Adres: Letafet Apt. Güzellikler Evi

Dârülbedâyi nasıl kuruldu? Kimler rol aldı? Osmanlı için önemi neydi?

Osmanlı İmparatorluğu’nda batılılaşmanın etkisi sahne sanatlarında da kendisini gösterdi. İstanbul Belediyesi bünyesinde ilk konservatuvar olan Dârülbedâyi yani “Güzellikler Evi” ismiyle 27 Ekim 1914’te kuruldu. Burası aynı zamanda bu topraklardaki ilk konservatuvardı. Okullu mu, alaylı mı? tartışmaları da bu yıllarda başlamış oldu. Şehzadebaşı’nın önemli binalarından biri olan Letafet Apartmanı’nda kurulan konservatuvarda müzik ve tiyatro bölümleri bulunmaktaydı.

Serasker Rıza Paşa tarafından 20. yüzyılın başlarında yaptırılan bir konak: Letafet Apartmanı

İstanbul Belediye Reisi (Şehremeni) Cemil (Topuzlu) Paşa tarafından modern bir konservatuvar niyetiyle kültür hayatına kazandırılan kurumun yöneticiliğine Fransa'dan ünlü tiyatrocu Andre Antoine atanır.

İstanbul Şehremini Cemil (Topuzlu) Paşa

Ancak Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması, Fransa ve Osmanlı Devleti’nin karşı saflarda yer alması nedeniyle kısa bir süre sonra Andre Antoine Fransa’ya döner.

André Antoine (d. 31 Ocak 1858, Limoges - ö. 23 Ekim 1943, Loire-Atlantique) Fransız oyuncu, film yönetmeni, yazar, eleştirmen.

Dâ­rülbedayi'nin kuruluşunda yönetici, alatur­ka ve alafranga müzik öğretmeni olarak görev alanlar Reşad Rıdvan, Ali Rıfad, Zekâizâde Ahmed Efendi, Rauf Yekta Bey, Ahmed Kadir Kemali Bey, Saadeddin Bey, Hafız Yusuf Efendi, İsmail Hakkı Bey, Viktor Radeglia, Jean Avolio, Albert Bra­un, Furlani, Paul Lange, Aram Sinanyan, Halo Selvelli, C. Carihioponlo, Mescemes ve Silvio Kenssy oldu. 

Tiyat­ro bölümünün öğretmenleri Minakyan, Burhanettin (Tepsi), Ahmed Fehim Efendi, Rı­za Tevfik, Sahap Rıza; Salih Fuat, Mösyö Rioti, Sadık Bey, Ârif Hikmet, Kemal Emin; yardımcı öğretmenler Muhsin Ertuğrul, Celâl Tahsin, Halit Fahri Ozansoy ve Hakkı Tahsin idi.

Darülbedayi'nin ilk okuma kurulu üyeleri. Oturanlar (soldan sağa): Emin Bülent, Mehmed Rauf, Abdullah Cevdet, Ahmed Haşim, Tahsin Nahid, Andre Antoine, Abdülhak Hamid, Rıza Tevfik, Yahya Kemal, Yakup Kadri; ayaktakiler: Asım Bey, mütercim Bedi Bey

Dârülbedâyi sınavla öğrenci almaktadır. Öğrenci adaylığı için verilen ilan üzerine, Dârülbedayi'e 197 kişi başvurdu. İlk elemede 63'ü başarı gösterdi. Kadın olarak yalnız sekiz Hıristiyan başvurdu. Bu yüzden kadın oyuncu bulmak, uzun süre önemli bir mesele olarak kaldı.

Bu sınavı kazananlar daha sonraki yıllarda tiyatromuzun ve sanat dünyamızın önemli isimleri oldular. Muhsin Ertuğrul, Halit Fahri Ozansoy, Behzat Butak, Ali Naci Karacan, Peyami Safa, Emin Beliğ Belli, Celal Sahir, Eliza Binemeciyan, Ahmet Muvahhit, İ. Galip Arcan, Raşit Rıza, Fikret Şadi, Sârâ Mannik, Adriyen Binemeciyan ve Mari Mineyan bu öğrencilerden bazıları. 

Darülbedayi'deki kadın oyuncular/öğrenciler (1930)

Müslüman kadınların Dârülbedayi'ye ilk girişleri Kasım 1918 tarihlerine rastlar. Bunlar Behire, Memduha, Beyza, Refika ve Afife adların­daki genç kadınlardı. Sahnede ilk gö­rüneni Afife (Jale) oldu (1919), [Hüseyin Cahit Yalçın'ın Yamalar oyunu]. Başlangıç­ta sahneye yalnızca Ermeni kadın sanatçılar (Eliza Binemeciyan, Kınar Sıvaçıyan) çıkarken Türk kadınların sahneye çıkışı Atatürk'ün ilgisiyle gerçekleşti ve 1923'ten sonra Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir sahne hayatına atıldılar.

Dârülbedâyi’nin açılış programı (Kasım 1924)

1924 yılında Darülbedayi'nin “İstanbul Şehir Tiyatrosu” adını alması kararlaştırıldı.

1927-1928 tiyatro yıllarında İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun başına Muhsin Ertuğrul getirildi. Muhsin Ertuğrul bir tiyatro adabı broşürü yazdırdı:

1- Tiyatro eğlence yeri değil, büyükler mektebidir.

2- Tiyatroya mümkün mertebe temiz giyinilip gidilir ve gürültüsüzce bir mevkie oturulur. 

3- Perdenin açılacağını ihbar eden işaretten sonra, perde kapanıncaya kadar artık bir kelime bile konuşulmadan yalnız eser dinlenir. Bir milletin bilgi ve anlayış seviyesi sanat eserlerine ve sanatkârlarına gösterdiği alaka ile ölçülür. 

4- Tiyatroda sigara içmek doğru değildir. Fakat mecburiyetse ancak perde aralarında içilir. 

5- Perde aralarındaki istirahat müddetleri evvelce tayin ve ilan edilmiştir, sabırsızlanmak bu müddeti kısaltmaz. 

6- Islık çalmak, ayaklarını yere vurmak, (lüzumsuz yerde) alkışlamak, takdir etmek demek değildir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Okullu mu, alaylı mı? #53

darülbedayi, tiyatro, muhsin ertuğrul, muhasipzade celal, letafet apartmanı, cemil topuzlu, andre antoin, cemaziyevvel torbası

08 Kas 2022

İstanbul Şehir Tiyatrosu

YAZARLAR

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.

İLGİLİ OKUMALAR