Ataer Yarar Röportajı

Yaş aldıkça ve bir şeyleri bildikçe fark ediyorum ki aslında hiçbir şeyi bilmiyorum ve gittikçe gençleşiyorum.
Ataer Yarar Röportajı

Bugünün Page'inin konuğu Ataer Yarar. Kendisi üretmeye meraklı, sanat odaklı biri... Page'e fikirleri ve kişiliğiyle bunca zamandır tartıştığımız konularda söylemesi gereken çok şey olduğunu düşünüyorum.

Ata merhaba biraz kendinden bahseder misin bize?
Merhaba Ece! 🌸 Tam adım Ataer Yarar. 1998 yılında doğdum. Trakyalı genotipine sahibim. İstanbul’da doğup büyüdüm ancak astsubay babamın tayiniyle birlikte Babaeski’ye, yani gen varyasyonumun oluştuğu yere taşındık. 2016 yılında Marmara Üniversitesi (Fransızca) Kamu Yönetimi’ni kazanınca İstanbul’a geri geldim. 6 yıllık okul sürecinde butik bir kahvaltı dükkanında komi olarak da çalıştım, Fransız moda dergisinde yazarlık da yaptım, reklam ajanslarında kampanya sorumlusu olarak da yer aldım, bir girişimin batışına da şahitlik ettim ve sonunda mezun oldum. Şu anda endüstriyel verimlilik ölçer geliştiren bir şirkette dijital pazarlama sorumlusu olarak çalışıyorum. MBA için başvuruda bulundum ve ilk adımını geçtim. Ata’nın yaptıkları bunlar bugüne kadar. Daha içe dönük yaşayan, günleri takip etmeyi bilmeyen, yatağında devrim başlatabileceğini hayal eden, plastik pipet kullanmayı bırakırsa dünyayı kurtaracağına inanmak isteyen, basit denklemleri komplike hale getiren biriyim diyebilirim kendim için.

Biraz üretmek ve yaratıcılık üzerine konuşmak istiyorum. Senin için iş yaşamı ve sosyal hayatta üretim ve yaratıcılık bağlantısı nasıl ilerliyor?
Uzaktan çalışma methodunu benimsemiş bir şirkette çalışıyorum. Vapur saatlerine yetişme telaşının yerini evdeki dinginlik hali alıyor, öğle aralarındaki yemek kuyruğunda gelen açlık gerginliğini çoktan unuttum, terliklerimle yaptığım kısa yürüyüşlerde sandviçimi sahilde yiyor hale geldim. Ancak küçük hacimli bir alanda yaşamı sürdürmek ve zamanımın çoğunu rutin bir düzlemde yaşamak yaratıcılığım için her zaman besleyici bir kaynak oluşturmuyor. Ara ara gelen bir tıkanıklık hali üzerime çörekleniyor. İş stresini her zaman sağ duyuyla yönetemiyorum. Bu yüzden birbirini tekrar eden bu döngülerin arasında Ata’nın kim olduğunu arayışı ve bunu deneyimleme biçimleri en büyük ilhamı oluşturuyor benim için.

Bir fikri ya da metni tasarlarken nelerden besleniyorsun?

Yaş aldıkça ve bir şeyleri bildikçe fark ediyorum ki aslında hiçbir şeyi bilmiyorum ve gittikçe gençleşiyorum. Dişlerimin süte bandırıldığını, cildimdeki kırışıklıkların sığılaştığını, saçlarımın buklelerinin arttığını görüyorum. Direkt olarak bu ironiden besleniyorum. Bildikçe ne kadar az bildiğimi, yaş aldıkça olgunluğun yerini gençliğime bıraktığımı görüyorum.

Pandemi sürecinde “Ev gençleri” adında bir podcast serisi yaptın. Konsept ve içerik açısından bence dolu dolu bir içerikti. Bana biraz bu süreçten ve temasından bahseder misin, ev gençleri sana neler söyledi?

“Ev Gençleri” pandemi sürecinde yatağımda yalnızlığımla birlikte uzanırken aklımdan geçen bir fikirdi. Fiziksel mesafe sosyal mesafeye evrildiği için kendimi herkesten uzakta hissediyordum ve bir arayış haline girince böylelikle bu fikir doğmuş oldu.

Konuştuğum kadarıyla çoğu genç bireyde belli bir arayış halinin olduğunu fark ettim. En iyi okul, en iyi arkadaş, en iyi üniversite, en iyi şehir, en iyi iş, en iyi para, en iyi görünüm, en iyi ülke… Aynı arayış hali bende de var ancak “Ev Gençleri”yle konuştukça şunu fark ettim ki belki de burada olma amacımız en iyiyi arayıp bulmak değildir. Belki de burada olmaya, yaşamaya hazırdık ve olabilecek en iyi hal, aslında şu anda içinde olduğumuz anda. “Ev Gençleri”nden bunu öğrendim.

Geleceği planlamak peki… Senin için gelecek ne ifade ediyor?

Kendime karşı perspektifimin değişim halinde olduğunu sezinlediğim bir dönemdeyim. Sıklıkla beni karşıma alıp konuşuyor halde buluyorum Ata’yı.

Bu soruyla ilgili olarak söyleyebileceğim şey, 10 yıl sonraki halim benim bugünden kahramınım. O yüzden şu anıma sahip çıkarak kendimin en iyisi için yaşadığımı, deneyimlediğimi ve çalıştığımı söyleyebilirim. Umarım günün birinde kendimi gördüğümde gerçekten kendini sevmenin, kendini kabul etmenin mümkün olduğunu ve bana her ne bulduysa onunla mutlu olduğunu anlatır Ata.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

PagePage

BÜLTEN SAYISI

Tükenmeyen umutlar!

Olması gerekene doğru mu?

14 Ağu 2022

FLY:D, Unsplash

YAZARLAR

Page

Page, tasarım ve kültür ortaklığından beslenen, toplumsal yapıyı sanat pratikleriyle eleştiren ve aktarmaya çalışan bir yayın olma hedefinde...

İLGİLİ OKUMALAR