

Keyifli ve öğretici sesli içerikler: Audioteka Podcast Listeleri
Geçtiğimiz haftalar Edison Research tarafından yayımlanan 2021 The Infinite Dial araştırmasının sonuçları, ABD'de 12 yaş ve üzeri kullanıcıların aylık podcast dinleme oranının geçen yıla kıyasla %37'den %41'e yükseldiğini, geçtiğimiz yıl 6…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Bir çocuk "sürdürülebilirliğe" dair ne bilir? Biz ne bilirdik bu konuyla ilgili küçükken? Okulda bu kelimenin geçtiği bir ders hatırlıyor muyuz? Tam olarak kaç yaşımızda sürdürülebilirlik kelimesini duyduk; kaç yaşımızda anlamını, kaç yaşımızda önemini kavradık? Daha çok yeni bilinçlendik ve bu değişmeli.
Bir çocuğun moda algısı ailesinden gözlemledikleri bir yana, televizyonda izlediği, sosyal medyada gördüğü, Disney filmlerinde karşılaştığı karakterlerle oluşuyor. Okula gitmeye başladığında arkadaşlarından gördükleri ve duyduklarıyla çocuk zihninde modayı ve kıyafetlerini konumlandırıyor, önemini, etkisini belirliyor. İşlerin iç yüzünü daha iyi görebileceği bir yaşa gelmeden moda algısı, endüstrinin ve medyanın tam da olmasını istediği biçimde geleceğin tüketicilerinin beynine yerleşiyor. Bu çocuk büyüyüp, bu alanla ilgili araştırmalar yaptığında moda endüstrisinin dünyanın yok oluşunda büyük pay sahibi olduğunu görebiliyor ancak bu farkındalığa eriştikten sonra da alışkanlıklarını, duruşunu ve kıyafetlere bakışını değiştirmesi gerekiyor. Bu konuda araştırma yapmaya, bir şeyleri sorgulamaya ve şüpheci yaklaşmaya niyeti olmayanlarsa, çocukluktan atılmış temellerle yola devam ediyor. Bu temeller henüz atılmadan harekete geçmek daha makul değil mi? Bir çocuğa çöpü yere atmaması, çimlere basmaması, denizi kirletmemesi gerektiğini öğretirken doğaya çok daha büyük maliyeti olan moda endüstrisine ve kıyafetlere dair bilgi vermemek mantıklı mı? Okulda iklim krizi, endüstrilerin doğa üzerindeki etkisi gibi bir ders özelinde de bunlar anlatılmıyor. Henüz hiçbir konuda yerleşik fikirleri olmayan tertemiz zihinli bir çocuğu dış dünyanın, medyanın, sosyal medyanın ve popüler kültürün kollarına bırakıyoruz.
A, B, C VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Huffington Post’ta yayımlanan bir yazısında Anya Hart Dyke, çocuk psikoloğu veya pedagogu olmasan da sürdürülebilirlik konusunda bilgi ve deneyim sahibi bir anne, çocuklarına modanın diğer yüzünü anlatmaya çalışıyor ve bu deneyimi yazısında bizimle paylaşıyor. Yola, çocuklara bir kıyafetin atıldığında sihirli bir değnek değmişcesine ortadan kaybolmadığını anlatarak başlıyor. Evde bulduğu birkaç eski bezi kızıyla beraber toprağa gömüyor. Bu doğanın, toprağın hangi materyalle nasıl başa çıktığını; pamuk, polyester veya viskoz gibi materyallerin ne kadarda çözünebildiğini anlatan basit ancak etkili bir yol. Bir ay gibi kısa bir sürede materyaller arasında hızla yok olanlar, uzun sürede yok olacaklar ve onlarca yıl yok olmayacaklar kendini zaten belli ediyor. Tabii, şu an bir aylık bir periyotta tek bir parça için konuşuyoruz. Bu anlamda, bu yetişkinlerin de görmesi gereken bir örnek aslında. Dünyanın en büyük endüstrilerinden birinin ürettiği yığın yığın atığın karşısında doğanın nasıl çaresiz kaldığını hayal dahi edebilir miyiz?
Anya, ayrıca kıyafetlerin üretim sürecine dair de çocukları bilgilendiriyor, etiketlere bakarak kıyafetin nerede üretildiğini, aslında mağazaya ulaşana kadar birçok ülke gezdiğini anlatıyor. Hatta kıyafetlerini yapanların verdiği emeği, “yoğun” çalışma temposunu anlatıyor, o kişilere onlara ulaşmayacak da olsa bir teşekkür mektubu yazmaya teşvik ediyor. Böylece çocuklar, kıyafetlerin sihirli bir değnekle yok olmadığı gibi, var olmadığını da görüyor ve dolaplarında asılı duran her ürün için verilen emeğin bilincinde oluyorlar. Bu, o kıyafetlerin kolayca gözden çıkarılmasının da önüne geçiyor çünkü üretim sürecini en basit hâliyle kavradıktan sonra biliyorlar ki, sahip oldukları kıyafetler o dolaba ulaşabilmek için çok yol kat ediyor.
Bununla beraber, kıyafetleri küçük bir lekede ya da yırtıkta çöpe atmak yerine o noktalara eğlenceli yamalar yapmak, ikinci el dükkânlarından hikâyesi olan kıyafetler almak ve bir kıyafet küçüldüğünde veya artık kullanılamadığında onu gardıropta tutmaya devam etmek, ihtiyaç duyan başka çocuklar olduğunu iyice anlatarak bağışta bulunmak fazlasıyla önemli. Gelecekte aktif bir tüketici olduğunda bu atılan temellerin tamamı önemli rol oynuyor. Çocukların kıyafetleriyle kurdukları ilk bağların sadece renk, desen ve model üzerinden değil, doğaya etkisi üzerinden kurmak çok daha sağlıklı.
Bir çocuk psikoloğu ya da pedagogu olmasak da her türlü eğitimin çocuk yaştan alınması gerektiğinin bilincinde olan insanlar olarak, çocuklara ürünlerin hikâyelerini, geçmişini ve geleceğini anlatmanın belirleyici olduğunun son derece farkındayız. Belki böyle bir farkındalığa ulaşmış çocuklar da bir noktada hızlı modanın favori tüketicilerinden biri olur ancak bilinçli çocuklar için umut daha fazla. Umut, geleceğe dair iyi günlerin hayalini kurduran değil mi zaten?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto! seçkisinde bu ay: 30 yıldır eskimeyen kapak Goo, İstanbul'un hidrografik haritası, çocukların sürdürülebilirlikle ilişkisi, Proust etkisi ve yemeğe dair yeni kelimeler.
27 Mar 2021

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.



