Açık Mimarlık'ta bu hafta: Adana Mimarlık Festivali

2011'den beri Açık Radyo'da mimarlığın her hâlini ele alan "Açık Mimarlık" programı, RTÜK'ün Açık Radyo’nun karasal yayın lisansını iptal etmesi üzerine 13 yıldır ilk kez yayımlanmadı. Ancak ne Açık Radyo ne de Açık Mimarlık ekibi yalnız. Radyo açık olsaydı bu hafta orada dinleyeceğiniz Adana Mimarlık Festivali, bu hafta Aposto'da!
Açık Mimarlık'ta bu hafta: Adana Mimarlık Festivali

Konuk yazar: Yağmur Yıldırım (Açık Mimarlık)

2011 yılından beri yerelde mimarlık pratiklerinden genç bir mimar olmanın zorluklarına, kamusal alanda mimarlıktan afet sonrası yeniden inşa süreçlerine mimarlığın her hâlini, sosyal, kültürel ve ekolojik boyutlarıyla tartışan "Açık Mimarlık" programı 13 yıldır ilk kez yayımlanamadı. Zira RTÜK, Açık Radyo’nun karasal yayın lisansını iptal etti. 

Tüm bunları tartışmak için yeni alanlar bulmak pek kolay değil, Açık Radyo da bu yüzden açık kalmalı zaten. Ama "Açık Mimarlık" yalnız değil ve bu sesi duyuracak başka mecralar da var. Aposto bu hafta, bu mecralardan biri oldu.

Ben Yağmur Yıldırım, bugün 95.0 Açık Radyo’da değil, Aposto Sanat bültenindesiniz. 

Bir adım geriden: Hepimizin kullanıcısı olduğumuz, gündelik hayatlarımızı var eden mimarlığı ve mekanı farklı veçheleriyle işleyen "Açık Mimarlık", mimarlığı yalnız mimarların konuştuğu bir alan olmaktan çıkarmayı, farklı seslere ve deneyimlere yer açmayı gözetiyor. Program mimarlık öğrencileriyle, tasarımcılarla, toplumbilimcilerle, müzisyenlerle, aşçılarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, müdavimlerle, meraklılarla yapılan çok sayıda söyleşide, şimdiye kadar yüzlerce farklı konuğu ağırladı.  

Adana Mimarlık Festivali

Açık Mimarlık’ın 24 Ekim 2024 tarihinde yayımlanması planlanmış 657. programının konusu, bu yıl ilk kez düzenlenen ve yayınla aynı gün başlayacak olan Adana Mimarlık Festivali idi. 

1985 yılından beri Ekim ayında kutlanan Dünya Mimarlık Günü vesilesiyle 24-26 Ekim tarihleri arasında devam eden festival, TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi tarafından Çırçır Kültür Merkezi’nde düzenleniyor. 

Festival küratörü, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nden Dr. Murat Sönmez’in belirlediği tema “Ve Sonra”. Bu tema ile bugünün krizler ve dönüşümler dünyasında mimarların ve tasarımcıların benimsedikleri stratejiler, ortaya çıkan yeni koşullar ve gelecek imkanlarının tartışılması amaçlanıyor.

Festival küratörü Dr. Murat Sönmez ve Mimarlar Odası Adana Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Canan Aksu'yu konuk ettiğimiz bu programda, festivalin hem eleştirel hem umutlu temasını, Adana’da ilk kez bir mimarlık festivali düzenlemeye nasıl karar verdiklerini, bu festivalle kentlilere nasıl temas etmeyi amaçladıklarını, üç gün boyunca sürecek etkinlikleri konuşmayı ve dinleyicilerimizi bu dopdolu programa davet etmeyi planlamıştık.

RTÜK’ün lisans iptal kararı sonucunda bu yayın dinleyicilerine ulaşamadı. Açık Radyo’nun yayınına mümkün olan en kısa sürede dönmesini, dinleyicilerimize bir an önce kavuşmayı umarken Açık Mimarlık’ın 657. programını dinleyicilerle paylaşabilmemiz için “konuk olduğumuz” bu köşede, Canan Aksu ve Murat Sönmez’e yönelttiğimiz soruları ve cevaplarını paylaşıyoruz:

Adana Mimarlık Festivali'nin ilki düzenleniyor ve bizim yayımlayamadığımız programımızın da tarihi olan 24 Ekim günü başlayacak. Hayırlı olsun, çok güzel geçsin. İlk defa düzenleniyor Adana'da Mimarlık Festivali. Bizi neler bekliyor, neler hazırladınız? Niçin böyle bir mimarlık festivali başlatmaya karar verdiniz? 

Canan Aksu: Merhaba, Mimarlar Odası Adana Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Canan Aksu ben. Bu yıl göreve geldiğimizde aslında genel kurul sürecinde en çok yapmak istediklerimizden biri Adana'da bir mimarlık festivaliydi, çünkü Adana'da daha önce böyle bir şey yapılmamıştı. Bunun da zamanlamasını ayarlarken ekim ayını tercih ettik çünkü ekim ayının ilk pazartesi günü, biliyorsunuz, Dünya Mimarlık Günü. Dolayısıyla ekim ayı ile beraber bu kutlamaları sürdürüyoruz. 

Aslında ilk amacımız, yalnızca meslektaşlarımız için değil, tüm kentte mimarlık mesleğine dair bir farkındalık yaratmaktı. Bu yüzden, herkese açık bir mimarlık festivali düzenledik. Bu süreçte en büyük destekçimiz küratörümüz Sayın Murat Sönmez oldu.

Adana aslında bir festivaller şehri: Altın Koza Film Festivali var, Lezzet Festivali var, bu yıl ilk defa Teknofest yapıldı. Portakal Çiçeği Festivali var ve hatta bununla şehir karnavala döndü. Dolayısıyla düşündük ki sanat ve mimarlığı birlikte barındıran ve bu alanda fark yaratan, mesleğimizin önemini anlatan bir festival düzenlensin. En büyük amacımız bu oldu. 

Üç gün sürecek festivalimizde, ilk gün çeşitli atölyelerimiz, söyleşilerimiz, panellerimiz ve çalıştaylarımız olacak. Burada çok değerli yaratıcılarımız, üniversite öğrencilerimizle farklı konularda çalışmalar yapacaklar. Sonrasında yapılan sergilerden biri yapay zeka üzerine olacak; toprak tuğlalarla bir enstalasyon çalışması, bir eskiz atölyesi olacak ve bir tane de yine toprakla alakalı bir atölyemiz olacak. 

Çok güzel bir mekanda yapıyoruz festivalimizi: Çırçır Sanat Merkezi'nde. Burası tarihî bir bina. Tam da bize yakışır bir mekana sahibiz. Ardından Cuma ve Cumartesi günleri konuklarımızla söyleşilerimiz, panellerimiz ve oturumlarımız olacak. Temamız "Ve Sonra"... Bu temayla ilgili konuşacak katılımcılarla mesleği ileriye taşıyacak, hepimize vizyon ve şehrimize katmadeğer katacak bir etkinlik olacak.

Tebrikler. Merakla bekliyorum ben de. Murat Hocam, siz uzun süreden beri farklı mimarlık etkinlikleri, festivaller düzenliyorsunuz. Daha önce de başka mimarlık festivallerinde küratör oldunuz. "Ya Sonra" temasında hem umutlu hem de eleştirel bir mimarlık yaklaşımı görüyoruz. Böyle bir temayla nasıl bir söz üretmeyi umuyorsunuz Adana'da? Sizce bu tür mimarlık etkinlikleri ne gibi potansiyeller, imkanlar sunuyor? 

Murat Sönmez: Öncelikle bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Önce ikinci sorudan, "Bu tür festivaller ne tür olanaklar sunuyor?" sorusundan başlayalım. 

Birçok şeyin çok hızlı değiştiği bir zamanda yaşıyoruz. İletişim çok hızlı olmakla birlikte aslında birçok eksikliği de barındırıyor. Yüz yüze temaslar, yani yan yana olduğumuz durumlar giderek azalıyor maalesef. Her şeyin ekranlara hapsedildiği bir ortamda mimarlığın aktörlerinin, daha doğrusu tüm mimarlık paydaşlarının biraraya geldiği bir etkinlik planlamak ve bunu da bir festival havasında yapıyor olmak aslında birçoğumuzun birbirimizden daha çok haberdar olmasını ve birbirimizi daha doğru şekillerde anlamasını sağlıyor. Bu bana çok uzun zamandır, çok önemli geliyor.

Sizin de bahsettiğiniz gibi, mimarlık etkinlikleri aslında çok uzun süredir yapılmakla birlikte üç sene önce Kayseri'de başlattığımız, küratörleri ve teması olan bir mimarlık festivali formatı daha sonra Bursa’da oldu ve bu sene de Adana’da devam ediyor. Aslında Adana birbirini takip eden bir etkinlik biçiminin son halkası olacak, "Ve Sonra" temasıyla da buna eklemlenmiş olacağız. 

Şöyle bir şey yapmaya çalışıyoruz: Teknolojinin, ekonominin, politikanın ve birçok farklı faktörün her birimizi derinden etkilediği çok değişik bir zamanda yaşıyoruz. Bunlar, mesleklerimizi ve bir yandan da kişiliklerimizi çeşitli açılardan etkiliyor. Bugün yapay zekanın oluşturduğu bir ortamdan söz etmek mümkün, ekonominin her şeye temas ettiği bir noktadan söz etmek mümkün. 

Mimarlık da aslında mekansal olarak her birimizin kuşandığı bir şey; yani mekan üretimi olmadan kentler, yaşam alanlarımız maalesef var olamıyor. Bu çerçevede değişen dünyanın oluşturduğu koşulların meslek pratiklerimize ve mimarlık profilimize etkisini tartışmaya çalışıyoruz "Ve Sonra" temasıyla. "Tüm değişimlere karşın mesleğimizi nasıl icra ediyoruz?", "Zorluklar karşısında nasıl stratejiler belirliyoruz?" Bunlar temel sorularımız. 

20'ye yakın katılımcımız olacak. Ülkenin farklı illerinden, farklı işler yapan, farklı çalışma alanları olan mimarlar, sanatçılar ve felsefeciler katılacak festivale. Her biri aslında değişen dünya koşullarının alanımıza ve bize etkilerini nasıl gördüklerini ve bunun karşısında ne tür pozisyonlar aldıklarını, ne tür stratejiler geliştirdiklerini anlatacaklar. Bunların bir festivalde olmasının arkasındaki sebep, biraz da şu: Bu bir sempozyum konusu, bir akademik çalışma konusu da olabilir fakat festival bir ölçüde eğlenerek, bir ölçüde informel bir ortamda birbirimizi anlamaya çalıştığımız bir yapı. Bunu çok önemsiyorum. Üniversiteler de oluyor, sivil toplum kuruluşları da oluyor, mimarlar da oluyor, üreticiler de oluyor, firmalar da oluyor ve dolayısıyla kaynaşabildiğimiz bir ortam hâline geliyor. Bundan da çok mutluluk duyduğumu söylemek isterim.

Etkinliğinizin harika geçmesini diliyorum. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

M.S.: Ben küçük bir şey eklemek istiyorum. Bugünün koşullarında birçok şey çok zor ve siz de Açık Radyo olarak bu zorluklardan birini yaşıyorsunuz. Umuyorum ki her şey yoluna girer, yayınınız tekrar açılır ve bu süreç başarıyla sonlanır. Öte taraftan da mimarlık ortamında odalar çok önemli ve meslek örgütlenmesi bakımından odaların güçlenmesi çok büyük bir önem taşıyor. O anlamda bütün paydaşları, bütün meslektaşları bu tür etkinliklere davet etmek ve onlara bir odaları olduğunu, odaların güçlenmesi gerektiğini, toplumsal bir pozitif hareket olarak bunu çok önemli bulduğumu hatırlatmak istiyorum. Bu noktada fedakarlık göstererek bu tür etkinlikleri yapan mimarlar odalarına da ayrıca çok teşekkür etmek gerekiyor, bunu da önemle belirtiyorum.

Evet, gerçekten önemli bunlar. Çok teşekkürler. Canan Hanım, odanızın emeklerinize sağlık. Murat Hocam, sizin de öyle. Ben de uzaktan takip edeceğim. Umarım çok keyifli, çok verimli, çok üretken, bol bol mimarlık konuşulan bir hafta olur. Çok teşekkür ederim, iyi ki geldiniz, paylaştınız.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Açık Radyo

13 Kasım 1995'te yayına geçen Açık Radyo, İstanbul ve çevresine yayın yapan "bölgesel" bir radyo istasyonu. RTÜK'ün Temmuz ayında Açık Radyo’nun yayın lisansını iptal kararı almasının ardından radyonun karasal yayını 16 Ekim saat 13:00 itibarıyla kesildi.

Aposto Sanat

Şehri saran yepyeni sergiler, kimi eserleri görmek için son şanslar, performanslar, kültür-sanat projeleri, atölyeler, sanat dünyasından gelişmeler, nitelikli incelemeler ve söyleşilerden oluşan bir seçki.

İLGİLİ OKUMALAR