

Mey|Diageo desteğiyle: Öküzgözü ve Boğazkere: Anadolu’dan Geleceğe Miras
Öküzgözü & Boğazkere: Anadolu’dan Geleceğe Miras Yaklaşık 10 bin yıl önce bağcılığın doğduğu coğrafyada, birliktelikleri şenlendirmeye başlayan şarabın topraktan sofralara, oradan da gönüllere inen hikâyesinin peşindeyiz. Bugün hikâyenin…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Anayasalar, bir devletin dayandığı temel ilkeleri, yönetim şeklini, vatandaşın temel hak ve özgürlüklerini, devlet güçleri arasında denge ve denetleme usullerini ve kurumların işleyişini düzenleyen toplumsal sözleşmelerdir.
Cumhuriyet tarihimiz boyunca demokratikleşme ve çağdaş uygarlık yolunda ilerleme amacıyla yapılan her Anayasa değişikliğiyle, kadın haklarında gelişme sağlandığı görülmüştür. Cumhuriyetin kuruluşunu takiben yapılan 1924 Anayasasında ve 1961 ile 1982 Anayasalarında kadın erkek eşitliği yolunda çok sayıda değişiklik yapılmıştır.
1924 Anayasası
Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir ilkesine dayanan 1924 Anayasasında “İptidai tahsil bütün Türkler için mecburi ve Devlet mekteplerinde meccanidir” denilerek kız ve erkek çocuklar için ilköğretimin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır (md.87). Ancak, 1920’lerin başında bir çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de siyaset yapma, milletvekili seçme ve seçilme hakkı sadece erkeklere tanınmıştır.
1924 Anayasasının 10. ve 11. maddelerinde “her Türk erkek” denilerek sadece erkeklere tanınmış olan milletvekili seçme ve seçilme hakkı, 5 Aralık 1934 tarihinde anayasada yapılan değişiklikle, kadınlara da tanınmıştır. 10. maddede yapılan değişiklikle “yirmi iki yaşını bitiren kadın, erkek her Türk mebus seçmek hakkını haizdir”; 11. maddede yapılan değişiklikle “otuz yaşını bitiren kadın, erkek her Türk mebus seçilebilir” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasanın söz konusu 10. ve 11. maddelerindeki değişiklikler çerçevesinde İntihab-ı Mebusan Kanunu’nda (Milletvekili Seçimi Kanunu’nda) değişiklik yapılmış ve anayasayla tanınmış olan eşit hakların uygulanabilmesi için seçim kanununda da bunlara yer verilerek, hem anayasa hem de yasada yapılan değişiklikler 11 Aralık 1934 tarihli Resmî Gazetede yayınlanmıştır. Atatürk devrimlerinin hayata geçirilmesindeki kararlılığı 11 Aralık 1934 tarihli Resmî Gazetede görüyoruz. Böylece, Şubat 1935’de yapılan milletvekili seçiminde 17 kadın milletvekili seçilmiş ve yasama görevine başlamıştır.

Resmî Gazete 11.12.1934 no. 2877
1924 Anayasasında “laiklik” ilkesine ilk adım olarak nitelediğimiz değişiklik 10 Nisan 1928 tarihinde yapılmış ve anayasanın 2. maddesinden “Türkiye Devletinin dini, İslamdır” fıkrası çıkarılmıştır. Böylece Türkiye Cumhuriyetinde, dine dayalı ayrımcılık yapılmaksızın eşit yurttaşlık anayasal bir ilke olarak yer almıştır.
5 Şubat 1937 tarihinde yapılan değişiklikle devrimlerin güvencesi laiklik ilkesine yer verilmiştir. Bu değişiklik sonucu anayasanın 2. maddesi “Türkiye Devleti, cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, lâik ve inkılâpçıdır. Resmî dili Türkçedir. Makarrı Ankara şehridir” şeklinde düzenlenmiştir.
Laiklik ilkesi günümüzde de insan haklarının, demokrasinin ve kadın haklarının güvencesidir.
1961 Anayasası ve Sonrası
1961 Anayasasında kadın erkek eşitliği esasen genel eşitlik kuralı çerçevesinde ele alınmış; eğitim, öğrenim hakkına ilişkin 42. maddede “İlköğrenim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için mecbûridir ve devlet okullarında parasızdır”, hükmüne yer verilmiştir. 66. maddede ise kadının çalışma yaşamında korunmasına ilişkin düzenleme yapılmıştır.
1982 Anayasasında kadın erkek eşitliğinin sağlanması amacıyla yapılan değişiklikler, özellikle Türkiye’nin 1999 yılında Avrupa Birliği’ne aday ülke olarak müzakere sürecine alınmasının ardından kısa vadeli taahhütler kapsamında gerçekleştirilmiştir.
3.10.2001 tarihinde yapılan ilk değişiklikle anayasanın 41. maddesindeki “Aile toplumun temelidir” hükmüne “eşlerarası eşitliğe dayanır” ibaresi eklenmiştir. Ancak bu değişikliğin sadece ailede eşitlikle sınırlı olması, eğitim, istihdam, siyaset gibi yaşamın diğer alanlarını kapsamaması nedeniyle özellikle kadın hukukçular tarafından yetersiz bulunmuştur.
Nitekim, AB’nin ilerleme raporunda da bu hususa dikkat çekilmesi üzerine 7.5.2004 tarihinde yapılan yeni bir değişiklikle anayasanın 10. maddesine “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.” fıkrası eklenmiştir. Ancak, bu defa da kadınların eşit fırsatlara sahip olmasına destek oluşturacak “olumlu ayrımcılığa” ilişkin yapılması beklenen düzenleme göz ardı edilmiştir. Bu eksiklik 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumda anayasanın 10. maddesine “Devletin kadın erkek eşitliğini sağlamak amacıyla alacağı tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanmaz.” cümlesi eklenerek giderilmiştir.
1924 anayasasında 1937’den itibaren yer verilen laiklik ilkesi, 1961 ve 1982 Anayasalarında da devletin “değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez” temel nitelikleri arasında sayılmıştır.
Demokratik, laik bir hukuk devleti kadın haklarının temel güvencesidir ve ülkemizde son yıllarda kadın-erkek eşitliğinden geri adım atma girişimlerinin yaşanması karşısında laikliğin korunmasına bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır.
Not: Serbest Kürsü'de yer alan tüm görüşler yazarlara ait olup, Aposto'nun editoryal bakış açısını yansıtmamaktadır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Hüküm giymesi hâlinde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na siyasi yasak öngören dava 14 Aralık'a ertelendi. Kripto para borsası FTX iflas bayrağını çekti. HBO'nun popüler dizisi Westworld iptal edildi.
12 Kas 2022

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.



