, DW/+90 ve 12 Punto’nun da bulunduğu çeşitli ulusal ve uluslararası yayın kuruluşlarına serbest gazeteci olarak katkıda bulundu. Kampanya bazlı siyaset ve stratejik iletişim danışmanlığı yapıyor, uluslararası ve ulusal askeri tatbikatlarda StratCom ve medya SME olarak çalışıyor. resaid’in kurucularından.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

OKUMAYA DEVAM EDİN