Beklenmedik

West Ham United’ın sezonunu tek kelime ile açıklamamız gerekse bu muhtemelen ’Beklenmedik’ olurdu. Geçtiğimiz sene düşme hattının hemen yukarısında 16. sırada debelenirken, majör bir değişikliğe gitmeden, böylesine flaş bir performans göstermek gerçekten şaşırılması gereken bir olgu.
Beklenmedik

West Ham United’ın sezonunu tek kelime ile açıklamamız gerekse bu muhtemelen ’Beklenmedik’ olurdu. Geçtiğimiz sene düşme hattının hemen yukarısında 16. sırada debelenirken, majör bir değişikliğe gitmeden, böylesine flaş bir performans göstermek gerçekten şaşırılması gereken bir olgu.

David Moyes’un öğrencileri, uzun bir dönem Şampiyonlar Ligi ihtimalini kovalayıp, son düzlükte Avrupa Ligi’ne razı olurken, mücadeleleri gerçekten takdire şayandı. Bu performanslarını elbette ki fiziksel olarak teknikle, taktikle açıklamaya çalışacağız ama işin metafiziksel bir yanı olduğunu da yabana atmamak lazım. Gözümüzün önünde oynayarak geliştiler ve çarkın dişlileri, her seferinde daha kusursuz döndü. Pete Dunham’ın hayal ettiği West Ham sahadaydı.

Galiba önce “Peki neyi farklı yaptılar?” diye sormak gerekiyor. Değişen şey ilk olarak formasyondu. Statik bir 5-4-1’den, daha ofansif sayılabilecek bir 4-2-3-1’e döndüler. Bu 4-2-3-1’in işlemesinde özellikle ikinci devrede takıma dahil olan ve zor maçlarda takıma büyük katkı veren Jesse Lingard’ın payı büyüktü. Orta sahada Tomas Soucek ile birlikte, neredeyse takımın tüm gol yükünü çektiler. Lingard; 16 maçta 9 gol, 4 asistle Manchester United’daki Bruno Fernandes’in tahtını sallamaya aday bir performans gösterdi. Onun ilk 11’e yerleşmesinde sakatlanan Massuaku’nun payı da büyük oldu. Sol bek pozisyonunda doğan boşluk, orta alanı 3’leyerek dolduruldu. Bir şer, bin hayır doğurdu.

İkinci olarak az önce de ismini geçirdiğim Tomas Soucek’e değinmek lazım. Eskiden de aynı takımda oynadıkları Coufal ile birlikte Londra ekibinin tüm çehresini değiştirdiler. Soucek öyle bir performans gösterdi ki, onun adına West Ham’dan bağımsız ekstra bir yazı daha kaleme alınır zaten. Bu sene de 10 gole ulaştı ve takımının her alanda en iyisiydi. Gösterdiği mücadeleden dolayı ona bir futbolsever olarak teşekkür ediyorum.


Savunmalarına gelirsek, tandem bölgesine Craig Dawson’ı çok iyi eklemlediler. Burada bile Moyes hoca ile ne kadar başarılı bir transfer dönemi geçirdiklerini görebiliyoruz. 31 yaşındaki Dawson, futbol hayatı boyunca istikrar sorunu yaşamış Ogbonna’nın yanında kariyer senesini oynadı. 5’li dizilişten, 4’lüye dönülünce bekler de epey ön plana çıktı. Öyle ki kaptan Creswell 8, sağ bek Coufal 7 asist ile hücuma katkı verdi. İki bekten 15 gol katkısı almak akılla mantıkla açıklanabilir gibi durmuyor.

Gözlemleyebildiğim kadarıyla hücuma çıkarken kullandıkları net bir setleri var. Top kaleciden forvet oyuncusu Antonio’ya uzun oynanıyor. Antonio topu indirebilirse, Soucek fiziğinin de avantajıyla ileriyi çiftliyor ve pas kanalı oluyor. Soucek’ten boşalan alanı genç ve dinamik kanat oyuncuları Fornals-Benrahma-Bowen üçlüsünden ikisi kapatıyor, Cresswell ve Coufal da sık sık ileri çıkabiliyor. West Ham bu sayede hem baskılı oynayıp, hem de oldukça dengeli görünebiliyor.

Sezonun Oyuncusu: Tomas Soucek

Buraya pek çok isim yazabilir durumda olsa da bana kalırsa hak eden isim Soucek’ti. Hatta bu performasını sürdürülebilir hale getirirse ligin ve Avrupa’nın büyük takımlarına da göz kırpar hale gelir diyorum. Yürüyedur evlat!


Hayal Kırıklığı: Manuel Lanzini

Maslow Piramidi’nde ‘Kendini Gerçekleştirmek’ en üst sıradadır. Bu noktaya çıkınca kişi, artık olmuştur. Manuel Lanzini’den de kutsal Arjantin topraklarından gelen yeteneğine ihanet etmemesini ve piramidin en tepesine çıkmasını diliyorum.  

Sezonun Transferi: Jesse Lingard

Lingard kolay kolay hafızalardan silinmeyecek bir 6 aya imza attı. Herhalde burada yerini kolay kolay kimse dolduramayacaktır. Tüm dünyada kış döneminin en iyi transferi ödülümüz Lingard’a gidiyor.

Sezonun Başarısız Transferi: Sebastien Haller

Haller, ben isminin tam olarak nasıl telaffuz edildiğine emin olamadan Ajax’ın yolunu tuttu. Bu transferden West Ham kulübü büyük bir kazık yedi diyebiliriz herhalde. Geldiği yıl fena katkı vermese de yine de asla 50 milyon Euro’yu karşılayacak bir top oynamadı. Edilen zararın büyüklüğünden dolayı burası için uygun bir isim.

Sezonun Kırılma Maçı: Newcastle 3-2 West Ham

Bu maçı canlı izleme fırsatım olmuştu. Biri CL için oynarken, diğeri düşme hattındaydı. İkisinin de istim üstünde olduğu bir dönemde karşılaştılar. Maçın başında Newcastle 1-0 öne geçti ve hemen ardından West Hamlı stoper Dawson kırmızı kart gördü. Son dakikalarda gelen Willock’un golüne engel olamasalar da, 10 kişi mücadeleleriyle maçı 2-0’dan 2-2’ye getirme süreci alkışı hak etti. 



Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Premiercast Review #3

Everton, Leeds, Arsenal, Tottenham, West Ham United...

10 Haz 2021

Premiercast Review #3

YAZARLAR

Görkem Alkan

Author @This is England.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR