Aposto ve Seçim 2023

Üç dileğimiz: Sağduyu, barış, demokrasi.
Aposto ve Seçim 2023

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İlk kez oy kullanacağım pazar sabahını, 30 Mart 2014 gününü unutmuyorum. Artık bir yetişkin olmanın verdiği gurur, kahvaltıda “sen kime oy vereceksin” soruları karşısında belki de ilk kez buram buram hissettiğim ciddiye alınma hissi; fikrimin, kararımın “önemli olduğunun” kanıtları ve seçmen kağıtlarını elimize alıp evden çıkışımız… Yıllar sonra geri dönüp baktığımda “beni artık bir çocuk olarak görmüyorlar” hissini ilk kez üniversite sınavında değil, seçimlerde yaşadığımı hatırlıyorum.

Seçimlerin tüm rutinlerimizi kıran bir toplumsal odak olması, her kesimden aile için yaşamın önemli bir parçası olması sanırım kültürümüze has durumlardan biri. Bir imparatorluktan miras kalan tüm kozmopolitliği bir kenara, Türkiye gibi toplumsal bağların bireysellik üzerine kurulmadığı kolektif bir ülkede seçimler aynı futbol maçları gibi “neye ait hissetmek istiyoruz” sorusuyla bize her ne olursa olsun birey olduğumuzu hatırlatıyor. Seçimleri hiç önemsemeyen ya da “her zamanki gibi A partisine vereceğim, bir şey değişmeyecek zaten” diyenler için bile oy kullanma dönemi, kolektif rutinlerin bir anlığına durup “benliğin” sahneye çıktığı bir an.

İlkokulda sahneye yalnız çıkmaktan korktuğumuz için arkadaşlarımızın yanına kıvrıldığımızdaki gibi seçimlerde de toplum içinde bir anda “bir birey” olarak dikkat çektiğimizde ilk verdiğimiz tepkilerden biri etrafımızda neler olup bittiğine bakmak ve güvenli bir liman bulmak. Bu yüzden de Türkiye’deki seçimler beni her zaman politikadan ziyade toplumsal kültürümüz üzerine düşündürüyor.

Aposto, “çalışan bir demokrasi için çalışan bir medyanın olması gerektiğine” inanan bir yeni medya şirketi. Kurulduğumuz günden bu yana amacımız Türkiye’nin medya tarihinde pek çok örneği olan politik amaç, bağlantı ya da çıkar döngüsü etrafında kurulmuş medya şirketlerinden ayrışmak. Yeni bir yüzyılın taze, yalın, berrak medyası olmak. Bu amaç doğrultusunda kısa, yalın, öz bir habercilik; teknolojiden beslenen bir “ürün” anlayışı, geleneksel medyayı reddetmeyen, onu evirmeye çalışan bir girişimcilik anlayışı ve hepsinin ötesinde, hikâye anlatıcılığına, yaratıcılığa ve üretmeye duyduğumuz şevkle çalışıyoruz.

Her seçim demokrasiler için bir yenilenme süreci. Aposto olarak seçim sürecindeki en büyük amacımız sağduyulu, demokratik değerlerin sağlandığı bir bilgi ortamı yaratmak. Herhangi bir politik ajandadan tamamen bağımsız bir yayın akışımız olsa da tüm süreç içinde kendi değerlerimiz etrafında verebildiğimiz, aktardığımız veya aktarmadığımız söylemler var. Örneğin;

  • Hakaret, galeyana getirme, şiddet içeren söylemlerin ve nefret ifadelerinin demokratik bir seçim sürecinde yer almaması gerektiğine inancımız tam. Bu inanç doğrultusunda bu kategoriye giren ifadelere, söylemlere yer veremiyoruz.
  • Haber aktarımı yaparken toplumsal hassasiyetimizin yüksek olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Kolektif meselelere bakışımız da bu hassasiyetler çerçevesinde gelişiyor ve anlattığımız kadar dinlemeyi de değerli görüyoruz. Yani, dinleyerek anlatıyoruz.
  • Irkı, dili, dini, engeli, etnik kökeni, cinsiyeti, cinsel kimliği, cinsel yönelimi, mali olanakları, göçmenlik durumu veya siyasi görüşü nedeniyle bir grup insana veya bir bireye saldıran; ayrımcılığa uğramasına sebep olan, ötekileştiren görüşlerin karşısındayız. Cinsiyet veya herhangi bir ayrımcılıktan temellenen yasa değişikliği önerileri, parti politikaları ve söylemler hakkında eleştiri yapıyoruz.

Farklı perspektiflerin demokratik bir düzlemde yansıtılmasını; işlenen konuların derinlikli bir şekilde araştırılmış ve argümanlarla desteklenmiş olmasını önemsiyoruz. Çalışan bir demokraside farklı politik partilerin söylemleri, politikaları, vaatleri, “Nasıl bir Türkiye hayal ettiklerinin” eş bir şekilde herkese ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Bu sebeple,

  • Farklı görüşlerdeki partilerin genel başkanlarından mektupları okurlarımızla buluşturduk.
  • Siyasi spektrumda farklı görüşlere sahip milletvekili adaylarının görüşlerini aktardığımız podcastler kaydettik.
  • 2018 Seçimleri üzerinden yaptığımız değerlendirmelerle mevcut durumu analiz ettik. Bir önceki seçimden bugüne kadar yapılan politikaları ve politik figürlerin söylemlerini değerlendirdik.
  • Deprem bölgesine ziyaretler gerçekleştirerek bölgedeki durumu birinci elden raporlayarak mevcut durumu aktardık.
  • Önemli mitingleri, kongreleri ve açıklamaları yerinde takip ettik. Yazılarımızda gözlemlerimize yer verdik.
  • Serbest Kürsü köşemizde Türkiye siyasetini yorumlamak ve bilgi aktarmak üzere önde gelen akademisyenleri, kanaat önderlerini ve gazetecileri konuk ettik.
  • Bütün partilerin seçim kampanyaları ve politik partilerin vaatlerini yalın bir şekilde özetleyerek toplumun partilerin yaklaşımını anlamasını amaçladık.
  • Seçim sürecinin başlamasıyla parti programlarını ve Millet İttifakı’nın hükümet programı niteliği taşıyan Ortak Mutabakat Metni’ni okurlarımız için konulara bölerek haftalık bir bültende özetledik.
  • Yanlış bilgilerin yayılmasıyla mücadele eden Teyit ve seçim güvenliği için çalışan Oy ve Ötesi ile yaptığımız iş birlikleriyle onlardan gelen içeriklerle doğru bilgiye ulaşılmasını sağladık.

Tüm bunların ötesinde, politik görüşlerden bağımsız, manipülatif olmayan, zihin açıcı bilgiyi zaman kazandırarak sunma amacıyla gece gündüz çalışıyoruz. Ancak bu amacımızın ne yaparsak yapalım her gün biraz daha zorlaştığı bir Türkiye değil, bizi destekleyen ve yaşamımızı zenginleştiren bir Türkiye hayalimiz var. Bu hayal ve amaç birleştiğinde gerçekleştirmek istediğimiz medya vizyonumuzda;

  • Siyasi veya ekonomik gelişmeleri farklı politik görüşler etrafında değerlendirmek ve demokratik çerçevede habercilik yapmak,
  • Medyanın yalnızca habercilik değil, yaşamımızın pek çok alanındaki zenginlikleri, kültürel gelişmeleri aktaran alanlarda büyümesine katkı sunmak. Müzik, sanat, yeme-içme, edebiyat, seyahat üzerine topluma bilgi birikimi aktarmak,
  • Dünya standartlarında araştırmacı gazeteciliğin ve haberciliğin Türkiye’de de mümkün olduğu inancımızla toplumun düğüm noktalarına dair kapsamlı araştırmalar yapmak, bulguların toplumla herhangi bir sansür uygulanmadan paylaşılabileceği bir medya ekosistemi yaratmak var.
  • Toplumlarımızın en büyük krizlerinden birinin bilgi krizi olduğuna ve sosyal medyanın giderek etkileşim odaklı bir şekilde dönüştürdüğü kolektif iletişim araçlarımızın iyileşmesi gerektiği inancıyla Aposto’yu Türkiye’nin ikinci yüzyılında yeni bir medya olarak inşa ediyoruz.

Bu seçim, hatırladığım o pazar günkü ilk seçimimden çok farklı. Kendi profesyonel kariyerimin böyle bir bölünmenin içinde başlayabileceğini görememiştim. İnsanların bu kadar birbirinden kopan yaşamlara bölündüğünü hiçbir zaman böylesine deneyimlememiştim.

Seçimler, her daim demokratik bir yenilenme. Daha iyi bir yaşam için, geleceğe attığımız bir adım. Daha eşit, daha özgür, daha umutlu, daha birlikte bir geleceği; sokaklarda, köylerde, okullarda, müzelerde, mahallelerde, üniversitelerde, lokantalarda, parklarda, meydanlarda, siyasette ve hayatta inşa etmek üzere.

Üç dileğimiz: Sağduyu, barış, demokrasi.

13 Mayıs 2023

Orhun Canca

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

Aposto'da Seçim 2023

Seçim sürecinde neler yaptık? Önümüzdeki dönem neler yapmak istiyoruz?

14 May 2023

Aposto'da Seçim 2023

YAZARLAR

Orhun Canca

Aposto'nun kurucu ortağı ve CEO'su.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Suha Çalkıvik

·

19 Tem 2026

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

18 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine