

Gazino kültürünün “yeni” temsilcisi: Hep Yeni Kal Sunar: Yeni Bi' Fest Ebedi gazino kültürünün mirasçısı Hep Yeni Kal Sunar: Yeni Bi' Fest , iki yıllık pandemi arasından sonra çok sevilen Kenan Doğulu şarkıları ve Emel Sayın ’ın muhteşem yorumunun renk katacağı bir geceye hazırlanıyor. Nedir? Her yıl birbirinden önemli isimlerin sahne aldığı Hep Yeni Kal Sunar: Yeni Bi’ Fest, 14 Eylül’de KüçükÇiftlik Park’ta Türk sanat müziğinin duayeni Emel Sayın ve Türkçe popun en önemli temsilcilerinden Kenan Doğulu’nun katılımıyla konukları tadı damakta kalacak bir geceye davet ediyor. Neden önemli? Gazino kültürüne uygun oturma düzeni ve Hilton ’un geceye özel hazırladığı lezzetli menüsüyle nostaljik bir deneyim sunmaya hazırlanan Hep Yeni Kal Sunar: Yeni Bi’ Fest , yakın tarihimizin önemli bir parçası olan gazino ve eğlence kültürünü geçmişten geleceğe taşıma hedefiyle yola çıkıyor. Dahası: Misafirlerin özledikleri eski gazino gecelerinin tadını bulacağı; meze, müzik ve muhabbetle süslenecek bu özel gecenin biletlerini burada bulabilirsiniz. Yedinci Hep Yeni Kal Sunar: Yeni Bi’ Fest hakkında daha fazla bilgi almak için bu bağlantıyı ziyaret ederek Hep Yeni Kal ’ın Instagram hesabını takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Ahlaksızlık toplumda baskın hayat tarzına dönüştü. Derin devlet hem devlet oldu, hem ifşa edildi. Ne hazindir ki siyasilerden, bürokratlardan, kamu görevlilerinden ve gazetecilerden duymamız gereken olayları Sedat Peker'den öğrendik. Öğrendik, peki ne oluyor şimdi?
Derin devletin şöhretli, mafyalaşmış siyasi isimlerine kimse dokunmuyor. Zincirleme soygunları aksiyon filmleri gibi sadece izleyen savcılar terfi alıyor. Asıl suçluları salıveren yargıçlar ödüllendiriliyor. Uyuşturucu, fuhuş, hırsızlık çeteleriyle işbirliği yapan polisler korunuyor. Rant çetesine dönmüş, dini çiğneye çiğneye çürümüş tarikat üyelerine kamu kuruluşlarında nadide yerler bahşediliyor.
Bir ülke bu şekilde kuşatılmışken, medya kapsam dışı bırakılmayacaktı elbette. Medya da bataklığa dönüştürüldü. Çakma gazetecilerin cirit attığı, sivrisineklerle dolu bir batak.
Katran karası medya bataklığı
Medya bataklığı ilk bakışta renkli görünen, aslında on beş yıldır katran karası tek rengin hâkimiyetinde. Sahibinin sesi olanlar, demeç borazancıları, kopyala yapıştırıcılar, köşelerde ahkam kesip, kendi görüntüsüne, sesine hayran olanlar, halkı tanımadan halk adına atıp tutanlar, ülkenin Doğu'suna ayak basmadan kürt uzmanı kesilenler, kendi semtinin fotografını çekip 'Türkiye gerçeği' diye yansıtanlar, başka semte nadiren yolları düştüklerinde "göçmenlerin istilasına uğradık" tespiti yapabilenler, moderatörlük adıyla "sen dur, sen konuş" komutunu ancak verebilen, soru sormaktan aciz ekranın trafik polisleri, dolaylı veya dolaysız para ve pozisyon karşılığında yalan dolan haberler yapanlar ve medyanın her köşesine yerleşmiş hükümetin medya komiserleri. Ayrıca bir parantez açmadan geçemeyeceğim; yayın saatlerini doldurmak için çoğaldıkça çoğalan futbol programlarındaki erkekler, ekranları bağıra bağıra patlatan geç antropoz dönemindeki futbol lafazanları. Ve bunların hepsinin adı gazeteci.
Ahlaksızlık toplumu kuşattı, medya ahlaklı kalamazdı
Ahlaksızlık toplumun bütününe yayıldıysa, günlük her işte olağanlaştıysa, ahlaksızlık bir hayat tarzı olduysa, medyanın ahlaklı kalması beklenemezdi. Buna rağmen hâlâ ana akımda boy gösterenlerin, kendi durdukları yeri meşrulaştırmak için kurdukları beylik savunma cümleleri şunlar; "Türkiye'de basın hiçbir zaman özgür değildi ve Türkiye'de hiçbir zaman demokrasi olmadı." Onlara basitçe verilecek cevap net; kimse yemiyor bu manevraları. Medyada on beş yıl önce neler yapılıyordu, şimdi neler yapılıyor? Bilen bilir, bilmeyen de isterse öğrenir.
Medya bataklığında açan çiçekler de var
Her bataklıkta açan çiçekler vardır. Bu da diyalektik. Bataklık nilüferlerini görmeden, okumadan geçemeyiz ve geçmemeliyiz. Onlar olmasaydı, bugun medyadan bahsedemezdik. İnternet, YouTube ve birkaç ekran gazetecileri, yayıncıları direncini sürdürdü, sürdürüyor. Onları da alkışlıyoruz tabii ki. Sokak kedisi ve eşi Barış Oruç'a da özel bir yer vermeliyiz. Şahsen şimdiye kadar bir tek kedi sevdim, onun da adı sokak kedisi. Bu kedi eşiyle beraber alan çalışmasının nasıl yapılacağını sadece muhabir olmak isteyenlere değil, siyasetçilere de gösterdi.
Bir yıl sonra belki yeni bir medya inşa etmek için kollar sıvanacak. Bugünün direnenleri ve kızağa çekilenleri tuğla taşıyacak, yeni arkadaşlar da genç ve güçlü kanatlarıyla o medyayı uçuracak. Aksi mümkün değil, hayatın akışına aykırı.
Bu bataklık kuruyacak. Filmin sonunda ahlaklı ve iyi karakterler ve bu çok güzel ülke kazanacak. Bir memleket batmayacaksa, çıkacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ukrayna'nın 24 Şubat'ta başlayan işgalinin ilk üç ayında Rusya'nın AB'ye ihracatı %68 artış gösterdi. Galileo Galeli'nin yazdığına inanılan elyazmasının sahte olduğu açıklandı. Arctic Monkeys, 4 yıl sonra yeni albümü The Car'ı duyurdu.
27 Ağu 2022

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




