Başıboş Millet

Depremin en uzunu dahi “bir an”da olup bitiyor ama... Artık biliyoruz ki “artçı şoklar” sürüyor, sürecek.
Başıboş Millet

10 Şubat - Konuşmamız Gerek Derneği
Konuşmamız Gerek Derneği ile birlikte

Afet bölgelerinde regl bakımı hakkında Konuşmamız Gerek Deprem felaketi sonrası kısıtlı kaynaklara sahip afet alanlarında regl bakımı sağlamanın zorlayıcılığına dikkat çeken Konuşmamız Gerek Derneği , hijyenik ped ve tampon gibi menstrüel ürünlerin ve tuvalet kağıdı, sabun, bez gibi regl bakımını destekleyici ürünlerin afet bölgesine gönderimini önceliklendiriyor. Nedir? Konuşmamız Gerek Derneği 2016 yılından bu yana Türkiye’deki regl yoksulluğu ve tabusuyla mücadele ediyor. Türkiye’de var olan regl tabusunun afet bölgelerinde menstrüel ürünlere duyulan ihtiyacın dile getirilmesini zorlaştırabileceğinin farkında olan Konuşmamız Gerek Derneği , uzun vadeli ihtiyaçlara cevap verebilmek için bağış çağrısında bulunuyor. Konuşmamız Gerek Derneği ’nin saha çalışmalarına para veya menstrüel ürün yardımlarınızı iletmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Umur Talu

Aşağıdaki "Başıboş Millet" başlıklı yazım, 24 yıl önce. 1999 Büyük Depreminden hemen sonra Birikim dergisi Eylül özel sayısında çıkmıştı. O anda görünen, acıya gömülmüş. ama kendi gücünü, bir diğerini ve enternasyonal dayanışmayı keşfeden halkın, hiyerarşi, otoriteler ve ezberlerden, itaatten, resmi kurumlardan özerkleştiğiydi. Enkazdan çıkan siyasal, hatta sol bir ufuktu bu. İki sene sonraki ekonomik krizle o ufuktan AKP çıktı, bir "isyan" hareketi gibi!

Deprem daha şiddetli, kayıp ve ayıp, körlük ve kötülük daha büyük 24 sene sonra. Bu kez felaket geçim enkazı üstüne yıkıldı. O zaman doğmamış gençler başta, dayanışmanın keşfi ve otoriteye öfke, özerkleşme yine var. Kuşatma ve uyutma da devrede. İşte bu tamı tamına siyasi bir durum.

Hayatın ve ölümün cilvesi... Enkaz altında toplumsal bir umut arıyoruz. Binlerce, evet tastamam yuvarlak ifadeyle, “binlerce” (çünkü kaç bin olduğu belirsiz) ceset arasında toplumsal uyanış iniltilerine kulak kabartıyoruz.

Çok da boş değil... Çünkü bir sarsıntıyla birlikte bir millet “başıboş” kalıverdi. Başının boşluğunu keşfederken, “bir an için” zincirlerinden de boşanıverdi.

Sadakat tarumar oldu, tabular virane, sünepelik enkaz.

Şimdi moda olan; manşet ağzıyla, “İşte o an”.

“Devlet nerede” sorusu gelenekseldi de, devletin tüm kurumlarıyla bu soruya muhatap oluşunda yeni bir şeyler vardı sanki. “Devlet nerede” haykırışı tipik refleksti de, devletin sorgulanışında yeni bir şeyler vardı sanki.

İlk kez, “İşte o an” ve “bir an için”, malûm “güvenilir kurumlar” listesinin altüst oluşlarından belliydi depremin şiddeti.

Birbirine güvenmeyenlerin rastgele yan yana gelişi içinden, birbirine güvenen, yaslanan, dayanışma örgütlemeye, çare örgütlemeye çalışan insanların toplum olma gayreti filiz veriverdi.

Güvenilmez gavur, güvenilmez komşular ve bunlar üstünden yürütülen, her şiddette depreme pek dayanıklı sanılan siyaset binaları çatırdayıverdi.

Yurttaşlık bilgileri silsilesinin nadide parçaları; milliyet, milliyetçilik, devlet, güçlü devlet ve bilumum şişinme, yurttaşlık arayışının kaotik isyanı arasında zangır zangır titredi.

Hükümet, bürokrasi, iş dünyası, medya ve “sessiz çoğunluk”tan oluşan iktidar blokunun ortasından fay hatları geçiverdi. İktidar bağları gevşedi... İş dünyası da, sessiz çoğunluk da, medya da iktidar network’ünden savruluverdi.

Hiyerarşiler sallandı.

Misal, medya; geniş anlamdaki iktidar hattından halka kayıverdi. Medya hiyerarşisi, kendi halkına, kendi tabanına, yani muhabirine hiç bu kadar bağımlı, saygılı ve itaatkâr olmamıştı. Manipülasyon hiç bu kadar çaresiz kalmamıştı.

Olması gereken zincir oluştu: Medya “enformasyon”u sundu, “enformasyon” halkı bilgilendirip öfkelendirdi, halkın öfkesi medyayı yönlendirdi.

Altımız çürük diyen, isyan ettirdi.

Takdiri ilahi diyen, isyan ettirdi.

Yaralar sarılacak diyen, isyan ettirdi.

Devletimiz büyük diyen, isyan ettirdi.

Acı ve korku gölgesinde, kendi vurdumduymazlıklarının, kendi yağma ortaklıklarının, kendi cehaletinin, kendi sorumsuzluklarının da aynasında, halk kendini gördü, iradesizliğini “halkın iradesi” ambalajında gasp etmiş olanların çirkin yüzünü ayırt etti.

“İşte o an”...

Sadece böyle görmek istediğimiz için değil, “böyle bir şey olduğu için”, farklıydı; her şeyin farklı olabileceğine dair veriler sunup durdu.

Ama o, aynı “bir an”da olup biten deprem gibi anlık, fakat aynı deprem gibi de sarsıcı, ürkütücü, dehşet vericiydi.

Mesaj alındı.

(Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in) iki komşu halk arasındaki sevgi patlamasının kontrolden çıktığını belirtişindeki gibi, “kontrolden çıkmış” bir millet, o başı dertli, başıboş halk, örgüt arayan, örgütlenme arayan o çığlık, sırtı da sıvazlanarak, AKUT (şimdi AFAD) baretleri kafalara geçirilerek, esas patron sayılarak, ağustos halkı değil, şubat halkı (o zaman bu Şubata değil, 28 Şubat'a atıftı) olması telkin edilerek, af zaferiyle yetinmesi temenni edilerek, fazla şımarmaması ihsas edilerek, mesafe al, hazır ol, geriye marşlarla deprem öncesi mevzilerine iteklenerek...

Kimilerinin kâbusunun başrolünü oynayacağına, kimilerinin ham hayalinin figüranlığına indirgenerek, “işte o an” nihayetinde “bir an”dan ibaret kılınacaktı elbet.

Depremin en uzunu dahi “bir an”da olup bitiyor ama… Artık biliyoruz ki “artçı şoklar” sürüyor, sürecek.


Not: Serbest Kürsü'de yer alan tüm görüşler yazarlara ait olup, Aposto'nun editoryal bakış açısını yansıtmamaktadır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞 Taşınan okullar, dosyalanan sorumlular

Deprem kaynaklı can kayıpları 40 bini aştı. İstanbul'da riskli bulunan 93 okulun öğrencileri güvenli okullara nakledildi. Millet İttifakı, “sorumlular not edilmiştir” açıklaması yaptı.

19 Şub 2023

Uğur Yıldırım/dia images via Getty Images

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

18 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta