
I. TARAFLAR
- Adalet ve Kalkınma Partisi, 14 Ağustos 2001 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan ve Türkiye'de faaliyet gösteren siyasi parti.
- Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması "AK PARTİ". Simgesi ampul. TBMM'de 285 milletvekili ile en çok üyeye sahip parti. Genel başkanı aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı da olan Recep Tayyip Erdoğan.
- Adalet ve Kalkınma Partisi, kurulduğu günden beri katıldığı seçimlerin tamamında birinci parti oldu ve katıldığı altı genel seçimin beşinde (2002, 2007, 2011, Kasım 2015 ve 2018) tek başına iktidar seçildi.
- Yeniden Refah Partisi, Milli Görüş ilkelerini benimseyen, Dr. Fatih Erbakan liderliğinde Saadet Partisi'nden ayrılarak 23 Kasım 2018 yılında kurulan parti.
- Necmettin Erbakan’ın Milli Görüş ilkelerinin özünü oluşturan “adil düzen” paradigmasını savunuyor.
- Milli Görüş'ün temel argümanları arasında ''Önce Ahlak ve Maneviyat, Hızlı Kalkınma, Ağır Sanayi Hamleleri'' ilkeleri sayılabilir.
- Faiz, Milli Görüş partilerinin programlarında sıklıkla sömürünün kaynağı olduğu ve adil bir düzenin faizden arındırılarak mümkün olabileceği ifade ediliyor.
- Geniş açı: Refah Partisi'nin kapatılma gerekçesinde; parti programında yer alan "Türkiye'de manevi kalkınmayı sağlamak, adil düzeni kurmak, ağır sanayiyi gerçekleştirmek, İslam ülkeleriyle olan ilişkileri arttırmak, faizi kaldırmak, Türkiye'nin Avrupa Topluluğu'na girmesinin faydasız olduğu gibi dinî temelli görüşleri,'' nedenler arasında sayılıyor.
- Milli Görüş partilerinin parti programlarında ahlak ve maneviyat sık sık eğitimle birlikte anılıyor.
- Bir adım geriden: Anayasa'nın 5. maddesinde "Devletin temel amaç ve görevleri (...) insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır." ibaresi yer alıyor. Milli Görüş parti programlarında bu maddeye referans vererek eğitimden başlanarak manevi kalkınmanın altı çizilmiştir.
II. ARKA PLAN
Hâlihazırda iki metin bulunuyor:
- Bunların ilki Yeniden Refah Partisi tarafından hazırlanan 30 maddelik talep metni. Sonrasında ortaya konan deklarasyon metni, birçok gazeteci ve siyasetçi tarafından ilk metnin "yumuşatılmış" bir versiyonu olarak kabul ediliyor.
- Bir adım geriden: Yeniden Refah Partisi tarafından hazırlanan metni kimin kaleme aldığı tam olarak bilinmiyor. 30 maddelik bu şartname AK Parti ile görüşülüp kabul edilmişti. Fakat resmî olarak, onaylanmak yerine üzerinden bir daha geçilmesi gerekçe gösterilerek imzalanmadı.
- 30 maddelik talep metnine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık ve AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin gibi AK Parti'nin bazı güçlü isimlerinden itiraz geldi.
- Sonuç itibariyle 30 maddelik talep metnindeki "radikal" bulunan maddeler daha yuvarlak ve hükümsüz sonuçlara bağlanarak yeniden düzenlenmiş, nötralize edilmeye çalışılmış görünüyor.
III. DEKLARASYON METNİ

i. 30 MADDELİK İLK TALEP METNİ
1- Üretim, istihdam ve ihracat ekonomisinin uygulanması.
- Üretim ve istihdam oranlarının arttırılmasının yanında üretim maliyetlerinin düşürülmesi, ihracatın planlı bir ekonomi ile teşvik edilmesi öneriliyor.
2- Denk bütçe ve milli kaynakların harekete geçirilerek faiz yükünün azaltılması.
- Parti tarafından ülke ekonomisindeki kaynakların dışa müdahaleye kapalı olmasının anahtarı olarak milli kaynaklar görülüyor. Bahsedilen milli kaynaklar, Yeniden Refah Partisi’nin sunduğu 164 sayfalık Milli Kaynak Paketlerimiz Raporu içinde ele alınıyor. Bunlardan birkaçı Madencilik Projeleri, Demir-Çelik, Tarım, Kenevir başlıkları altında değerlendirilen projeler.
- Temel prensiplerden biri Necmettin Erbakan ve Milli Görüş hareketinin en önemli ilkelerinden birisi olan faizin düşürülmesi.
- Düşük faiz yöntemi ile küçük ve büyük üreticilerin üretim oranlarının arttırılması amaçlanıyor.
- Yeniden Refah Partisi faizin tamamen kaldırılması, kaldırılamadığı durumlarda en aza indirilmesinin gerekliliğini savunuyor.
3- Enerjide yerli kaynakların kullanılması, yenilenebilir enerji santralleri ile üretim yapılması ve üretimde yerli ara malları ve hammadde kullanılmasının teşvik edilerek dış ticaret açığını düşürülmesi.
- Güneş enerjisi, birleşmiş barajlar projeleri, kompost tesisleri projeleriyle sürdürülebilir üretim ve enerji yönetimi önerilerinde bulunuluyor.
- İthalat ihracat dengesinin sağlıklı ve yönetilebilir bir biçim kazanması öneriliyor.
4- İlave vergi ve zamlardan kaçınılması.
- Bir adım geriden: Vatandaşların enflasyon altında ezilmesinin önüne geçebilmek adına Yeniden Refah, zamlardan ve ilave vergilerden kaçınılması gerektiğini söylüyor.
- Enflasyonla mücadele altını çizilen hususların başında geliyor.
5- Çiftçi, esnaf ve üreten kuruluşların faiz borçlarının silinmesi, anaparanın faizsiz yapılandırılması.
- Yeniden Refah, vergi muafiyeti politikalarını yeterli bulmuyor. Küçük işletmelerin gelir elde etmelerini mümkün görmediği için daha köklü bir sorun olarak gördüğü faiz meselesine odaklanıyor.
6- Çiftçilere arazi değil üretim desteği verilmesi.
- Öte yandan: Tarımsal üretim için gerekli mekanizmaların çiftçiye temin edilmesi, düşük faizli kredilerin sağlanması öneriler arasında.
- Ayrıca 28. madde ile birlikte ele alındığında yakıt üzerinden alınan vergi biçimlerinin kaldırılması hedefleniyor.
7- Yi modeli ile yapılan yatırımların gözden geçirilmesi ve varsa haksız kazancı ortadan kaldırıcı ve önleyici tedbirlerin alınması.
- Not: Burada "yap işlet devret" modeli kastediliyor fakat metinde "D" harfi eksik yazılmış.
- Yap işlet devret modelinin hazine üzerine bindirdiği yükün kaldırılması amaçlanıyor. YİD modelinin doğurduğu hukuki bağlayıcılıkların gözden geçirilmesi ile devletin zarara uğradığı kalemlerin yeniden değerlendirilmesi, hukuki bir takım aksiyonları da doğuracak gibi görünüyor.
- İkinci metinde dikkate değer bir diğer değişiklik ise yap işlet devret teriminin zamanla kazandığı pejoratif anlamdan azade edilmiş görünen bir açıklamaya gidilmesi gibi görünüyor.
8- Belediyelerin borçlanmasına ilişkin tedbirlerin alınması ve israfların önlenmesi.
9- Tarımsal kotaların kaldırılması.
- Çiftçilerin büyük bölümünü mağdur eden, öncelikli olarak şeker pancarı ve diğer tarım ürünlerindeki kotaların kaldırılması amaçlanıyor.
- Kotaların kalkmasıyla ekim teşvikleri ve düşük faizli kredilerle çiftçiler desteklenecek.
- Bu madde ile amaçlanan bir diğer şey Türkiye’nin tarım ürünü ihraç eden bir ülke hâline gelerek dış ticaret açığını dengeleyecek oluşu.
10- TCMB'nin hazineyi fonlandırmasının önündeki engellerin kaldırılması.
- Bu madde ile olası yüksek bütçe açıklarının merkez bankalarına para bastırılarak finanse edilmesi kastediliyor gibi görünüyor. Gerekli durumlarda Merkez Bankası doğrudan aksiyon alabilecek.
11- Çalışanların ve emeklilerin aylık gelirlerinin yoksulluk sınırından aşağıda olmamasının temin edilmesi.
12- İHA-SİHA'lar, yerli otomobil ve diğer stratejik ürünlerin ve savunma silah ve mühimmatlarının üretiminin desteklenmesi.
- Savunma sanayindeki sübvansiyonların artırılması planlanıyor. Türkiye’nin son dönemde ihraç ettiği İHA ve SİHA’ların daha geniş bir pazar alanına hitap etmesi öngörülüyor.
13- Din, dil, ırk ve gelir düzeyi ayrımı yapılmadan "herkes için adalet" tesisi edilmesi.
- Milli Görüş geleneği her türlü ırkçılık biçimini reddediyor.
- Refah Partisi'ne göre dünya güçlerinin ve siyonizmin Türkiye’yi bölmesinin aracı olan ayrımcılıklara karşı birlik ve beraberlik desteklenmeli.
- Parti Necmettin Erbakan’ın ayrımcılıkla mücadele yöntemlerini takip ettiğini vurguluyor.
14- Atamalarda adalet, liyakat ve aile bütünlüğünün dikkate alınması.
- Fatih Erbakan tarafından ahlaki bir ilke olarak dile getirilen madde, hukuki düzenlemelerin ve denetim mekanizmalarının temelini atıyor.
15- İstanbul Sözleşmesinin iptalinin TBMM'de oylanması ve uzantısı 6284 sayılı yasanın aile bütünlüğünü bozucu hükümlerinin ayıklanması.
- İstanbul Sözleşmesi’nin tam adı olan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, 6248 sayılı kanuna dayanıyor. Sözleşmenin önemi şiddetin yarattıkları, nedenleri ve sonuçlarının ortadan kaldırılması hedefi.
- Sözleşme maddelerinde "Kadının beyanı esastır" gibi bir ibare bulunmuyor. Kadının beyanının esas olması hukuki bir ilke olarak uygulanıyor ve Yeniden Refah bu tutumun ideolojik bir bakış açısı olduğunu iddia ediyor.
- Metin sözleşmeyi aile kurumunun bozulmasına neden olduğu gerekçesiyle reddediyor. Ayrıca sözleşmenin şiddet olaylarının engellenmesinde yeterince etkili olmadığı, şiddet olaylarının devam ettiği söyleniyor. Bu noktadan da sözleşmenin ve 6284 sayılı yasanın işe yaramadığı sonucuna varılıyor.
- Bu madde deklarasyon metninde şu biçimi kazanmıştır: "Aile bütünlüğünün korunması için mevcut yasalardaki aykırı hükümlerin ayıklanmasına, manevi değerlerimize aykırı fiillerin ve sapkınlıkların önlenmesine yönelik yasal düzenlemelere, süresiz nafaka konusundaki mağduriyetlerin giderilmesine ağırlık verilecektir."
16- 6251 sayılı yasanın gözden geçirilmesi ve sapkınlıkların önlenmesi.
- İstanbul Sözleşmesini konu alan 15. madde ile birlikte ele alınması gereken bu şart, lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel kimlik ve yönelimlerini "normalin dışında" olarak kabul ediyor.
- "Türk aile yapısının" milli ve manevi değerlerini örselediği düşülen cinsiyet yönelimlerinin güvence altına alınmamasının altı çiziliyor.
17- Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin düzenlemelerden vazgeçilmesi.
18- Fulbright Komisyonu'nun faaliyetlerinin sonlandırılması.
- Milli Görüş hareketinin temsilcisi olarak Yeniden Refah Partisi her daim eğitimin dış müdahalelere dirençli olmasını savunuyor.
- 17 Şubat 1946 yılında imzalanan Kahire Anlaşması'nın bir uzantısı olarak gördükleri 1950 yılında imzalanan ikinci bir anlaşma ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın Amerikan müdahalesine açık hâle geldiği düşünülüyor.
- 1950 yılındaki anlaşma ile kurulan Fulbright Eğitim Komisyonu içinde 4 Türkiyeli, 4 ABD'li üyeyi barındıran, fakat son karar merciinin ABD'nin Ankara Büyük Elçisi olduğu bir komisyon. Parti tarafından, bu komisyonun Türkiye’deki yüksek eğitim gören öğrencileri, burslar yoluyla Amerikan üniversitelerinde indoktrine edildikleri düşünülüyor. Türkiye’nin tam bağımsızlığı için Fulbright Eğitim Komisyonun kaldırılması hayati bir mesele olarak görülüyor.
19- DSÖ ile yapılan sözleşmelerin milli çıkarlarımıza uygun hale getirilmesi.
- Dünya Sağlık Örgütü’nün uluslar-üstü aksiyonlarını bir ulus devlet olarak Türkiye’nin ulusal egemenliğine aykırı bulan Yeniden Refah Partisi 2 Mayıs 2017’de Ankara’da imzalanan, 21 Ağustos 2020'de onaylanan DSÖ anlaşmasını gözden geçirilmesini talep ediyor.
- Gerekli durumlarda 5. madde ile DSÖ İstanbul Ofisi Mahallinin dokunulmazlığı, 7. madde ile vergiden muaf tutulması, 9 ve 10. maddelerde kabul edilen diplomatik dokunulmazlıkların kapsamının genişliği tartışmaya açılıyor.
- Bu madde şu şekilde değiştirilmiş: "Toplum Sağlığına İlişkin Sözleşmelerin milli çıkarlarımıza uygun hâle getirilmesine çalışılacaktır."
20- Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde İslam kardeşliği esas alınarak ırkçılığın önlenmesi ve devlet-millet kaynaşmasının sağlanması.
21- D8'in canlandırılması ve D60'ın temellerinin atılması.
- Gelişen Sekiz Ülke Teşkilatı (D-8) Türkiye, Pakistan, Bangladeş, Mısır, Nijerya, İran, Endonezya ve Malezya'dan oluşuyor.
- Refah Partisi için bu organizasyon Türkiye’nin dış politika geleceği için çok önemli. Gelişen 8 ülkenin potansiyeli vurgulanarak, geriye kalan 57 İslam devletini de içine alacak D-60’ın önünün açılması amaçlanıyor.
22- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kazanılmış haklarından taviz verilmeden daha fazlası için gayret edilmesi.
- Bu madde Dr. Fatih Erbakan’ın “Türkiye var oldukça, KKTC de var olacaktır” makalesinin bir uzantısı niteliğinde. Parti resmî olarak Enosis Planı’na karşı hareket edilmesi, KKTC’nin Yunanistan’a ilhakını öngören her türlü eylemin karşısında olunmasının bir gereklilik olduğunu savunuyor.
23- Kudüs ile ilgili kırmızı çizgimizin korunması.
- Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasına yönelik adımlara karşı katı şekilde hareket edilmesini savunan bu maddeyi, D-8 ve D-60 maddeleri tamamlıyor.
- Bu madde özellikle siyonizme karşı olarak şart koşulmuş ve Filistin Devleti’nin yalnız bırakılmamasını öngörüyor.
24- Suriyelilerin güvenli şekilde ülkelerine dönüşünün temin edilmesi.
- Mültecilerin gerekirse Suriye’deki rejimle mutabakata varılarak güvenlikli şekilde ülkelerine geri dönebilmeleri hedefleniyor.
- Türkiye’deki işgücü piyasasındaki arz-fazlalığının da önüne geçilmesi öngörülüyor.
25- Süresiz nafaka konusundaki mağduriyetler giderilmelidir.
- 6284 sayılı kanunun sebep olduğu erken yaşta evlilik ve süresiz nafaka sorunlarının çözümlenmesi amaçlanıyor. Refah Partisi söz konusu meseleler üzerine oluşmuş STK’lar ile bu meseleleri gündeminde tutuyor.
26- Milli eğitim müfredatının milli ve manevi değerlerimize uygun hale getirilmesi.
- Deklarasyon metnindeki değişiklik: Milli Eğitim Müfredatının milli ve manevi değerlerimize uygun hâle getirilmesi ve gerekirse aykırı sözleşmeler dâhil her türlü düzenlemelerin gözden geçirilmesi temin edilecektir.
27- Zinanın suç sayılması.
Maddedeki zina konusunun, ikinci metinde soğurulduğu gözlemleniyor. Refah Partisi, aile kurumunu toplum içindeki en temel yapı taşı olarak görüyor. Aile kurumunun günümüzde bir buhran yaşadığını düşündüğü için, "zina"nın her biçimi ile hukuki olarak cezalandırılması isteniyor.
28- Mazottan vergi alınmaması.
29- Gübre fiyatlarına en az %50 sübvansiyon uygulanması.
30- Engellilerin maaşlarının asgari ücret seviyesine çıkarılması.
ii. İKİ PARTİ TARAFINDAN KABUL EDİLEN METİN
AK PARTİ VE YENİDEN REFAH PARTİSİ 14 MAYIS 2023 SEÇİM İTTİFAKI DEKLARASYONU
AK Parti ve Yeniden Refah Partisi, aşağıdaki temel ilkeler çerçevesinde, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde, Cumhur ittifakı çatısı altındaki partilerle birlikte hareket etmeyi kararlaştırmıştır:
Türkiye, 14 Mayıs'ta, Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimlerinin ötesinde, orta ve uzun vadeli geleceğini ilgilendiren temel bir tercih yapacaktır. Bu tercihin, siyasi, ekonomik, sosyal ve diplomatik sonuçları olacaktır. Partilerimiz, Cumhur İttifakındaki diğer siyasi teşekküllerle beraber, ülkenin mevcut kazanımlarını koruyarak, milletimizi asırlardır hayalini kurduğu güçlü ve büyük Türkiye hedefine yürümesi gerektiği ortak paydasında buluşmuştur. Son yıllarda yaşanan küresel krizlerin ülkemize etkilerinin ve 6 Şubat depremlerinin yol açtığı ağır yıkımın telafisi ancak, geniş anlayış birliğine dayanan güçlü bir siyasi iradeyle sağlanabilir. Bu çerçevede, sanayiden tarıma ekonominin her alanında yüksek katma değerli üretimin teşvikini, istihdamın artırılmasını, faiz yükünün azaltılmasını, israfın önlenmesini, savunma ve enerji sektörlerinin güçlendirilmesini hedef alan politikaların geliştirilmesi için, Cumhurbaşkanı seçiminden sonra, hükümet politikalarının belirlenmesi ve uygulanmasında aşağıdaki hususlar dikkate alınacaktır.
Milletimize saygıyla duyururuz.
A. EKONOMİK KONULAR:
Ekonomide katma değeri yüksek malların üretimine ve ihracına ağırlık verilmesi, emek yoğun alanların teşvik edilerek işsizliğin azaltılması temin edilecek. Faiz yükünün azaltılmasına yönelik olarak:
a) Genel ve Yerel Yönetimlerin bütçelerinde denklik sağlanması ve ilave borçlanmalardan kaçınılması,
b) Genel ve Yerel Yönetimlerde israfın önlenmesine azami dikkat gösterilmesi,
c) TCMB'nin Hazineyi fonlandırmasının önündeki engellerin kaldırılması sağlanacaktır.
Dış ticaret açığının azaltılmasına yönelik olarak:
a) Enerjide yerli kaynakların kullanılmasına ağırlık verilmesine,
b) Yenilenebilir enerji santrallerine ağırlık verilmesine,
c) Üretimde yerli ara malların ve hammaddelerin kullanılmasının teşvik edilmesine,
d) İHA-SİHA’Iar, yerli otomobil ve diğer stratejik ürünlerin ve savunma silah ve mühimmatların üretiminin desteklenmesine gayret edilecektir.
Üretimin ve verimin arttırılmasına yönelik olarak:
Çiftçi, esnaf ve üretim yapan kuruluşların devlete olan faiz borçlarının silinmesi ve ana paranın faizsiz yapılandırılması, çiftçilerin arazi yerine üretim desteği ile teşvik edilmesi, traktör ve tarım aletleri ile yük nakliye araçlarının ve balıkçıların kullandığı mazottan vergi alınmaması, gübre fiyatlarında %50 devlet desteği sağlanması ve tarımsal ürünlerde kotaların kaldırılması yönünde çalışılacaktır.
Dar gelirli vatandaşlarımızın hayat standartlarını yükseltilmesine yönelik olarak:
a) ilave vergi ve zamlardan kaçınılması,
b) Çalışanların ve emeklilerin aylık gelirlerinin yoksulluk sınırının altında olmamasının sağlanması,
c) Çalışanlar arasındaki ücret dengesizliklerinin giderilmesi,
d) Engellilerin maaşlarının asgari ücret seviyesine çıkarılması için çalışılacaktır.
e)Kamu- özel iş birliği ile yapılan yatırımların gözden geçirilmesi ve varsa haksız kazancı ortadan kaldırıcı ve önleyici tedbirlerin alınması temin edilecektir.
B. SOSYAL KONULAR:
Dil, din, ırk ve gelir düzeyi ayrımı yapılmadan "herkes için adalet" temin edilmesine, atamalarda adalet, liyakat ve aile bütünlüğünün dikkate alınmasına, milletimizin tüm kesimleri arasında birliği, beraberliği, kardeşliği tahkim edecek manevi ve kültürel değerlere ağırlık verilmesine özen gösterilecektir.
Aile bütünlüğünün korunması için mevcut yasalardaki aykırı hükümlerin ayıklanmasına, manevi değerlerimize aykırı fiillerin ve sapkınlıkların önlenmesine yönelik yasal düzenlemelere, süresiz nafaka konusundaki mağduriyetlerin giderilmesine ağırlık verilecektir.
Milli Eğitim müfredatının milli ve manevi değerlerimize uygun hale getirilmesi ve gerekirse aykırı sözleşmeler dâhil her türlü düzenlemelerin gözden geçirilmesi temin edilecektir. Toplum sağlığına ilişkin sözleşmelerin milli çıkarlarımıza uygun hale getirilmesine çalışılacaktır.
C.DIŞ POLİTİKA:
D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatına işlerlik kazandırılması, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin bağımsız devlet statüsünün tüm dünyada kabulüne yönelik çalışmalar ve Kudüs'le ilgili kırmızı çizgiler gibi hususlarda azami hassasiyet gösterilecektir.
Göçmenlerin güvenli şekilde ülkelerine dönüşüne yardımcı olunacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Siyasi Parti Eylem Planı Rapor İncelemeleri #4
01 Nis 2023

YAZARLAR

Rapor Bülteni | Seçim 2023
Rapor Bülteni, Türkiye gündemindeki konular hakkında hazırlanmış raporları inceleyen ve her pazar günü rapor özetlerini aboneleriyle paylaşan e-posta bülteni. Şimdi Aposto bünyesinde Rapor Bülteni | Seçim 2023 konseptiyle siyasi partilerin 2023 Seçimleri süresince hazırladığı raporları inceliyor.
İLGİLİ OKUMALAR


