Altını Çizdiklerim

Son zamanlarda aylık okuma listelerimden çok şaştığımı gözlemledim, sanırım yaşadığımız ülkenin gerçekleri bazen bana ağır gelince kendimi sayfalarda kaybetme isteği çok daha ağır basıyor. Diğer zamanlarda ise bu gerçeklerle keskin bir yüzleşme çok daha iyi hissettiriyor. Bu ayın sonuna doğru yaptığım seçimler dalgalı olmakla beraber beni iki farklı yazarın da dünyasına dahil etti.
“İpekten kadınlar vardır; annen de ipekten, büyüdüğünde sen de anlayacaksın.”
Edebiyatta coğrafyanın izlerini sürmeyi hep sevmişimdir, bambaşka bir kültür, tarih ve hayata bakış açısıyla tanıştırır okuyucuyu. Necib Mahfuz Edebiyat Ödülü almasıyla dikkatimi çeken Hoda Barakat, Beyrut’un arka sokaklarında bir savaş coğrafyasına götürdü beni, Akdeniz Sürgünü’nü okurken. Görülen düşler, iç hesaplaşmalar derken romanın farklı derinliklere gitmesi yazarın kaleminin tadına varmamı sağladı. Mekanın distopik bir şekilde konumlandırılması aslında yazarın savaş travmasının izlerini yansıtmakla beraber, hayal gücümüzü de okuma serüvenine davet ediyor. Kumaşlar üzerinden anlatılan Akdeniz kültürü, romanın en çok sevdiğim incelikli yanı oldu.
“Mesele şu ki, yarın gene yaşamak gerekecek.”
Pandemi süreci, son günlerde yaşananlar, içimizde yaralar açan haberler derken Jean Teulé ile tanışmanın en doğru zamanıymış, onu fark ettim. Grotesk türdeki eserleri bazen çok uzak bulsam da Teulé’nin “İntihar Dükkanı” bambaşka bir umut ışığı yaktı içimde. Hayattan kopma isteğini bastıran bir bağlılık duygusu, yakıp yıkıp yok ettiklerimizi görmek yerine yeşerttiklerimizin peşinden gitmenin, ironik ve eğlenceli bir hikayesi… Yazarın kendine has tarzına hazır alışmışken hemen arkasından “Dansa Davet”i de okuyuverdim. 1500’lü yıllarda yaşanan bir salgının, halkın üzerindeki yıkıcı etkisini fantastik bir dünyada anlatan yazar ,insanlığın her dönemde yaşadığı yıkıcı olayların kendi içindeki bozulmalar yüzünden olduğunu vurucu bir şekilde dile getiriyor. Anlatma şeklindeki absürtlük aslında romana bir o kadar da farklı bir bakış açısıyla bakmamızı belki de daha ciddi okumamızı sağlıyor.
“Sınır boyu yürüyüşe çıkalım. Aklımdaki sınırları adlandırmak hatta konumlandırmak zor.”
Ne zaman kendimi çıkmazda hissetsem elime ilk aldığım kitap, Berger’in bir kitabı oluyor. Hayata sanat penceresinden bakabilmesini, cümlelerin altını her zaman derin anlamlarla doldurabilmesini seviyorum. “Top Bende” kitabı baba-oğulun sanat üzerine yazışmaları, beraber tabloları yorumlamaları ve tüm bunlardan alınan ilhamla kendi benliğimizin yanıtlayabileceği sorulara cevap arayışları şeklinde ilerliyor. Daha önce üzerine düşünmediğimiz kavramlarla bir iç hesaplaşmada bırakıyor bizi, mesela sınırlar…Bizim sınırlarımız nelerdir? Hayata karşı çektiğimiz sınırlar bizi nelerden ayırır?
- Akdeniz Sürgünü - Hoda Barakat
- Dansa Davet & İntihar Dükkanı – Jean Teulé
- Top Sende- John Berger
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ayvalık-Cunda sokaklarında yeni keşifler, iz bırakan an’lar ve tüm bunlara eşlik eden bir sessizlik hissi…
03 Tem 2021

YAZARLAR

1Kitap1Mekan
Gerek klasik, gerek modern edebiyattan kitap önerilerimi ve birçok yeni mekan tavsiyemi 1Kitap1Mekan bültenimde bulabilirsiniz!
İLGİLİ OKUMALAR


