And Olsun Zeytin'e

İzin Hep Sürülecek Nesilden Nesile!
And Olsun Zeytin'e

1-Kendinizden bahseder misiniz?

Ben Hatice AKTÜRK. Balat (Milet) Aydın doğumluyum. Uzun yıllar büyük şehirlerde yaşadım, büyük firmalarda yöneticilik yaptım, dünyanın pek çok ülkesine iş gereği seyahat ettim, tüm her şeyi geride bırakarak Muğla’ ya yerleştim ve zeytin dostu olarak yaşamını sürdürmekteyim. ATA AĞAÇ markasının sahibiyim.

Kocaeli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nden 2004 yılında mezun olduktan sonra, dil eğitimi için bir yıl İngiltere’de bulundum. Yurda döndüğümde Marmara Üniversitesi Avrupa Topluluklar Enstitüsü'nde Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Yüksek Lisans eğitimine başladım, ders aşamasını bitirdim fakat iş hayatına atılmam sebebiyle tezimi tamamlayamadım. Yüksek Lisans eğitimim sırasında Avrupa Birliği Derneği'nde çalışmaya başladım ve Avrupa Birliği projeleri yürüttüm. 30 bin Euro bütçeli Gençlik Projesi hibesi kazandım ve proje liderliği yaptım. Ardından memleketim Aydın’a dönüp 1 sene boyunca bir zeytin fabrikasında yönetici asistanlığı yaptım.  2007 yılında tekstil sektöründe çalışmaya başladım. Yurtdışı pazarından sorumlu satış temsilcisi olarak yaklaşık 10 yıl boyunca kariyerimi bu yönde geliştirdim. Bu süreçte İspanya, Yunanistan, Portekiz, Belçika, Hollanda, Almanya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde bulunan büyük hazır giyim markalarına tekstil ürünü sattım.  İş gereği sürekli yurtdışı seyahatinde bulundum, bir gün artık daha fazla bu sektörde olmak istemediğimi fark edip istifa ettim ve memleketime geri döndüm. Kasım 2016’ da Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Selçuk Aktürk ile evlendim. Kendisi nano teknoloji alanındaki akademik çalışmalarının yanı sıra “Muğla İnovasyon Ekosistemi” oluşturma çalışmaları, Üniversite-Sanayi İşbirliği ve Teknoloji Transfer Ofisi Koordinatörlüğü görevlerini yürütmekte.

2-AB işaretli zeytinyağından çok özel ürünler üretiyorsunuz. Bunu yaparken de doğaya asla zarar vermemeyi ve de sürdürülebilir olmayı hedefliyorsunuz. Ata Ağaç’ın hikayesini anlatır mısınız?

Tüm kutsal kitaplarda ve Kur-an’ ı Kerimde defalarca adı geçen zeytin ve zeytin ağacı tüm dinlerde ve pek çok uygarlıkta önemli bir yerde konumlandırılmıştır. Ölmez Ağaç diye isimlendirilen Zeytin Ağacı insanlar tarafından yok edilmediği sürece binlerce yıl yaşayabilme özelliğine sahiptir. Yangınlarda zarar görse bile köklerinden yeniden doğacak kadar güçlü ve dirayetli bir ağaçtır.

Evlendikten sonra Milet (Miletos) Harabeleri ile Kıyıkışlacık (Iasos) arasındaki bölgede bulunan tarihe tanıklık etmiş çok eski zeytin ağaçları dikkatimizi çekti ve o yörede Milas ilçesi sınırları içerisinde 10 dönümlük bir zeytinlik edindik. Bu zeytinlik içerisinde yaşları tahmini 100 ile 3500 arasında olan zeytin ağaçları bulunmakta. Bu ağaçlardan bir tanesi de ATA AĞAÇ. Toprak yüzeyindeki çevresi yaklaşık 12,5 metre ve çapı yaklaşık olarak 4 metre. Bilimsel yöntemlerle yaşı 3000-3200 yıl olarak tespit edildi ve yaşı ile ilgili bilimsel makale uluslararası bir dergide yayımlandı. Tarihin tanığı Ata Ağaç’ın bizde uyandırdığı heyecan ve Milet harabeleri ile Iasos Antik Kenti arasında bulunan tarihin tanıklarını gün yüzüne çıkarmak ve hak ettikleri değere ulaşmalarını sağlamak için  sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyoruz. Bu projelerin bir parçası olarak ATA AĞAÇ markası doğdu. Binlerce yıldır var olan belki kimsenin görmediği belki de kimsenin dikkatini çekmediği ulu zeytin ağaçlarını görünür kılmak ve onları gelecek nesillere aktarabilmek için çalışmalar ve projeler gerçekleştiriyoruz.

Ailemin uğraşlarından birisi olan zeytincilik geleneksel yöntemler kullanılarak nesillerdir devam etmekte. Yaklaşık 200 dönümlük alan içerisinde bulunan zeytinliklerinin çoğu Didim Balat Köyü Milet Harabeleri civarında bulunmakta. Ailemin zeytincilik yaparken kullandığı geleneksel yöntemlerin (zeytin yetiştirme, toplama, sıkma, zeytinyağı saklama, tüketme) artık günümüzde geçerliliğini yitirdiğini ve verilen emek karşılığında zeytincilikten  yeterli gelir elde edemediklerini gözlemledik. Zeytincilik ile ilgili ülkemizde ve dünyadaki teknolojik gelişmeleri yakından takip etmeye başladık ve kendimize ait olan 10 dönümlük zeytinlikte 3 yıl boyunca deneme uygulamaları yaptık. Zeytinin yetiştirilmesinden depolama koşullarına kadar olan tüm aşamalardaki iyileştirmelerle çok yüksek kalitede zeytinyağı elde edilebileceğini tecrübe ettik. Eşimin Ar-Ge çalışmaları içinde bulunuyor olması ve benim yıllarca tekstil sektöründe pazarlama konusunda edindiğim tecrübeleri de kullanarak bu konuda iş modeli geliştirmeye başladık.  Zeytin üretiminden zeytinyağının tüketicilere ulaşmasına kadar her adımda Ar-Ge çalışmaları yaparak Sağlık Etkili Zeytinyağı üretimi gerçekleştirmeye başladık. Elde edilen yüksek kalitedeki zeytinyağını ilgili kişilere ulaştırmaya başladık, gelen olumlu geri dönüş ve talepler doğrultusunda elde edilen ürünleri ticarileştirmeye karar verdik.

Sağlıklı yaşamın son derece önem kazandığı bu günlerde tüketicilerin sağlıklı ve güvenilir ürüne ulaşma hassasiyeti dikkate alındığında üretimden pazarlamaya kadar tüketicilerin ihtiyacına cevap verebileceğimize inanarak 2019 yılında faaliyetlerimizi bu yönde sürdürme kararı aldık.

İşletmemiz temel olarak Tarımsal Üretim, Kozmetik ve Temel Bilimler alanlarında faaliyetler yürütmekte. Zeytin üreticiliği ile başlayan serüvende katma değeri yüksek zeytinyağı ürünleri, sıfır atık zeytinyağı üretim yöntemi ile atıkların ürüne dönüştürülmesi, zeytinyağı temelli yenilikçi kozmetik ürünleri konularında Ar-Ge faaliyetleri yürütmekteyiz.

Ülkemizde ve ABD’ de farklı üniversitelerde ürettiğimiz sızma zeytinyağının diyabet hastalığı ve bağışıklık sistemi üzerine etkileri konusunda çalışmalar sürdürülmekte. Elde edilen sonuçların bilimsel makale olarak yayınlanması planlanmakta. 

Başka bir özelliğimiz de yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projelerimiz. Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında;

• Eski zeytin ağaçlarının anıtsal nitelik kazanması için girişimler başlattık. Yörede bulunan yaşının 2000 üzeri olduğu tahmin edilen zeytin ağaçlarının koordinatlarını belirledik ve yaşlarının bilimsel olarak tespiti için çalışmalara başladık. Bu eski ağaçların gen analizini yaptırarak dünyadaki diğer eski zeytin ağaçları ile akrabalık seviyesini belirlenmeye çalıştık. Bu araştırmaların, ülkemiz zeytinyağının dünyaya tanıtımı ve daha etkin pazarlanması için fayda sağlayacağını düşünüyoruz.

• Dikkati eski zeytin ağaçları üzerine çekmek amacıyla 2018 yılında Milas Zeytin Hasat Şenliği için hasat edilen, Ata Ağaç’ tan elde ettiğimiz zeytinyağının yarım litresini 30.000 TL ye bir sponsora satarak gelirin tamamını hasat şenliğine bağışladık.

• 2019 yılında Ata Ağaç’ tan elde edilen zeytinyağı Amerika Colarado Denver’ da “Children’s Diabetes Foundation (Diyabetli Çocuklar Vakfı)” tarafından düzenlenen açık artırmada litresi 5000 Dolar’ a alıcı buldu. Elde edilen gelirin tamamı diyabetli çocukların tedavisi için ilgili kuruma bağışlandı.

• 2020 yılında Ata Ağaç’tan elde edilen zeytinyağı geliri ile Milas’ın kırsal mahallelerindeki çocukların eğitimine katkı sağlamak amacı ile “Robotik İlham Projesi” 5- 11 Ağustos 2020 tarihleri arasında Kazıklı Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Proje kapsamında Milas’ın Kazıklı Mahallesi başta olmak üzere çevre mahallelerden de katılım sağlayan ortaöğretim ve lise düzeyinde 19 çocuğa robotik kodlama ve üç boyutlu yazıcı eğitimi verildi.

3-Ata Ağaç’ın ürünleri nelerdir? Size ve kıymetli ürünlerinize nasıl ulaşırız?

Zeytinyağı; özel koku, tat ve lezzeti ile gastronomik özellikler göstermesinin yanı sıra içerdiği yüksek fenolik bileşiklikler sebebi ile de fonksiyonel bir gıda. Biz de ürünlerimizi tüketici gruplarına göre sınıflandırmış bulunmaktayız.

Tüketicilerin birinci grubunda zeytinyağında gastronomik özellikler arayan gurme grubu müşteriler bulunuyor ve tercihleri de iyi ve kusursuz bir zeytinyağı. İyi bir zeytinyağı öncelikle taze zeytin meyvesinin tat ve aromasını taşımalı. Bu grupta bulunan tüketiciler için kusur içermeyen, meyve özelliği yüksek, acılığı ve yakıcılığı dengeli fenolik bileşik miktarı 200-400mg/kg aralığında zeytinyağını ulaştırıyoruz.

İkinci grup tüketiciler ise zeytinyağını sağlık etkileri için fonksiyonel gıda olarak kullanıyor. Fonksiyonel gıdalar; vücudun temel besin öğelerine olan ihtiyacı karşılamanın ötesinde insan fizyolojisi ve metabolik fonksiyonları üzerinde ilave faydalar sağlayan, böylelikle hastalıklardan korunmada ve daha sağlıklı bir yaşama ulaşmada etkinlik gösteren gıdalar veya gıda bileşenleri. Sağlık etkileri için zeytinyağını tüketen ikinci grup tüketicilerim zeytinyağında aradığı en önemli özellik kusursuz olmasının yanı sıra fenolik bileşik miktarının yüksek olması. Tüketicilere kusur içermeyen ve fenolik bileşik miktarı 400-800mg/kg aralığında zeytinyağı ulaştırmaktayız.

Hem gastronomik özellikler hem de sağlık etkileri için zeytinyağı tüketen üçüncü grup tüketicilere ise yine kusursuz ve fenolik bileşil miktarı 300-500mg/kg olan zeytinyağı ulaştırılmakta.

Her üç grup için zeytinyağının ortak özelliği Naturel Sızma Zeytinyağı (Oleik asit cinsinden serbest asitlik derecesi 0.8’ den daha küçük: hedefimiz 0.1-.0.3 :)) olması.

Tüm tüketici gruplarına organik, ilaçsız, kimyasal olmayan temiz ürün gönderimi marka garantimiz altında.

Ayrıca, zeytin yaprağı ve zeytinyağı temelli kozmetik ürünleri geliştirip tüketici ile buluşturuyoruz. Kozmetik ürünler Ar-Ge faaliyetleri sonucu ortaya çıkan patent başvuruları yapılmış ürünler. Bu ürünlerden birisi zeytinyağı jeli. %98 oranında zeytinyağı ve %2 oranında jelleştirici bir doğal mineral kullanılarak üretildi ve hiçbir koruyucu yada katkı maddesi içermemekte. 

Bir diğer ürün geleneksel olarak kantoron yağının jel haline getirilmiş formu. Yine%98 oranında kantaron yağı ve %2 oranında jelleştirici doğal mineral kullanılarak üretildi ve hiçbir koruyucu yada katkı maddesi içermemekte. Diğer ürün zeytin yaprağı özütünden elde edilen zeytin yaprağı özüt (ekstrakt) jeli. Bu ürün de % 98 oranında özüt içermektedir.

Ürünlerimize Instagram hesabımız üzerinden ulaşılabilmekte. Önümüzdeki ay içerisinde web sayfamızın online alışveriş seçeneğini de tüketicilere sunmayı planlıyoruz.

4-Pandemi dönemini nasıl geçirdiniz?

Kovid-19 virüsünün tüm dünyada hayatı durma noktasına getirmesi ve insanları uzunca bir süre alışkın olmadıkları bir şekilde eve hapsetmesi insanların kendisini farklı yönlerden sorgulamasına sebep olmuştur. Bu sebeplerden en önemlisi büyük oranda doğayla ilişkisi kesilen insanların yaşam kalitesinde meydana gelen olumsuz değişiklikler ve tüketilen gıdaların güvenliğinin ve sağlığa olan faydalarının sorgulanması. Özellikle pandemi sonrasında “doğal gıda-doğal yaşam, sağlıklı gıda-sağlıklı yaşam” düşüncesinin daha da önemli hale geleceğini düşünüyoruz.

Son yıllarda (Kovid-19 salgını öncesi başlayan) gerek tüketicilerin gıda ürünleri tüketme tutumlarında, gerekse beslenme alışkanlıklarında değişim olduğu gözlemlenmekte. Tüketiciler artık sağlıklı yaşam adına güvenilir, organik ve doğal ürünleri tercih etme eğilimi göstermekte. Pandemi sonrasında da bu eğilimlerin daha da artacağını bekliyoruz. Bu genel tüketici eğilimleri bazı ürünler, sektörler ve coğrafyalar için fırsatlar yaratmakta. Zeytinyağı sektörü de bunlardan birisi.

Müşterilerimiz kaliteli ve güvenilir ürüne ulaşma isteğinde olan tüketicilerden oluştuğundan, pandemi dönemini hasar görmeden geçirdiğimiz söylenebilir.

5-Girişimciliği Muğla özelinde nasıl görüyorsunuz? 

Yaklaşık 1450km sahil şeridi ile Muğla, tam fırsatlar şehri. Dışarıdan bakıldığında turizm kenti gibi bir izlenim verse bile, Muğla ciddi anlamda tarımda, su ürünlerinde, madencilikte, yat imalatında ve arıcılık ürünlerinde öncü bir kent pozisyonunda. Tüm sahil şeridi incelendiğinde özellikle  Bodrum ve Marmaris yatırımcıların, girişimcilerin, mentörlerin bulunduğu ya da bulunmak istediği bir konumda. Muğla'da girişimcilik ve inovasyon ekosistemi oluşturma çabaları yoğun bir şekilde sürdürülmekte. Muğla dışında yaşıyor olsam ve yenilikçi bir fikrim olsa Muğla'da hayata geçirmek isterdim. Ne mutlu ve şanslıyım ki Muğla'da yaşıyorum.

6-Yeni kurulan işletmelerin büyük bir kısmı ilk yıllarda başarısız oluyor. Siz girişiminizi nasıl başarıya ulaştırıp, ayakta tuttunuz? Sırrınız nedir?

Öncelikle ürettiğimiz ürünü kendimiz, ailemiz ve çocuğumuz tüketiyor. Kendimizin veya çocuğumuzun tüketmediği hiçbir ürünü tüketicilere göndermiyoruz. Herkese kaliteli ve güvenilir ürün ulaştırmak bizim vazgeçilmezimiz. Diğer yandan Ar-Ge çalışmaları yürütmekte ve ürünlerin testlerini şeffaf bir şekilde tüketicilerle paylaşmaktayız. Üretimden pazarlamaya kadar oluşturduğumuz kalite algoritmasından asla ödün vermiyoruz.

7-En büyük hayaliniz nedir?

Ulu zeytin ağaçlarını gelecek nesillere aktarmak için gerçekleştiriyor olduğumuz projemizi tamamlamak. Ayrıca zeytinyağı elde edilirken ortaya çıkan atık niteliğinde değeri az yada hiç olmayan çevreye zarar veren bir takım ürünleri yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmek. Kısaca hiçbir atığı olmayan sıfır atık zeytinyağı üretim laboratuvarı kurmak. Bu konuda yoğun Ar-Ge çalışmalarımız devam etmekte. Olumlu sonuçlar almaya başladık. Küçük bir girişimin büyük kurumsal bir yapıya dönüşümünü görmek de olmazsa olmaz hedefimiz.

8-Hayallerinin peşinden gitmek isteyen girişimci adaylarına ne tavsiyeler verirsiniz?

Girişiminiz bir soruna bir probleme çözüm buluyorsa hiç beklemeyin. Bu bir hizmet olabilir ya da bir ürün olabilir. Hemen harekete geçin. En önemli unsur ekibi oluşturmak. Uyumlu çalışacağınız bir ekibiniz varsa şanslısınız demektir. Her girişim başarı ile sonuçlanacak diye bir şart yok. Girişiminiz başarısız da olabilir. Ya başarılı olursa? Sürecin içerisinde olmadan bunu anlama şansımız maalesef bulunmamakta. Kararlılıkla, bazen biraz delilik ile, bazen çok risk alarak ve mutlaka çok iyi bir iş planı yapmak. İletişim ve network de olmazsa olmazlar arasında.



Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Thiscover MeThiscover Me

BÜLTEN SAYISI

Zeytin'e Yolculuk...

Ata Ağaç, Bodrum Living Lab, API, SaaS

22 Ağu 2021

Zeytin'e Yolculuk...

YAZARLAR

Thiscover Me

Girişimcilik ve yatırımcılık dünyası hakkında sizi bilgilendirir.

İLGİLİ OKUMALAR