AYM sivil toplumu hedef alan Yasanın bazı hükümlerini iptal etti

Anayasa Mahkemesi 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun’un bazı kurallarının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi.[1] Mali Eylem Görev Gücü’nün (FATF) Türkiye’yi gri listeye almasından sonra, FATF’ın tavsiyelerine uymak ve söz konusu listeden çıkmak amacıyla çıkarıldığı söylenen 7262 sayılı Kanun, yolsuzlukların önlenmesi ve kara paranın aklanmasıyla ilgili hiçbir hüküm içermezken terörün finansmanını sivil toplum örgütleri sağlıyormuş gibi, derneklere ilişkin denetimleri sıkılaştıran ve yaptırımları ağırlaştıran bir dizi kural getirmişti.
CHP milletvekillerince birçok kanunda değişiklik yapan bu Kanun aleyhine açılan iptal davasında, Kanunun pek çok hükmünün Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri talep edilmiştir. Mahkeme bazı kuralların iptaline karar verdi. Mahkeme öncelikle 7262 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle Denetim ve İşbirliği Komisyonunun bilgi ve belge talebinde bulunduğu kişi, kurum ve kuruluşların başka kanunlarda yer alan hükümlere dayanarak bilgi ve belge vermekten kaçınamayacaklarını öngören kuralı, kişisel verilerin toplanması, işlenmesi, saklanması ve paylaşılması konusunda hiçbir güvence öngörmediği ve Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. Ancak aynı maddede yer alan ve terörün finansmanı konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyince hazırlanan listeye eklenmek üzere kişi ve kuruluşlar ile deniz ulaşım araçlarının Cumhurbaşkanınca belirlenmesini öngören ancak bu konuda hiçbir ilke ve kural içermeyen hükmü Anayasaya aykırı bulmamıştır.
İkinci olarak 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununda değişiklik öngören pek çok kural iptal edilmiştir. Bu çerçevede internet üzerinden izinsiz yardım toplayanlara ilişkin erişim engelleme kararının sulh ceza hakimliğince 24 saat içinde verilmesini öngören kural Anayasanın 13. ve 26. maddelerine aykırı bulunmuştur. Ayrıca Mahkeme yurt içi ve yurt dışında yapılacak yardımlara ilişkin ilke ve kuralların yönetmelikle düzenlenmesini öngören kuralı Anayasa’nın 7. maddesine aykırı bularak iptal etmiştir. Diğer yandan yardım toplama faaliyetlerinin denetimi sırasında her türlü bilgi ve belgenin denetim organlarınca istenmesini öngören kural Anayasanın 13. ve 20. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Son olarak izinsiz toplanan mal ve paralara el konularak bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesini öngören hüküm izinsiz toplanan mal ve paraların bağışta bulunanlara iade edilmesi yerine mülkiyetin kamuya geçirilmesini hükme bağladığından ölçülülük ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Üçüncü olarak 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nda yapılan bazı değişiklikler iptal edilmiştir. Mahkeme bu çerçevede İçişleri Bakanlığı ve mülkî idare amirliklerine diğer bakanlık ve kuruluşlara talimat verme yetkisi tanıyan kuralı, bakanlıklar arasında hiyerarşi bulunmadığı gerekçesiyle Anayasanın 123. maddesine aykırı bulurak iptal etmiştir. Diğer taraftan, derneğin genel kurul dışındaki bir organında görevli olan kişiler veya ilgili personel hakkında dernek faaliyetindeki eylemleri çerçevesinde belli suçlardan dolayı kovuşturma başlatılması durumunda bu kişilerin veya görev yaptıkları dernek organlarının geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanınca görevden uzaklaştırılabileceğini öngören kural ölçüsüz olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Mahkeme tedbirin süresinin belli olmadığı, ayrıca dernek organlarında görevli bir kişi hakkında kovuşturma başlatılması hâlinde organın da görevden uzaklaştırılabileceğinin öngörüldüğü, ayrıca ceza davasının sonucuna göre yeniden değerlendirme yapılmasına imkân vermediği gerekçesiyle dernek kurma özgürlüğü yönünden orantısız bir sınırlamaya neden olduğunu belirtmiştir.
Aynı şekilde Mahkeme hakkında ceza yargılaması yapılan kişilerin görevden uzaklaştırılması hâlinde bunların yerine mahkeme kararıyla kayyım atanmasını öngören kuralı örgütlenme özgürlüğüne aykırı bularak iptal etmiştir. Diğer taraftan Mahkeme, tüzel kişiler lehine suç işlendiği gerekçesiyle kovuşturma açılması halinde derneklere 50 Milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası verilmesini öngören kuralı da masumiyet karinesine aykırı bularak iptal etmiştir. Ancak, Mahkeme derneklerin her yıl denetlenmesini öngören ve muhalif dernekler üzerinde büyük bir baskı aracına dönüşen kuralı Anayasaya aykırı görmemiştir.
Son olarak Mahkeme 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle avukatlara başta şüpheli işlem bildirimi olmak üzere avukatlık mesleğinin icrası sırasında elde edilen meslekî sırların ve bilgilerin idareyle paylaşılması yönünde bir yükümlülük getiren kuralı, avukat ile müvekkil arasındaki mahremiyeti zedeleyeceği ve avukatlara orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle Anayasanın 13. ve 20. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.
Mahkemenin bu kararıyla sivil toplum kuruluşları üzerinde baskı oluşturan kuralların bir kısmı iptal edilmiş olmakla birlikte, dernekler hâlâ her yıl denetim baskısı altındadır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İsrail ile Ticaret ve Basın Özgürlüğü, AYM sivil toplumu hedef alan Yasanın bazı hükümlerini iptal etti, Hükümet Van’da Kayyum Provası Yaptı.
22 Nis 2024

YAZARLAR

Ali Rıza Çoban
Anayasa hukuku doçentidir. Doktorasını temel haklar alanında İngiltere'de Leeds üniversitesinde yapmıştır. İnsan hakları hukuku, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, anayasa yapımı, karşılaştırmalı anayasa yargısı alanlarında çalışmaktadır. Kendi uzmanlık alanlarında sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR



