Başarıyla Başarısızlık Arasında

Premier Lig’e yükseldikleri sezondan bu yana bir sezon hariç neredeyse her sezon küme düşmeme mücadelesi veren Burnley, bu yıl da savaştan galip çıkmayı başardı. Ancak bu sürdürülebilir bir proje mi?
Başarıyla Başarısızlık Arasında

Sean Dyche yönetiminde, Premier Lig’in nevi şahsına münhasır takımlarından olan Burnley, oynadığı oyun ve kadro yapısıyla eski usul bir İngiliz takımı görüntüsünü her saniyede hissettiriyor. Bu artık klişe bir laf olsa da Burnley’i en iyi tanımlayan ifade bundan başkası değil. Uzun bir aradan sonra yükseldikleri Premier Lig’deki ilk dönemlerinde bunu fazlasıyla hissettirirken zaman içinde Dyche’ın oyunun da bazı kırılmalar yaşandı.

Bu sezona yine alt sıraların daimî adayı olarak başlasalar da son düzlükte rakiplerine göre daha tecrübeli olmaları da avantaj sağladı ve Burnley, sezonu bir kez daha kurtarmış oldu. Lige yeni yükselen takımları hesaba katmazsak, kalan takımlar arasında en tecrübeli olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Ancak bu tecrübeyi ligde kalmaya harcamak da ayrı bir sorunu oluşturuyor. Burnley’nin geride bıraktığı Premier Lig sezonlarında neredeyse kadronun aynı kalması ve transfer dönemlerinin boş geçilmesi Sean Dyche’ın eline güçlendirmezken takımın da işini bir hayli zorlaştırıyordu. Oyuncuların her sene ister istemez küme düşmeme mücadelesine adapte olmaları belki büyük bir sorun değil ama uzun vadede sürdürülebilir bir motivasyon kaynağı değil. Ligdeki 20 takımı baz alırsak Burnley’nin artık ligin elit olmasa da demirbaşları arasına girdiğini söylemek mümkün.

Geçtiğimiz sezon ligi tamamladıkları yer ise bunun tam tersini gösteriyor. Sean Dyche ile birlikte başlattıkları projenin bittiğini söylemek doğru değil ancak eskidiğini söylemek yanlış olmaz. Takımın el değiştirmesiyle birlikte Burnley’nin bazı şeyleri değiştirmesi gerekiyor.


Kadronun genişlemesi ve artık farklı bir düzenin oturması daha sürdürülebilir bir performansı için gerekli duruyor.

Takım sahiplerinin açıklamalarına baktığımızda bu yıl takıma hatırı sayılır miktarda transfer bütçesi vereceklerini görüyoruz. Bu olumlu bir gelişme ancak bu konuda pratiği olmayan bir takımın bocalaması da farklı sorunları beraberinde getirebilir. Burnley’nin yeri artık küme düşme mücadelesi veren takımların yanı değil. Biraz daha üstü. Ancak mevcut mentalite değişmediği sürece ligde kalma başarı mı başarısızlık mı sorusu her daim takımın üzerine kara bir bulut olarak kalmaya devam edecek.

Sezonun Oyuncusu: Nick Pope

Savunma kimlikli takımların bir numaralı olmazsa olmazı iyi bir kalecidir. Tom Heaton'ın başarıyla sürdürdüğü görevi iki sezondur devralan Pope, seviyeyi daha da yükseltmiş gözüküyor. Sakatlığından dolayı Euro 2020'de olmayacak olması, Gareth Southgate'in tadını kaçıran gelişmelerden birisiydi. Keza Southgate, turnuva öncesi son 1 yılda kaleyi tamamen kendisine emanet etmişti.

Hayal Kırıklığı: Johann Berg Gudmundsson

Burnley veya İzlanda gibi 'kolektif' yapıda takımlarda bir isim çok fazla sivrilemez veyahut bir isim çok fazla göze batmaz. Önemli olan sistemdir. Herkesin standart performans verdiği bir sezon daha geride kalırken 2016'dan beri kulüpte olan ve seneler içindeki yükselişe katkıda bulunan isimlerin başında gelen Gudmundsson'dan Dyche'ın bekledikleri şüphesiz daha fazla. Sakatlıklarla boğuştuğu bir sezonu geride bırakan İzlandalı, sezonu yalnızca 2 gol ile kapattı.

Sezonun Kırılma Maçı: Wolves 0-4 Burnley

Molineux gibi zor bir atmosferden gelen 4 farklı galibiyet, Crystal Palace'ın tartıştığı 'acaba daha fazlasını yapabilir miyiz?' düşüncesinin enjekte edildiği maç oldu. Chris Wood'un hattrick ile tamamladığı maçın etkilerini kısa ve uzun vadede göreceğiz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Premiercast Review #1

Sheffield United, West Brom, Fulham, Burnley, Brighton...

04 Haz 2021

Premiercast Review #1

YAZARLAR

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR