AZİZ PETER’IN MUCİZESİ

AZİZ PETER’IN MUCİZESİ

ABD kolej basketbolunun ve özellikle March Madness’ın takipçileri her sene mart ayında bir “Sindirella Masalı” bekler. Bu seneyse eşine tarihte hiç rastlanmamış bir şey yaşandı ve Saint Peter’s Peacocks, Sindirella’nın bile kristal pabucunu dama atacak bir masala imza attı. 


ABD dışında çok fazla takip edilmese de March Madness her sene adının hakkını veren bir çılgınlık yaratıyor. Açıkçası bu çılgınlığın nedenlerini anlamak çok kolay değil. Çok az istisna dışında son derece düşük kaliteli bir basketbolu ve büyük çoğunluğu alt seviye oyuncuların oynadığı bir oyunu milyonlarca insanın izlemesi oldukça şaşırtıcı. Ancak işte bazen Saint Peter’s gibi bir okul çıkıyor ve bu organizasyonun adına neden March Madness dendiğini bize hatırlatıyor. 

Saint Peter’s 150 yıllık bir geçmişe sahip olmasına rağmen New Jersey’de küçük bir okul. Toplam lisans öğrencilerinin sayısı sadece 2.000’in biraz üzerinde. Hele ki sportif anlamda diğer March Madness katılımcılarıyla karşılaştırıldığında adeta devler ülkesindeki bir Gulliver gibi kalıyor. Peacocks’ın ve turnuvada karşılaştığı Kentucky veya Purdue’nun sadece salonlarını bile mukayese etseniz aradaki farkı anlayabilirsiniz. Saint Peter’s neredeyse bir ABD lise takımı standardında bir salona sahipken, rakiplerininkiler NBA salonlarıyla aşık atabilecek seviyede

Kendisi gibi küçük Metro Atlantic Athletic Conference’ta mücadele eden ekip bu sene konferansını şampiyon tamamlayarak ulusal turnuvaya yani March Madness’a katılmaya hak kazandı. Ancak 16 takımlı grubunda 15 numaralı seri başı olarak. Bu da kendi grubundaki dev takımlardan biriyle karşılaşacağı ve büyük olasılıkla eleneceği anlamına geliyordu. Nitekim, John Calipari yönetiminde son yılların en başarılı kolej takımlarından biri olan ve başta Anthony Davis olmak üzere onlarca aktif NBA oyuncusunun tedrisatından geçtiği Kentucky Üniversitesi ilk turdaki rakipleriydi. İki numaralı seri başı olan güçlü rakibini uzatmada 85-79 mağlup eden tavus kuşları senenin en büyük sürprizine imza atmıştı bile.    

Ancak durmaya niyetleri yoktu. Son 32 turunda Kentucky kadar kuvvetli olmasa da yine kendilerinden daha güçlü kabul edilen Murray State’i 70-60 devirerek Sweet 16’e adlarını yazdırmayı başardılar. Saint Peter’s böylece 15 numaradan turnuvaya katılıp son 16’ya kalan tarihteki sadece dördüncü takım olmayı başardı. Ne var ki, diğer üç 15 numaranın hiçbiri bu turu geçip son sekize kalmayı başaramamıştı. 

Sweet 16’de rakip üç numaralı seri başı Purdue oldu. Saint Peter’s Üniversitesi’nde okuyan lisans öğrencisi sayısının 2.000’in biraz üstünde olduğunu söylemiştim. Purdue’da ise sadece birinci sınıf öğrencilerinin sayısı 10.000’in üstünde. Okullar arasındaki büyüklük farkı doğal olarak kaynak farkını ve spor programlarına ayrılan bütçe farkını da beraberinde getiriyor. Purdue Boilermakers erkek basketbol takımının 2019-2020 sezonu giderleri 8,3 milyon dolarken, St. Peter’s Peacocks’ın sezon bütçesi sadece 250.000 dolardı. 

Büyüklük, kaynaklar ve tarih Saint Peter’s’ın karşısında olsa da basketbol sahada oynanıyor. Peacocks da cumartesi günü sahaya çıktı ve Purdue karşısında 67-64’lük skorla bir kez daha galip gelmeyi başardı. Böylece 15 numaradan turnuvaya katılan bir okul tarihte ilk kez Elite 8’e kaldı ve belki de tekrarı bir daha asla yaşanmayacak bir sürprize imza attı. 

Elite 8 maçına hemen ertesi gün kolej basketbolunun en önemli programlarından North Carolina karşısında çıkan Peacocks 20 sayılık mağlubiyetle buraya kadar dedi. Tarihte hiçbir takımın yapamadığını yapan bu küçük New Jersey üniversitesi haritada belki hala büyük bir yer kaplamıyor ama akıllarda ve kalplerde artık dev bir yer kapladığı kesin.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Mundial #15: 5 Ülke, 6 Haber

Futbol, Formula 1, Basketbol, Beyzbol, Bisiklet

29 Mar 2022

Serbest Atış

YAZARLAR

Berkhan Günaydın

Yazar @ Punto

İLGİLİ OKUMALAR