Aile hekimleri 'performans' kıskacında

Aile Hekimleri Yönetmeliği kapsamında çıkan kurallarla birlikte hekimlerin maaşı da, işi de "hasta değerlendirmelerine", randevu sayılarına, ilaç reçetesi yazma sıklıklarına ve birçok diğer tartışmalı etkene bağlı olacak. Aile hekimleri, yönetmeliği protesto ediyor ancak henüz hükümetten bir yanıt gelmedi.
Aile hekimleri 'performans' kıskacında

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Yenidoğan Çetesi davası nedeniyle sağlıkta özelleştirme uygulamaları, özel hastanelerin belli birimlerinin bile taşerona devredilmesi tartışılırken, Aile Hekimleri Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler, 25 bini aşkın aile hekiminin iki kez ardı ardına iş bırakma eylemi yapmasına yol açtı. 

  • Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle yaptıkları toplantıda verilen, “İş bırakmanız kimseyi etkilemedi” tepkisine şaşıran aile hekimleri, ısrarla performansı öne çıkaran, yönetmelik hükümlerine dikkati çekiyor.

Bir adım geriden: Aile Hekimliği Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler, 30 Ekim’de Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmeliğin taslağının yansımasından itibaren tepkilerini göstermeye başlayan aile hekimlerinin sesi o aşamada duyulmadı. Aile Hekimleri Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte hayata geçirilen düzenlemelerin ne kadar tartışmalı olduğu da açığa çıktı.

Yönetmelikte neler var?

Aile hekimlerinin ücretleri, teşviklerle belirleniyor. Ancak bunun hesaplama yöntemleri farklı. Yeni yönetmelikte, performans puanlarının belirlenmesi için, insana, “Nasıl olacak?” sorusunu sordurtan kriterler getirildi. Bu kriterler şöyle özetlenebilir:

  • Lohusa hastalar için performans kriteri yüzde 98’e çekildi. Buna göre doğumdan sonraki 40 günlük sürede aile hekimlerinin mahalledeki lohusa kadınları muayene etmeleri isteniyor. Mahallede bu durumda 10 kadın varsa ve biri muayene edilmezse yüzde 10 performans kaybı olacağı için aile hekimlerinin maaşlarında kesinti yapılacak.
  • Aile hekimlerine teşvik ödemesi yapılması, muayene sayısına bağlandı. Ancak bu hesap yapılırken sadece muayene edilen hasta sayısı değil, hastanın farklı sağlık kuruluşlarına yaptığı başvurular da dikkate alınacak. Aile hekimine gelmeden farklı hastanelere giden hastaların faturası da aile hekimine kesilmiş olacak.
  • Hastaların hekimlerle ilgili yapacakları değerlendirmeler sonucunda Aile Sağlığı Merkezleri için puan oluşturulacak. İl ortalamaları, o kentteki aile hekimlerinin alacağı ücrette belirleyici olacak. Bu durumda aynı işi yapan aile hekimleri farklı kentlerde farklı ücretler almış olacak.
  • Aile hekimleri, “hasta memnuniyeti” odaklı bu sistemin kendileri için onur kırıcı olduğunu söylüyor. Buna örnek olarak, ilaç yazılmasını ısrarla isteyen bir hastaya ilaç yazmayan bir hekim için “memnun değilim” denilme ihtimali gösteriliyor.
  • Yönetmelikte tepki gösterilen bir diğer düzenleme, uygunsuz ilaç kullanımıyla ilgili sorumluluğun da aile hekimlerine verilmesi. Buna göre her il için çan eğrisi yöntemiyle ilaç kullanma ortalaması belirlenecek. Bu ortalamanın üzerinde ilaç yazdığı tespit edilen aile hekiminin performans puanı da düşmüş olacak. Doktorlar, özellikle yaşlı hastaların kullandığı ağrı kesicilere, çocukların sık hastalanmasına dikkati çekiyor ve bu sistemle bir bölüm aile hekimine hasta profili nedeniyle yüksek ücret verilirken, bir bölümünün maaşında kesinti olacağını vurguluyor.
  • Aile hekimleri, ücretlerini ortalama 4 bin nüfus oranı üzerinden yapılan hesaplamalarla alıyor. Bu ortalama yönetmelikte 3 bin 500’e düşürülüyor. Bunun da hem aile hekimlerinin ücretlerini düşüreceği hem de fazladan bakacakları hastalar için ücretsiz çalışmaya yol açacağı söyleniyor. Ücretteki düşüşün 10 bin lira civarında olacağı iddia ediliyor.
  • Performans kriterlerinin yol açabileceği bir diğer risk, işsizlik olarak gösteriliyor. Zira yönetmeliğe göre, hedef puanı tutturamayan aile hekimleriyle sözleşme yenilememe hakkı olacak.
  • En çok eleştirilen düzenlemelerden biri de 6 ay boyunca muayeneye gelmeyen hastanın faturasının aile hekimlerine kesiliyor olması. Buna göre aile hekimi, kayıtlı hastalarından 6 ay boyunca muayeneye gelmeyenler nedeniyle “ceza” yiyor. Performans puanı düşen hekim, gelir kaybı yaşıyor. Doktorlar, kayıtlı nüfusun yarısının aile hekimine geldiğine dikkati çekerek, düzenlemenin çok şaşırtıcı olduğunu vurguluyor. Hastaların aile hekimine gelmeyip, doğrudan hastanelere gitmesi de bu puanlamaya dahil.
  • Aile hekiminin teşvik ödemesi puanında, bir hastanın senede 7 kereden fazla muayene olması durumunda kesinti yapılabilecek.
  • İl dışından gelen akut hastalara bakmaları durumunda da aile hekimlerinin performans puanında düşüş yaşanacak.

Sağlık hakkı ve performans kriterleri

İktidar, aile hekimlerinin iş bırakma eylemlerine rağmen bugüne kadar geri adım atmış değil. Buna karşılık, aile hekimlerinin ücret ve performans isyanlarına farklı önlemler alarak çare bulmaya çalışıyor.

Aile hekimlerine ehliyet vb. sağlık raporları için imza verirken ücret alınması, yine günlük sağlık raporu vs. hizmetleri için hastaların ek ücret ödemesi akla ilk gelenler.

Aile hekimlerinin iş bırakma eylemleri ve yaptıkları toplantılar sonuç verecek mi henüz belirsiz. Ancak kesin olan şu ki, sosyal devlet olgusunun en bariz örneği olan sağlık hakkının ve hizmetlerinin ücretsiz olması, bu hizmetlere herkesin erişebilmesi olgusundan her geçen gün biraz daha fazla uzaklaşıyoruz.

Sadece hastaların ücretle bu hizmetlere erişmesi değil mesele. Aynı zamanda doktorlara, sağlık çalışanlarına da neoliberal kavramlar, performans kriterleri dayatılıyor ve onlar için de temel haklar iyiden iyiye erişilemez hâle getiriliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🌗 Kayyum süreci, sağlık eylemi

Önce görevden alma, sonra hapis. Kayyum protestosu. Özel'e dava. Suriye yansıması. YRP'nin ittifak kararı. Anayasa anketi. Kaplan davası. Yenidoğan Çetesi.

05 Ara 2024

🌗 Kayyum süreci, sağlık eylemi

YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu

Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak