aposto-logo
TR
TREN

Barbenheimer

Vizyona giren iki sansasyonel filme ve rekabet kavramına bakıyoruz.

Aposto Ankara

Aposto Ankara

Her pazartesi saat 12.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikâyeler.

Geçtiğimiz haftanın gerek Türkiye'de gerek dünyada en çok konuşulan gündemlerinden biri Barbie ve Oppenheimer (ya da bir fenomen olarak Barbenheimer) filmleriydi. Şunu söyleyebiliriz ki, yıllar sonra geriye dönüp bu haftayı düşündüğümüzde, filmlerin kalitesine nazaran iki filmin aynı gün vizyona girmesini ve yarattıkları coşku sayesinde insanları sinemaya nasıl çektiğini hatırlayacağız. 21 Temmuz 2023 tarihi, pandemi sonrasında geçmiş yıllara göre azalan sinema seyircisini tekrardan sinemaya davet etmesi açısından önemli bir dönüm noktası olabilir.

Rekabetle tanımladığımız bir dünya

Barbenheimer'ın etkisini rakamlarla ifade edersek eğer; ABD gişesinde Barbie'nin açılış hafta sonunda 100 milyon dolar, Oppenheimer'ın ise 50 milyon dolar hasılat yapacağı tahmin ediliyordu. İki filmin gişesi de -hiç de azımsanmayacak olan- beklentilerin üzerinde seyretti ve Barbie 155 milyon dolar, Oppenheimer 80 milyon dolar baremlerini aştı. Bu, tarihte aynı anda vizyona giren iki filmden birinin 100 milyon dolardan, diğerinin 50 milyon dolardan daha fazla kazandığı ilk hafta sonu.

Başlangıçta "Barbie'ye mi gideceksin yoksa Oppenheimer'a mı?" şeklinde bir rekabetle başlayan Barbenheimer fenomeni, filmlerin vizyona girişiyle birlikte iki film birden konseptine evrildi; ilk hafta sonunda birçok Hollywood oyuncusu ve sinemasever filmleri bu şekilde izledi.

Bir tarafta Christopher Nolan'ın gişe rekorları kıran filmlerinin soyundan gelen ve dramaseverlerin iştahını hiç şüphesiz tatmin edecek gerçek bir destan olan Oppenheimer, diğer tarafta Greta Gerwig'in son derece parlak zihninden bir çocuğun hayal gücü kadar büyük ve şekerle boyanmış rüya dünyası Barbie, neredeyse her şeyleriyle tamamen zıt kutuplar olmalarına rağmen insanların zihinlerinde bir bütün olarak yerlerini aldılar.

The Guardian'dan Charles Bramesco'nun yazdığı gibi: "Homo sapiens'in beynindeki bir kusur, bizi her şeyi rekabet açısından görmeye zorluyor - tüm dünya, kazananlar ve kaybedenler şeklinde gruplandırılmış." Barbenheimer, belki de dünyada gittikçe artan kutuplaşmaya -bilinçli ya da farkında olmadan- verilen bir yanıt, belki de farklı ruh hallerimizi ve ilgi alanlarımızı çağrıştırıyor, belki de kendi içimizdeki rekabet halindeki kavramları temsil ediyor.

Birer eğlenceli bilgi

Ryan Gosling, Ken rolü için kendisine yapılan teklifi düşündüğü günlerde, kızının Ken bebeğini, evinin arka bahçesinde ezilmiş bir limonun yanında yüz üstü çamura saplanmış halde buldu. Durumun fotoğrafını çekerek Greta Gerwig'e bir mesaj attı ve "Senin Ken'in olacağım, çünkü bu hikaye anlatılmalı," dedi.

Matt Damon bir röportajında, eşiyle yaptığı anlaşmaya bağlı olarak aktörlüğe bir süre ara vermeyi kabul ettiğini, bu anlaşmaya tek şerh düştüğünü belirtti. Eğer Christopher Nolan ararsa yalnızca onun filminde oynayacaktı. Nitekim Matt Damon'ın koydurduğu muafiyet işe yaradı ve bir gün Nolan'dan ansızın gelen telefonla, kendisinin onun için uygun gördüğü Leslie Groves rolünü kabul etti.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Ankara

Aposto Ankara

Her pazartesi saat 12.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikâyeler.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto AnkaraAposto Ankara

BÜLTEN SAYISI

Bağcan ailesi şehirde, 🎤 Tamino'yu beklerken

Tamino ve Selda Bağcan gibi dev isimlerin konserleri bizi beklerken sezona rağmen hareketlenmeye devam ediyoruz.

24 Tem 2023

Ankara Havası

YAZARLAR

Aposto Ankara

Her pazartesi saat 12.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikâyeler.

İLGİLİ OKUMALAR

;