Belirsizliğin şiddeti


Efsane Hayatlar belgesel serisi GAİN ’de Kimseye benzemeyenler, pes etmeyi sevmeyenler, hızlı yaşayanlar, hep genç kalanlar ve kalplerde yaşayanlar şimdi Efsane Hayatlar belgesel serisi ile GAİN’de . Neler var? Brad Pitt | Breaking Hollywood : Hollywood’un zirvedeki isimlerinden Brad Pitt’in dev bir yıldıza dönüşme serüveni bu belgeselde. Cristiano Ronaldo | The One and Only : Futbol tarihinin en çok ödül alan ikinci oyuncusu; bir ikon, bir deha… Ronaldo’nun kariyer merdivenlerini hızla tırmanarak tüm zamanların en iyilerinden biri olma serüvenini anlatan bir belgesel. Elvis | The Other Side: Rock’n roll’un ölümsüz kralı, dünyaca ünlü müzik efsanesinin çarpıcı yaşamını az bilinen detaylarla konu alındığı bir belgesel. Kobe Bryant | A Tribute : Dünyaca ünlü basketbolcu Kobe Bryant’ın ardında bıraktığı, başarı ve sevgi dolu mirasa bir övgü niteliği taşıyan; eşi Vanessa Bryant, Jennifer Lopez ve Michael Jordan’ın da kendisiyle ilgili değerlendirmelerine yer verilen bir belgesel kendisi. Lewis Hamilton | The Winning Formula : Formula 1'in gelmiş geçmiş en büyük isimlerinden Lewis Hamilton’ın cüretkâr ve zorluklarla dolu hikâyesi şimdi hayranlarıyla buluşuyor. Lionel Messi | The Greatest : Belgesel, Arjantinli futbol dehası Messi’nin kariyer yolculuğunu ve nasıl dünyanın en iyi oyuncusu hâline dönüştüğünü aktarıyor. Maradona | The Greatest Ever : Futbol efsanesi Maradona’nın yaşamına ışık tutan en yeni biyografik belgesel. Efsane Hayatlar belgesel serisi ni şimdi GAİN’de izleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
2022'nin ilk 6 ayı, 99 yıllık Cumhuriyet tarihimizde, İkinci Dünya Savaşı yılları hariç, enflasyonun en hızla arttığı bir dönem oldu. Yazıya başladığımda Türkiye’nin CDS primi 900 dolaylarındaydı ve piyasalar endişeyle FED’den gelecek kararı bekliyordu.
Nihayet, FED faizleri, yıllık %8,6 enflasyonu, yapışkan hale gelmeden önlemek için, dünyada var olan savaş ve arz kısıtlarının kalıcı olduğu öngörüsüyle 75 baz puan artırdı.
FED’in aksine biz risklerin geçici olduğu savıyla eksi 53 milyar dolarlık rezervimiz, %73 TÜFE enflasyonumuzla negatif reel faizi eksi %56 seviyesinde tutmaya devam ediyoruz. Üstelik etkisi kısa süreli de olsa kuru bir süre 18 liranın altında tutan kur korumalı mevduat (KKM) gibi sihirli bir alet daha yok heybemizde. Son açıklanan gelire endeksli senedin heyecan yaratmaması bunun kanıtı. Ayrıca artık bireysel döviz talebi çok az. Dövize talep zorunlu ithalat kanalından geliyor. Yani teşhis yanlış.
Dahası, toplam mevduatın KKM'yle birlikte %72’sinin döviz olarak tutulduğu ve üretim yapmak için gerekli enerji ve emtianın %72-74’ünü, sermaye mallarının da %11-12’sini ithal etmek zorunda olan Türkiye’de, Cumhurbaşkanı faizlerin daha da indirileceğini söylüyor.
Hükümetin önceliği enflasyon değil, büyüme
2022’nin ilk çeyreğinde %7,3 büyüme oranıyla ekonomi dolar bazında %4,3 küçüldü. Bakan Nebati, “Biz tercihimizi enflasyondan değil, büyümeden yana yaptık,” derken, yasamanın, yürütmenin ve hatta yargının başındaki Cumhurbaşkanı, bazı sorunlar olmasına rağmen işlerin yolunda olduğunu söylüyor.
İşler iyi gitmiyor diyenlere had bildiren, “Fakirleşerek büyüyoruz…iktisat bilimiyle çelişen bir yaklaşımı sürdürmemeliyiz,” diyen TÜSİAD Başkanı’nı sert sözlerle uyaran Cumhurbaşkanı’nın da önceliği çarkların dönmesi. Ama çarklar dönmekte giderek zorlanıyor. Çünkü çarkları yağlayacak döviz tükenmek üzere.
Ekonomik gidişata dair gerçekçi bir fikir edinmek için yıllık büyümeye değil, çeyrekten çeyreğe büyümeye bakmak gerekir. Geçen yılın son çeyreğinden bu yılın ilk çeyreğine büyüme oranı sadece %1,2, 2021’in 3'üncü çeyreğinden 4'üncü çeyreğine büyüme de %1,5 olmuştu.
Bu arada büyümenin en önemli 2 dişlisi de durmaya yaklaşmış; özel tüketim üç ayda %2,8, ihracat %3,2 azalmış. Maalesef şimdi 6 ay öncesinden çok daha kötü bir yerde duruyoruz.
KKM için bugüne kadar 157 milyar lira harcadık. En kötüsü enflasyon Kasım 2021’in neredeyse 4 katı, Aralık’ın 2,5 katı. Bu arada üretici fiyatları aylık %8,76 artmış. Yıllık artış %132,16.
Hâliyle yoksulluk artıyor. Ipsos Araştırma'ya göre ülkede nüfusun %84’ü sadece hayatta kalmaya çalışıyor. Birleşmiş Milletler’e göre Türkiye’de 14,8 milyon insan açlık çekiyor.
Dönüm noktası hibrit sistem
2018, bizim için bir dönüm noktasıdır. O yıl, siyasi sorumluluğu, kamuya hesap vermeyi ve şeffaflığı reddeden, tüm güç ve yetkiyi tek kişinin eline bırakan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen hibrit bir sisteme geçişle birlikte her şey bozulmaya başladı ve topyekûn çöküş hızlandı.
O güne kadar epey hasar almış olan hukuki ve ekonomik kurumsal altyapı büyük ölçüde tahrip edildi. Merkez Bankası ve TÜİK ağır hasar aldı. Oysa iki kurumun itibarı ve güvenilirliği hayatidir. Böylece kur-enflasyon sarmalına girildi. Enflasyonun dörtte biri dışarıdan, dörtte üçü içeride bozduğumuz kurun seviyesinden geliyor.
Kuşkusuz iktidar sadece "faiz sebep enflasyon netice" tezini değil, aynı zamanda ekonomide "imkânsız üçlü" hipotezini de kanıtlamaya çalışıyor. Sonuçta enflasyon nedeniyle borç stoku artmadan gelecek yıllara ve nesillere aktarılan faiz yükü artıyor. Dış ticaret açığı ve cari açık büyüyor.
Daha kötüsü: Bu irrasyonalitenin doruklarındaki yolculuğun ya bir kur şoku, ya faiz şoku ya da ödemeler dengesi sorunu veya üçünün aynı anda gerçekleşmesiyle son bulma olasılığının çok artmış olmasıdır.
Asıl beka sorunu
Özetle kimse yarının nasıl olabileceği üzerine tahmin dahi yürütemiyor. Bu bir şiddet biçimidir. Belirsizliğin şiddeti diyoruz. Bekir Ağırdır şöyle diyor:
Türkiye’de sokakta, iş yerinde, evde hissedip hissebileceğiniz en görünür öğelerden biridir belirsizlik. Hegemonik bir duygu hâline gelmiştir ve bu hissin altında ezilen on milyonlar görürsünüz.
Ev genci denilen 30 yaş altı seçmenin 20 milyonunun aileden aldığı harçlıkla yaşamaya çalıştığı bir ülkede, tercih edilen bu politika ve yaklaşımın gençleri sadece yarınlardan değil, ülkeden de kopardığını görmek istemeyen tek karar verici, parlak günler için 2023 yılı şubat ve mart aylarını işaret ediyor, yoksullaşmayı yok sayarak enflasyonu ve tabii ekonomik ve siyasi reform ihtiyacı olduğunu da reddediyor.
Bu, gençler için, belirsizliğin en açık şiddetidir. Onların geleceğe değil, ülkesine karşı da umutlarını ve güvenini yok ediyor. Asıl beka sorunu budur. Siyasetin temel önceliği bu şiddeti ortadan kaldırmak ve herkes için öngörülebilir ve güvenli bir gelecek yaratmak olmalı. Gençlerin kırık kalbi ancak böyle onarılır ve güven böyle kazanılır.
Not: Serbest Kürsü'de yer alan tüm görüşler yazarlara ait olup, Aposto'nun editoryal bakış açısını yansıtmamaktadır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Herkese günaydın. Bu hafta sonu gündemde hükümetin enflasyon yerine büyümeye odaklanan ekonomi politikası üzerine bir inceleme ve 29. İstanbul Caz Festivali'nin "Gece Gezmesi" programı var.
18 Haz 2022

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




