
Son 20 yıl baz alındığında, daima en doğru hamleyi yapmaya gayret gösteren ve geleceğini dikkatlice inşa eden Tottenham Hotspur’un adı, çabalara tezat bir şekilde kurumsal yolsuzluk iddialarına karışmış durumda.
Geçtiğimiz günlere kadar Spurs’ün sportif direktör koltuğunda oturan Fabio Paratici, 2021 yılında Londra ekibinin başına geçmeden önce 10 yılı aşkın süre boyunca Juventus kulübünde çalıştı. Bu süreçte yaşananlar ise şu an ‘Prisma Soruşturması’ adı verilen davada inceleniyor.
Torino Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021 yılından beri yürüttüğü yolsuzluk soruşturmasının bir sonucu olarak bu sezon Juventus'un 15 puanı silindi ve Torino temsilcisinde efsane başkan Andrea Agnelli’nin yönetimi sona erdi. Siyah-beyazlı ekip Agnelli’nin başkanlık yaptığı 12 senede önce 2011 yılında stadını yeniden inşa etti, 2012/21 sezonları arasında da 9 yıl üst üste Serie A’da şampiyon olarak ulaşılması güç bir başarıya imza attı.
İngiliz futboluna ‘üst akıl’ olarak gelen Fabio Patrici ise Juventus’un o dominant döneminde futbol operasyonlarının başındaki kişiydi. Patrici ve olaylarda ismi geçen 11 yönetici futboldan men edilmesi, İtalya’daki çamuru Londra’ya sıçratmış oldu. Bu 11 yönetici her ne kadar iddialar ile ilgili tüm suçlamaları reddetse de kararı 19 Nisan’da İtalya Olimpiyat Komitesi verecek.

Get Italian Football News
Bu gelişmeler, Tottenham’ı ise büyük bir belirsizliğe sürüklenmiş durumda. Lider Arsenal’in tam 20 puan gerisinde olan The Lilywhites için halihazırda tuzu fazla gelen ve tadı kaçan çorbanın içine bir de pul biber kasesi döküldü. Yemeğin tadı artık sadece kötü değil, fazlasıyla da acı.
Oysa kulüp başkanı Daniel Levy'nin Paratici tercihi, tam da bunların olmaması içindi. Hatırlayacak olursanız, Mauricio Pochettino’nun ayrılığının ardından yerine gelen Jose Mourinho’nun geçirdiği oldukça başarısız dönem, bardağı taşıran son damlaydı. Bunun üzerine Levy, kulübün anahtarını Avrupa’nın en başarılı kulüplerinden birini yıllarca yöneten Patrici’ye teslim etmiş, bir nevi ‘işi bilenine bırakmak’ istemişti.
Patrici hamlesi bu ‘kadersiz’ organizasyona her ne kadar umut olsa da geçtiğimiz bir buçuk sezonda beraberinde başarıyı getirmedi. İtalyan yönetici göreve gelir gelmez, ligin dinamiklerine hakim ve yarattığı mücadeleci Wolves ile takdirleri toplayan Nuno Espirito Santo’yu takımın başına getirmişti. Nuno, sadece 4 ay görevde kalabildi.
Bir sonraki hamleyse bu sefer geçmişte de beraber çalıştığı, Chelsea ile Premier Lig’de de şampiyonluk yakalamış bir isim olan Antonio Conte oldu. Bu, her iki taraf için de kazançlı bir anlaşma gibi duruyordu. Fakat istikrar, Conte ile de gelmedi. Gözde menajer ile yollar geçtiğimiz günlerle, oldukça fırtınalı bir hafta sonucu ayrıldı. Zaten krizin içindeki camia Conte’nin ayrılığıyla bir tokat daha yedi ve artık Tottenham taraftarını ayıltmak için içi buz dolu bir kova su gerekiyor.
3-3 berabere biten Southampton maçı, Conte ve Spurs için tüm iplerin koptuğu yer oldu. Maçtan sonra Conte, oyuncularını bencil olmakla suçladı. O günden itibaren burada artık yapacağı bir şey olmadığını kavradı ve valizini toplayarak İtalya’ya geri döndü. Londra ekibi, sezon sonuna kadar Conte’nin yardımcıları Cristian Stellini ve Ryan Mason ile geçici olarak devam edileceğini açıkladı. Ryan Mason, Jose Mourinho’dan Santo’ya geçiş süreci olan 7 maçlık arada da göreve gelip 1,71 puan ortalaması yakalamıştı.
“Bir oyuncu olarak gerçekten çok üzgünüm. O birinci sınıf bir koç. Birlikte harika bir yolculuk geçirdik. Daha iyi oynamalıydım. Kulübe zor günlerde pek faydalı olamadım.” Heung-Min Son
Geçtiğimiz sezonun gol kralı, bu ayrılıktan dolayı sorumlu hissettiğini açıklamaktan çekinmedi. Bu da Conte’nin takımı bencillikle suçlamasının ardından aslında soyunma odasını pek de kaybetmediğini, İtalyan menajerin bu ayrılığının sportif başarısızlıktan dolayı gerçekleştirdiğini ispatlar nitelikteydi.

Daily Sabah
Ve elbette masada, kendisini unutmamıza asla izin vermeyen bir kriz daha var: Harry Kane’in sözleşmesinin belirsizliği. This Is England sayılarının başlangıcından beri (2021 Mart) -abartısız- en az 10 bültenin ana teması bu olmuştur.
2010’dan beri Tottenham Hotspur forması giyen, beyaz forma altında 425 maça çıkan, ligde 3 kere gol krallığı yaşamış ve aynı zamanda ülkesi İngiltere’nin de kulübünde olduğu gibi kaptanlığını yapan başarılı golcü Harry Kane, artık 29 yaşında. Kane, kariyerini adadığı bu kulüpte henüz kupa seremonisinde gülen tarafta olmayı başaramadı. Evindeki ‘Başarılarım’ köşesinde birkaç şilt ve madalyadan ötesi maalesef yok. Yıllar sonra dönüp kariyerine baktığında aklına gelen en mutlu an, hiçbir zaman ellerinde kupayla kameralara havalı bir gülümsemeyle poz verdiği hali olmayacak gibi. En azından bu kulüpte kaldığı sürece...
İşte tam da bu problemden dolayı medya da Harry Kane’in durumunu oldukça kaşıyor ve her yıl belirli aralıklarla gündemimize ısıtıp getiriyor. Tüm bunlara rağmen istikrarlı performansına devam eden başarılı golcü, sınandığı sabır yolculuğundan dolayı şimdiden kulüp efsaneleri arasındaki yerini aldı. Bu saatten sonra hangi kulübe giderse gitsin, zirvedeki yeri kolay sarsılmayacak gibi duruyor.
Geçtiğimiz yaz başında adı Manchester City ile adı fazlaca anıldı fakat bu transfer talep edilen astronomik bedelden dolayı gerçekleşmedi. Manchester’ın mavi yüzü, aradığını Norveç’te buldu ve Erling Haaland’ı getirdi. Haaland, makine gibi işleyen hücum organizasyonuna eklemlendiğinden beri rekordan rekora koşuyor. Kane ise sırtına koca bir camiayı yükledi ve lodoslu bir havada gemisini sağ salim kıyıya yanaştırmaya çalışıyor.
Yaptığı gol ve asist katkısı zaten tartışılmaz olan Kane, aynı zamanda Spurs’ün iyi yaptığı her alanda lider konumda. Bağlantı oyununda en geriye gelerek zaman zaman bir 10 numara gibi oynayan Kane, hücumda ciddi bir ‘spacing’ yaratıyor. Bu da kendiyle beraber diğer takım arkadaşlarını da oynatması anlamına geliyor.

Reuters
Günümüz futbolunda Kane gibi çok yönlü forvetlerin değeri yadsınamaz bir gerçek. İşte tam da bundan dolayı forvet ihtiyacı olan Manchester United’ın, seneye 30 yaşında olacak olan Harry Kane için 90 milyon euro’luk bir teklif yapmayı planladığı konuşuluyor.
Erik Ten Hag ile başlarda tökezlese de sonrasında Marcus Rashford’ın yükselen formuyla beraber ciddi bir ivme yakalayan Manchester United için Kane kağıt üzerinde tam olarak nokta atışı bir transfer. Şu sıralarda Beşiktaş’tan tanıdığımız Weghorts’un ikame ettiği mevkide Kane, elbette çok daha fazlasını vermeye aday olacaktır. Tottenham’daki bu kriz ortamı, başarılı golcünün kariyeri sona ermeden kupa ya da kupalar kazanma isteğiyle birleşince en gerçekçi birliktelik bu gibi duruyor.
Spurs’ün bu sezonu içinse en iyi senaryo, kopulan şampiyonluk yarışından sonra en azından Şampiyonlar Ligi potasında kalmak. Arsenal ve Manchester City’nin koptuğu yarışta, tabelayı belirlemek için çok aday var. Manchester United ve Tottenham’dan başlayıp; Newcastle’ından Brighton’ını, hatta işi biraz abartırsak çizgiyi o bölgeye 3 maç uzaklıktaki 10. sırada yer alan Chelsea’ye kadar çekebiliriz.
Bu sezon Şampiyonlar Ligi Son 16 Turu’nda Milan’a elenince, Londra ekibi için tek hedef bir daha Devler Ligi’nde boy göstermek oldu. Bu hedef için ay sonunda Back to Back oynayacakları direkt rakipleri olan Newcastle United, Manchester United ve Liverpool maçları çok kritik.
Gelecek günler, The Lilywhites için hareketli geçmeye gebe.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Görkem Alkan
Author @This is England.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




