Adım Adım

Her şampiyon gibi, bu sezonki Manchester City de belli başlı kırılma anları yaşadı.
Adım Adım

Covid-19 salgını nedeniyle boş kalan tribünlerin önünde gelen 2020/21 sezonu şampiyonluğu, Pep Guardiola’nın 3. Premier League şampiyonluğu olurken İspanyol teknik adam bu başarıyı, üç şampiyonluk arasında ‘en zor olanı’ olarak nitelendiriyor:

“Bu sezon ve bu şampiyonluk diğerleri gibi değildi, en zor olanıydı. Bu sezonu kazanma şeklimizi her zaman hatırlayacağız. Burada olmaktan, bu oyuncu grubunun menajeri olmaktan dolayı gurur duyuyorum.”

Her şampiyonluk kendi içinde olumlu ve olumsuz kırılma anları barındırır, Manchester City’nin bu sezonki hikayesinde de bunlardan çokça mevcut, gelin kronolojik olarak bir göz atalım.

29 Eylül 2020: Ruben Dias Şehre İndi

Aslında 27 Eylül bu kırılma anının temelini oluşturuyor. Ligin ikinci haftasında Etihad’da Leicester’ı konuk eden Pep Guardiola’nın öğrencileri, sahadan yakın tarihlerindeki en büyük hezimetlerden biriyle ayrılıyorlardı: 2-5.

O maçta City’nin savunma göbeği fiziksel açıdan oldukça zayıf iki isimden oluşuyordu; pandemi arasından itibaren eksiklerin ortaya çıkmasıyla kendisini bir anda ilk 11’de bulan Eric Garcia ve küme düşen Bournemouth’un dikkat çeken ismi, yeni transfer Nathan Ake.

Maçın ilk dakikasından itibaren Jamie Vardy tarafından domine edilen ikili, Ruben Dias’ın da transfer sürecini hızlandırmıştı. Walker ve Mendy’nin de bu iki isimle anlaşamaması, Pep’in net bir savunma liderine ihtiyaç duyduğunu gözler önüne seriyordu.  BBC için maçın yazısını kaleme alan Darren Fletcher da bana katılıyordu.

İmzayı attıktan 3 gün sonra kendisini Leeds maçında bir anda sahada bulan Dias, Guardiola’nın milyon eurolar saçtığı sıradan bir savunmacı olmadığını o günden hissettiriyordu. Sezonun geri kalanında Virgil Van Dijk’ın Liverpool’da yarattığı etkinin bir benzerini yapacağından ve Kompany’nin varisi olduğundan bir haber şekilde, genç adamın performansını merak ediyordu.

Stones’un da sezonun ilerleyen kısmında denkleme girmesinde büyük pay sahibi olan Dias, City’nin kazanan kimliğini hatırlamasında büyük faktör. önümüzdeki 10 yıllık süreçte City’nin bir başka ikonik figürü olmaya ciddi bir aday olan Dias, PSG maçlarıyla beraber tüm dünyanın gözünün üstünde olduğu bir yıldız.

15 Aralık 2020: Dönüşüm

Bir önceki sezon sakatlıkların ve tüm kulvarlardaki şampiyonluk hedefinin getirdiği psikolojik durum, City’i epey zayıf kılmıştı ve ligde henüz bahar ayı gelmeden Liverpool’dan şampiyonluk yarışında uzaklaşılmıştı. Bu sezonun ilk döneminde de istikrarsız skorlar, Maviler’in peşini bırakmıyordu. 15 Aralık’a gelmeden önceki dönemde Leeds, West Ham, Liverpool, Man Utd gibi rakiplerle berabere kalan City, 21 Kasım’da Mourinho Tottenham’ına 2-0’lık skorla mağlup olarak 11. sıraya kadar gerilemişti. Bu derece, Pep’in alışkanlıklarının dışındaydı:

“Daha iyi olabilirdik, bütün sezondur oynadığımızdan farksızdık. İlk golü yerken iyi savunma yapamadık ve bu dakikadan sonra karşımızda 6 kişi ile derinde savunan bir rakip bulduk, bu hiç kolay değil.”

Tottenham mağlubiyetinin yaralarını Şampiyonlar Ligi’nde Olympiakos ve Marsilya, Premier League’de ise Burnley ve Fulham galibiyetleriyle saran Pep, bir yandan da forvetsiz sisteme takımını alıştırıyordu. İleri uçta Jesus’un formsuzluğu ve Aguero’nun fizik kondiyon açısından yetersiz kalması, farklı isimlere yönelttirdi. Ferran Torres, İlkay Gundogan, Kevin de Bruyne, Bernardo Silva, Raheem Sterling ve Riyad Mahrez kendilerini belli bölümlerde ileri uçta bulan isimlerdi. İspanyol menajer farklı şeyleri deniyorken, sabrının taştığı o gün yaklaşmıştı.

West Brom’u Etihad’da ağırladığı maçtan 1-1’lik skorla uğurlayan City’de değişimin ilk sinyalleri maçın ardından verildi. City’nin başında 100 puan görmüş bir isim olan Pep’in o sezonki başarısı tabii ki bu maçlardan geçiyordu ve o günlere dönmek zaruriydi: “Bu tip maçları kazanmaya başlamamız gerekiyor.”

Galibiyet serisinin ardından Rio Ferdinand ile BT Sports için bir röportaj gerçekleştiren İspanyol menajer, West Brom beraberliğinin bu başarının temelini oluşturduğunu söylüyor, “‘Etihad’daki West Bromwich Albion maçından sonra ekibimle, arkadaşlarımla konuştuğumda onlara takımı beğenmediğimi söyledim. Oynadığımız oyunu ve sahadaki şeklimizi beğenmiyordum. Basit şeylere geri dönmemiz gerekiyordu. Kanatlar ileride, ortada daha çok oyuncu ve daha çok topa sahip olma. Topla daha sakin olmak zorundaydık ve pas sayısını artırmalıydık. Bir maç kazandığımızda güvenimizin geleceğini biliyorduk.

“Sürekli koşuyorduk, sağa sola her yere. Ne yaptığımızı bilmeden koşuyorduk. Sakin kalıp süreci devam ettirmemiz gerekiyordu. Topsuz oyunu iyi oynayabileceğimizi biliyorduk ama toplu oyunda çok kötü durumdaydık. Sürekli hücum yapıyorduk ve herkes ne yaptığını bilmeden ileri çıkıyordu. Yüksek ritimde uzun süre oynarsanız rakibinizi şaşırtamazsınız. Yaptığımız şey önceki sezonlardan farksızdı. Sadece ilkelerimize geri döndük.‘’

Bu maçın ardından City, bir daha ardına bakmadı.

3 Aralık 2020: Pota

Lig lideri Liverpool’un Van Dijk ile başlayan sakatlık sorunları tüm takıma sirayet etmişti ve Kırmızılar’ın geçen sezon bıraktıkları seviyeden birkaç adım geriye atması beklenilen bir senaryoydu. Chelsea’de şiddetli geçen transfer dönemi meyvelerini sahaya yansıtamıyor ve Lampard’ın üstündeki baskı günden güne artıyordu. Tottenham, önde olduğu maçları kapatamama sorununu ciddi bir problem haline getirmeye başlıyor, Arsenal tepe taklak gitmeye devam ediyordu. Manchester United, Everton ve Leicester City ise Şampiyonlar Ligi potası için kuvvetli adaylardı.

3 Aralık akşamı benim için City’nin sezonunun grafiği belli olacaktı. Geride bırakılan şampiyon takımların yaptığı gibi seri sürdürülecek mi yoksa geçen sezonki gibi rekabet düzeyi yüksek deplasmanlarda tökezlenecek mi sorusunun cevabını bu maçta bulabilirdim.

Daha sonra Şampiyonlar Ligi finalindeki rakip olacak olan Chelsea ile sezonun ilk maçını oynamak için Stamford Bridge’e yolculuk eden City, galip gelmesi halinde net bir galibiyet serisi için kapıyı aralayacaktı. West Brom beraberliğinin ardından Soton ve Newcastle’ı mağlup eden City’nin Chelsea ile oynayacağı maçın ardından 6 haftalık fikstüründe bir Big 6 müsabakası bulunmuyordu.

İleri uçta Stering, sağ kanatta Bernardo, sol kanatta Foden, orta saha üçlüsünde Rodri, İlkay ve De Bruyne’ün görev aldığı City, Londra’da rakibini paramparça etti. Şöyle bir örnekle açıklayayım; Guardiola’nın City’si öfkelenmiş bir Kratos, Chelsea ise sıradan bir asker gibiydi.

28 Aralık’ta Covid prosedürleri nedeniyle iptal olan Everton maçının ardından 8 gün sonra sahaya dönen City, Premier League kendi liderini ararken parıldayan bir elmas gibiydi. Kyle Walker, Jesus, Ederson, Ferran Torres gibi önemli rotasyon parçalarından mahrum çıkılan deplasman, Foden’ı da ciddi şekilde dünya sahnesine sunuyordu.  Bu maç, Lampard üzerindeki soru işaretlerini de sıklaştırmıştı.

Kasım’daki 2-0’lık Tottenham yenilgisinin ardından City, 7 lig maçında 5 galibiyet 2 beraberlikle 17 puanı cebine koydu.

7 Şubat 2021: Anfield

68 maçlık iç saha yenilmemezlik serisi 21 Ocak’taki Burnley maçıyla sonlanan Liverpool, kış ayıyla beraber sakatlıkların artmasıyla zirve yarışından tamamen kopma noktasına gelmişti. City maçına kadar uzanan son 8 maçta alınan galibiyet sayısı yalnızca 2’ydi. City, mutlak favori olarak çıkacağı maçta 2003’ten bu yana ilk Anfield zaferini kazanmak istiyordu ve bunu başardı, hem de oldukça ses getirecek şekilde.

Pep’in ligi kasıp kavuran City’sinin bir antitezi olarak ortaya çıkan Klopp’un Liverpool’u, önceki yıllarda bu stadyumda Manchester ekibini tanınmayacak hale getirebilmişti ve bu doğal olarak psikolojik bir baskı oluşturuyordu. İlkay’ın ilk yarıda kaçırdığı penaltının ardından Guardiola’nın gösterdiği abartılı tepki, aslında buradan nasıl çekindiğini ve bu maçı ne denli istediğini gösteriyordu. Neyse ki kaçan penaltı bir problem yaratmadı ve City, Alisson’un korkunç bir maç geçirdiği gecede Liverpool’u 4 golle geçti. Bu skor belki de sezonu kapatan skordu, Premier League’in zirve yarışında her sene olduğu gibi yine bir aday kopma noktasına erişecekti.

“Çok fazla duygu yoğunluğum var, oyunda çok fazla şey oldu. İlkay penaltı kaçırdı ki bu artık Anfield rutinimiz haline geldi, ama gerçekten yapmak istediğimiz her şeyi yaptık” Guardiola’nın maçın ardından açıklamalarının ana fikri buydu.

Santrafor bölgesinden istediği verimi alamayan Guardiola, kendi ana skorerini de yaratmıştı. 15 Aralık’ta ilk Premier League golünü kaydeden İlkay, bu tarihe gelene kadar diğer oyuncuların tümünden en az 3 gol daha fazla kaydedip 9 gole ulaştı.

3 Mart 2021: Seri Sonu

3 Mart sabahına City taraftarı son 19 Premier League maçının 17’sini kazanan takımına güvenerek uyanıyordu. Rakip, son 22 deplasman maçında biledği bükülmeyen United’dı. İki mükemmel seriden bir tanesinin bozulma zamanı gelmişti ve serisini sürdüren ekip, United olmuştu.

Önceki sezon da Etihad’da United mağlup olan Pep’in ekibi, aslında o sezonun kırılmasını da en büyük rakibine karşı yaşamıştı ancak bu sezonki mağlubiyet, panik butonuna bastıracak cinsten değildi. 28. Haftanın sonunda puan farkı 9’a iniyor ve City’nin 4 kupa hedefi sürüyordu.

Maç sonunda kamera karşısına geçen Guardiola, ayakların yerden kesilmemesi gerektiğini vurgulayarak son 10 maçın tamamını kazanarak finale gitmek istediklerini belirtti, Manchester United’a ise tebriğini çok görmemişti.

Noel’e yaklaşılırken başlayan galibiyet serisinin bahar aylarına kadar taşınması, Pep’in ekibinin ana odak noktasını da Şampiyonlar Ligi haline getirmişti. Kabul etmek gerekir ki United veya Leicester, City’nin ligdeki tahtını sallayamazlardı.

14 Nisan 2021: Quadruple

2011/12 sezonunda Mancini ile kazanılan Premier League şampiyonluğu, kulübün vizyonunu domestik hedeflerden fazlası haline getirmişti. City Football Group’un denkleme dahil olduğu günden bu yana en çok şampiyonluk kazanan takım haline gelen City’nin müzesinde eksik olan tek kupa, aslında en çok istenilendi; Şampiyonlar Ligi.

Son finalini 2011’de yaşayan Pep için de zayıf karınlardan biri olarak gözüken bir numaralı kupa için bu sene de oldukça büyük adımlar atıldı. Hatta ligde çalkantılı dönemler geçirilirken dahi Şampiyonlar Ligi farklı algılanıyordu, böylelikle yarı finale kadar yenilmez şekilde gelindi.

Son 16’da Borussia Monchengladbach’ı saf dışı bırakan City, 14 Mayıs akşamı itibariyle Borussia Dortmund’un da Şampiyonlar Ligi hayallerini bitirmişti. 5 sezon sonra yarı finale ulaşan City’de İspanyol menajer, tarih yazmaya başladıklarını belirtti.

Nisan ayına gelindiğinde Premier League, FA Cup, Carabao Cup ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 4 major turnuvada da kupa hedefinden sapılmamıştı ancak ayın 17’sinde Chelsea ile oynanacak olan FA Cup yarı finali, City takımının da yenilebilir olduğunu gösteriyordu. Hedefe 3 kupa olarak devam edildi.

11 Mayıs 2021: Mutlu Son

Mayıs ayına geldiğimizde artık şampiyonluğu garantilemek için günleri sayan City’e mutlu haber 11 Mayıs günü Old Trafford’dan geldi. Şampiyonlar Ligi potasında kalıcı olmak isteyen Leicester, United’ı 2-1’lik skorla mağlup ederken City için de 7. şampiyonluğun kapısını aralıyordu.

2020 model Manchester City belki en iyi City değildi, ancak kesinlikle en sağlam olanıydı. 2020/21 sezonu şampiyonluğu, Pep Guardiola’nın savunma temelli bir oyun oynatarak da başarıya ulaşabileceğini kanıtları, hatta bu takımın Şampiyonlar Ligi’nde de finale yükselmesi, aslında en başından beri doğru yolun bu olduğu sonucuna ulaştırabilir. City, İstanbul’da Chelsea’yi mağlup edip sezonu iyice unutulmaz hale getirmek için günleri sayıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Manchester City Mutlu Sona Ulaştı!

Şampiyon Manchester City!

18 May 2021

Manchester City Mutlu Sona Ulaştı!

YAZARLAR

Umut Öztürk

Premiercast.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR