"Aşı milliyetçiliği"

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Ocak ayında İsviçre’nin Basel şehrinde dünyanın en büyük ilaç üreticilerinden Roche finansal sonuçlarını açıklarken gazetecilerden gelen koronavirüs aşısı sorusuna üst düzey yöneticilerin net bir cevabı yoktu. Aralarında bulunduğum meraklı basın mensupları “Çalışmalara başladık” tarzında yuvarlak cevaplar dışında bir yanıt alamamıştı. O zamanlar muhtemelen dünyanın her yerinde sağlık sektöründeki şirketler hatta bizzat devlet yetkilileri her gün bu soruyla karşı karşıya kalıyordu. Aradan neredeyse 7 ay geçti “Koronavirüs aşısı ne zaman bulunur?” sorusunun cevabı hâlâ yok. Ancak yürütülen aşı çalışmalarının sayısı 165’i geçti. Kimileri aşının bulunması için 2021 ortasını beklememiz gerektiği görüşünde. İyimserlikte abartıya kaçan Hindistan ise ağustos ortasında aşının halka sunulacağını iddia ediyor. Aşı bulunduktan sonra dünyanın normale dönmesini bekleyenleri ise “aşı milliyetçiliği” ile şekillenmesi muhtemel bir dünya bekliyor.
- Son durum: Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) açıkladığı rakamlara göre 165 aşıdan 26’sında klinik deney sürecine geçilirken sadece Çin merkezli CanSino Biologics’in geliştirdiği aşı orduda denenmek üzere kısıtlı kullanım onayı aldı. Oxford Üniversitesi’nin AstraZeneca’yla geliştirdiği aşının insan üzerindeki ilk denemelerinde ise aşının bağışıklık sistemini virüse karşı eğitebilir olduğuna dair olumlu sonuçlar alındığı ifade edildi.
- Senaryolar: Herkesin nefeslerini tutarak izlediği aşı bulma yarışında aşının keşfi, üretimi ve dağıtımı düşünüldüğünde üç farklı senaryo ortaya çıkıyor. İlk senaryo güvenilir bir aşı bulunduktan sonra tüm ülkelerin aşıya eşit erişiminin olması üzerine kurulu. İkinci senaryoda ise aşıya geliştirme aşamasında yatırım yapan ülkeler, siyasi manevraların da etkisiyle aşıya herkesten önce sahip olurken BM ve DSÖ gibi uluslararası kuruluşlar araya girerek tüm ülkelere eşit bir şekilde dağıtım yapılmasını sağlayabilir. Son senaryo ise “aşı milliyetçiliği“ tartışmalarını düşündürüyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda aşıyı geliştiren şirkete ev sahipliği ya da yatırım yapan ülkeler, aşıyı kendi tekeline alabilir. Gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkeleri zora sokacak olan bu durumda aşıya sahip ülkelerin ihraç aşamasında seçici davranmaları ve aşıyı jeopolitik anlaşmazlıklarda pazarlık aracı olarak kullanmaları da mümkün.
- Öne çıkanlar: Üçüncü senaryonun peşinden koşarak dünyanın aşı tedarikçisi olmaya çalışan ülkelerin başında ABD ve Birleşik Krallık geliyor. ABD, Başkan Trump önderliğinde “Önce Amerika” politikası kapsamında Pfizer’le 1,95 milyar dolara el sıkışmasının yanı sıra Almanya merkezli bir biyoteknoloji firmasıyla da 100 milyon dozluk anlaşma imzaladı. AstraZeneca, GlaxoSmithKline, Sanofi Pasteur, Pfizer, BioNTech, Valnea gibi farklı şirketlerden yüksek meblağlarda aşı satın alan Birleşik Krallık’ın aşı stoğu ise 250 milyon doza ulaştı. Öte yandan AstraZeneca’dan 400 milyon, Sanofi’den ise 300 milyon dozluk aşı satın alan Avrupa Birliği, 5 aşı geliştirme programına daha yatırım yapmaya hazırlanıyor.
- Şimdi ne olacak? Dünya şu anda ikinci ve üçüncü senaryo arasında gidip geliyor. 7 Ağustos’ta DSÖ’nün ülkeleri koronavirüsle mücadelede siyasi karar almamaları ve “aşı milliyetçiliği“ yapmamaları konusunda uyarması da bu tezi doğrular nitelikte. Üstelik aşı yarışını kazanmak konusunda oluşan baskı, ülkeleri aceleci davranarak kapsamlı bir şekilde test edilmemiş aşıları piyasaya sürmeye de itebilir. Aşının bulunması birtakım sorunları çözerken yenilerini de beraberinde getirebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın, bugün 10 Ağustos Pazartesi. Lübnan'da protestolar ve işgaller görülüyor. TikTok'un ABD'deki yeni sahibinin kim olacağı hâlâ tartışılıyor.
10 Ağu 2020

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





