
Yazı ve fotoğraflar: Onur Baştürk
Turunç Pınarı ya da deniz haritalarındaki adıyla Pınaraltı Koyu. En basit tarifiyle Fethiye’deki Hillside Beach Club’ın az ilerisindeki yan koy. Teknecilerin dilinde ise yıllardır aynıydı: Osman’ın Yeri. Osman Aydın’ın balıkçısına gelip salaş atmosferden etkilenen ve denizden çıkarılmış taze balığı tadanlar, her yaz en az bir kez buraya uğramayı alışkanlık haline getirmişti. Alışkanlığı giderek tutkuya dönüşen biri daha vardı, yapımcı Timur Savcı. Ünlü yapımcı altı yıl önce bu nefis koyu satın aldı. Geçtiğimiz yaz ise Turunç Pınarı’ndan yükselen yeni bir konseptle tanıştık: Yazz Collective.
Timur Savcı bu projede yalnız değil. Yaklaşık 20 yıldır turizm ve eğlence sektöründe olan Mehmet Can Uzun’la beraber çıkmış yola. Mehmet Can süreci şöyle anlatıyor: “Amacım yeni bir marka yaratmaktı. Hayalim şuydu: Doğru konumlanmış bir butik otel zinciri kurmak. Global trendlere baktığımızda artık insanlar daha özel deneyimler yaşamak istiyor. Buna rağmen Akdeniz’den çıkmış Aman gibi bir marka da yok. Hedefim bunu gerçekleştirmek. Bir başka amacım da, Türkiye’de butik otelcilik alanında bir ilerleme kaydetmek. Çünkü bizde butik otelcilik hep ‘küçük otelcilik’ olarak algılanıyor. Halbuki butik otel demek butik servis ve kendine özgü olmak demek. Dolayısıyla hayalim her zaman Akdeniz’in sunduğu bu yuvadan çıkacak bir marka kurmaktı. Timur da bu hayali biliyordu. Burayı alması ve çok sevmesi ortak bir başlangıca yol açtı.”

"Fine" unsurlarla samimiyet bir arada
Peki sadece denizden ulaşılabilen Yazz Collective nasıl bir yer? İnsanlara ne vadediyor? Yazz’ın iki farklı restoranı, gym’i, spa’sı, butiği ve sanat galerisi var. Restoranlarından biri modern Akdeniz-Ege mutfağı. Sebzesi, balığı bol, taş fırında, açık ateşte, közde uzun pişen “slow food” yemeklerden oluşan bir mutfak. İsmi “Tavern” olan diğer restoran ise iskeleye konuşlanmış, sadece akşamları servis veren, paylaşımlı menüye sahip daha rakılık, uzoluk bir yer. Mustafa Otar iki restoranın da şefi. Otar çoğu malzemeyi arazide bulunan tarladan elde ediyor.
Yazz’ın genel konseptine dair detayları yine Mehmet Can’dan dinleyelim: “Konseptimizde iki temel var. İlki, konforla doğanın gerçek anlamda iç içe geçmiş olması. Çünkü bir yer çok konforluysa doğaya saygılı değildir ya da çok doğalsa konforlu değildir gibi bir algı var. Önemli olan bunu doğru dengelemek. Biz bunu yaptık. İkincisi ise samimi olmak.

Hepimiz samimiyeti çok seviyoruz, ama bir yandan konfora da düşkünüz. Mesela çok şık bir restorana gidip yemek yiyeceğin zaman oradaki personelle aranda hep bir mesafe vardır. Herkes daha dik duruyordur. Ya da bir balıkçıya gidersin. Orası da çok rahat ama aşırı salaştır. Yazz’da bizim dengelemek istediğimiz şey bu: ‘Fine’ unsurlarla samimiyetin bir arada olabilmesi. Çok kaliteli bir yemeği dağın başında samimi bir şekilde yiyebilmen. O atmosferi burada sunmak istiyoruz: Doğal, rafine ve konforlu. Bir bakıma, Afrika’da safariye gittiğin zaman konakladığın otellerde olduğu gibi...”
Yazz’daki yaşam tarzını ise kısaca “well-living” olarak özetliyor Mehmet Cani “Hepimiz yogaya gidiyor, sağlıklı besleniyoruz ama sonra iyi bir yemek ve iyi içkiyle eğlenmek de istiyoruz. Bizim eğlencemiz insanların ruh haline göre şekil alacak.”

Koya giren her şey geri dönüştürülüyor
Yazz Collective konseptinin sürdürülebilirlik için yaptıkları da somut örneklerden oluşuyor. Mesela klimalar çalıştığında üretilen sıcaklıkla suyu ısıtıyorlar. Bunun için tropikal iklimlerde kullanılan bir sistemi Türkiye’ye getirmişler. Bir başka örnek de koya giren her şeyin geri dönüştürülmesi. Mesela cam atıklar için özel bir cam kırma makineleri var. Burada kırıp biriktirdikleri camları kışın bir cam ocağında bardağa dönüştürecek ve gelecek yaz sofralarda o bardakları kullanacaklar.
Yazz ekibi, Göcek çevresinde sadece kendi koylarında yaşama şansı olan korunma altına alınmış bir tür olan Posidonia resifleri için de çalışma yapmış. Teknelerin demir atması deniz dibine ve dolayısıyla Posidonia’ya zarar verdiği için iskeleye ponton yerleştirilmiş. Böylece teknelerin demir atmadan rahatça yanaşmasına olanak sağlanmış.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yuzu bu sayısında Fethiye'de Yazz Collective'i ve İtalya'daki Masseria Moroseta'yı ziyaret ediyor, turizmde sürdürülebilir uygulamaları ve mimaride ekolojik tasarımları keşfediyor.
08 Tem 2022

YAZARLAR

Yuzu Mag
Print ve dijitalde seyahat, mimari, gastronomi, yaşam, sanat ve botanik konulu yazı ve fotoğraflar yayımlayan Yuzu, geçmiş sayılarından yayımlanan yazılarından oluşan seçkiyle her cuma 11.00'de Aposto'da.
İLGİLİ OKUMALAR


