Almanya'da "trafik lambası" koalisyonu


Kendinize, işinize, kurumunuza değer katın: BMI Business School Daima güncellenen koşullarda karar alıcılık, her geçen gün daha önemli hâle geliyor. İş dünyasında karar alıcı pozisyonunda çalışanların riskleri öngörebilmesi, sürdürülebilir başarı için olmazsa olmaza dönüşüyor. Sektöre dair içgörüleri besleyecek, uzmanlığa ya da etkin yöneticiliğe birkaç adım daha yaklaştıracak eğitimler düzenleyen BMI Business School, kişisel ve meslekî gelişimlerine önem veren her sektörden profesyonelin ihtiyaçlarına yanıt vermeyi başarıyor. İş okulu konsepti denince Türkiye’de akla gelen ilk kurumlardan biri olan BMI Business School , 16 yılı aşkın deneyimi, 720'yi aşkın genel katılıma açık tamamlanan sertifika programı, 260 eğitmen ve akademisyenle iş birliği ve 12 binin üzerinde sertifika programı mezunuyla Türkiye'de iş dünyasının, sektörlerin, kurumların ve bireylerin niteliğini artırmak için faaliyet gösteriyor. BMI’da neler var? BMI, çeşitli konularda uzmanlık sahibi eğitmenlerle, yönetim danışmanlarıyla ve kurumlarla iş birliği gerçekleştirerek uzmanlık eğtimleri düzenliyor. Yönetici gelişim programları da üst düzey yönetici ve akademisyenlerin deneyimlerini yönetici adaylarla paylaşmasını olanaklı kılıyor. Düzenlediği yönetim konferansları ve zirvelerle Türkiye iş dünyasında bilgi ve iletişim ağının gelişmesine katkıda bulunmayı hedefleyen BMI, Türkiye'nin lider iş okulu olarak kurumsal eğitim yönetimi danışmanlığı ve kurum ihtiyaçlarına özel eğitim çözümleri de sunuyor. BMI Business School’un Aralık 2021 - Ocak 2022 takviminde aşağıdaki uzmanlık eğitimleri bulunuyor. Şubat ve mart takvimlerine erişmek, BMI’a dair bilgi almak ve eğitimlere kayıt yaptırmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Almanya'da 26 Eylül'de gerçekleşen genel seçimde Sosyal Demokrat Parti (SPD) %25,7 oyla seçimi kazanmış, Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ittifakıysa %24,1’le ikinci sırada yer almıştı. Yeşiller %14,8, liberal Hür Demokrat Parti (FDP) %11,5, aşırı sağcı AfD %10,3 ve Sol Parti %4,9 oranında oy almıştı.
Büşra Kılıç'ın seçim sonuçlarını değerlendirdiği ve sol partilerin tek başlarına koalisyon kurmasının imkânsızlığı sebebiyle "SPD'nin buruk zaferi" başlığını koyduğu yazısını buradan okuyabilirsiniz.
Aylar süren koalisyon görüşmeleri bu hafta neticelendi. Anketlere göre halkın en çok istediği koalisyon olan ve partilerin renkleri nedeniyle "trafik lambası koalisyonu" olarak adlandırılan SPD, Yeşiller ve FDP koalisyonu için partiler anlaşmaya vardı. "İlerleme için daha fazla cesaret. Özgürlük, adalet ve sürdürülebilirlik için ittifak" adı verilen anlaşma için 3 partiden 300’e yakın siyasetçi ortak çalışma yürüttü.
Merkel’in G20 Liderler Zirvesi’ne birlikte katıldığı, onun yerine başbakan olacak SPD’li Olaf Scholz, koalisyona katılacak partilerin delegelerinin 10 gün içinde ortak hükümet programına onay vereceklerini duyurdu. Partilerin oylamasının ardından 6 Aralık haftasında Federal Meclis’in Scholz’ü başbakan olarak seçmesi bekleniyor.
“Bizi, Almanya’yı daha iyi yapma arzusu birleştiriyor" diyen Scholz, kampanya döneminde merkezde bir siyaset izleyerek CDU seçmenlerine de hitap etmiş, Merkel döneminin devam edeceğinin güvencesi olarak görülmüştü.
Bakanlıkların dağılımı
Koalisyon hükümetinde ekonomi ve iklim koruma için Yeşiller Partisi’nin yönetiminde bakanlık kurulacak. Ayrıca Yeşiller, başbakan yardımcılığı ile dışişleri, aile, çevre ve tüketiciyi koruma, gıda ve tarım bakanlıklarını üstlenecek. Koalisyonun en küçük ortağı FDP ise maliye, adalet, ulaştırma ve dijital işler ile eğitim ve araştırma bakanlıklarını alacak. SPD de başbakanlığın yanı sıra içişleri, çalışma ve sosyal güvenlik, savunma, sağlık, imar, ekonomik iş birliği ve kalkınma bakanlıklarını yürütecek.
Programdan satır başları
Koalisyon anlaşmasına göre Covid-19’a yakalanma riski yüksek olan kişilerin bulunduğu yerlere girip çıkanlara aşı olma zorunluluğu getirilecek, pandemi için kriz ekibi oluşturulacak.
Dış politikanın temelini Fransa ile dostluk ve ABD ile ortaklık oluşturacak. Batı Balkanlar'daki altı AB üyeliği adayının katılım sürecine destek verilecek. Afganistan'dan tahliye operasyonu konusunda parlamento soruşturması başlatılacak. Askerî insansız hava araçlarının belirli koşullarda silahlı hâle getirilmesinin önü açılacak. Eskiyen Tornado savaş jetlerinin yerine yeni uçaklar alınacak. Rusya konusunda ortak Avrupa siyasetine odaklanılacak ve Rusya ile yapıcı diyalog aranacak.
Paris İklim Anlaşması kapsamında verilen sözlere uyulacak, daha önce 2038 olarak duyurulan kömür yakıtlı enerji kullanımına son verme planı 2030’a çekilecek. Yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması için çalışılacak. 2030'a kadar ülkedeki arabaların en az 15 milyonunun elektrikli olması hedeflenecek.
Vergiler artırılmayacak ve borçları artırmaya yönelik kısıtlamalar gevşetilmeyecek. Asgari ücret saate 12 avroya çıkartılacak. Daha fazla konut inşa edilecek, yılda 400 bin daire hedefinin çeyreği devlet tarafından finanse edilecek. Eğlence amaçlı esrar satışı ve kullanımı serbest bırakılacak. Oy kullanma yaşı 16'ya düşürülecek.
Türkiye ve göçmenler
Anlaşma, çifte vatandaşlık konusunda ve Almanya vatandaşlığına geçişte kolaylık sağlanmasını öngörüyor. Göçmenlere Almanya'da beş yıl yaşadıktan sonra vatandaşlık başvurusu hakkı tanınıyor. Göçmenlere yönelik destek programlarının süreceği, aşırı sağcı terör kurbanları için dokümantasyon merkezi oluşturulacağı ifade ediliyor. Metin, Türkiye’yi “endişe verici iç siyasi gelişmelere rağmen önemli bir komşu ve Avrupa Birliği ortağı” olarak tanımlıyor ancak AB üyeliği konusunda yeni fasıllar açılmasına ya da var olan fasılların kapanmasına karşı çıkıyor. AB-Türkiye diyaloğunun süreceği ve Türkiye'deki sivil toplum örgütleriyle iletişimin geliştirileceği belirtiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta Avrupa'da artan Covid-19 vakalarının ardından hükümetlerin aldığı yeni önlemlerle toplumların bu önlemlere karşı isyanını ve Almanya'da SPD, Yeşiller ve FDP arasında varılan koalisyon anlaşmasını ele alıyoruz.
26 Kas 2021

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




