Bu şarabı havalandırsak da mı saklasak, havalandırmasak da mı saklasak?

Bu şarabı havalandırsak da mı saklasak, havalandırmasak da mı saklasak?

Şarabı havalandırmak, şarabın oksijen ile temasını sağlamak için; hatta mümkünse müdahale ederek daha da artırmak için yapılan işlem. Burada karaf devreye giriyor. Karafı şarabı havalandırmak için bir araç olarak kullanıyoruz. O geniş, bombeli, pek havalı görüntüsünün arkasında fiziksel bir açıklama var. Havalandırma işlemini şarabın nefes alması gibi düşünebiliriz. Bu nefes kapalı olan aromaların açığa çıkmasına yardım ediyor. Uyuyan aromaları uyandırıyor. Şarabın hava ile olan teması ne kadar artarasa o kadar çok uyanıyor, “Ben buradayım!” diyor.

👓 Not: Bu yazıyı kırmızı şaraplar için yazıyorum; zira beyaz şarapların geneli havalandırılmaya ihtiyaç duymuyor. Yazının devamında şarap derken kırmızı şarapları kastediyorum, aman dikkat.

Hava ile olan teması artırmak için şarabın hava ile buluştuğu yüzey alanını artırmak gerekiyor. İşte tam burada karafın o geniş, bombeli, pek havalı görüntüsünü gözümüzün önüne getirelim. Veya aşağıdaki illüstrasyona bakalım. Dar gelen bir ağız ile başlayıp oldukça geniş bir alan ile bitiyor. O en alttaki geniş kısmın varoluş sebebi tam olarak yüzey alanı. Karafa giren şarap bu geniş yüzey alanına yayılarak bekliyor. Şarabı açtıktan sonra karafa almayıp şişenin içinde bekletseydik; hava ile temasta olan şarabın yüzey alanı şişenin ağzının genişliği kadar olacaktı. Fakat karafa aldığımızda işin rengi değişti ve hava ile temas eden yüzey alanı arttı. Bu da birim zamanda daha çok temas, daha çok nefes demek oluyor. Bir de tabi şarap şişeden karafa doğru giderken aldığı yol var – ki bunu da illüstrasyonda görebilirsin. O yol da aslında hava ile temas eden yüzey alanı demek oluyor; yani yolda da havalanıyor. Anlayacağın hava dört bir yandan etkisi altına alıyor!

İllüstrasyon: Ester Saba


Belki denk gelmişsindir; şarabı karafa aldıktan sonra şöyle kadeh çevirir gibi çevirirler. Onun da amacı yine temas eden yüzey alanını artırmak. Şarap karafın etrafında dönerken karafın yan yüzeyinde yol almış oluyor. Bu da şarabın kapladığı hava ile temas eden yüzey alanını artırmış oluyor. Karafı şöyle bir çevirmelerinin sebebi bu. Herşey hava için!

Her şarap havalandırılır mı? 

Cevap veriyorum: Hayır.

Her şarabın havalanmaya ihtiyacı olmayabilir. Hafif, genelde günlük tüketim için üretilen, yıllanmaya müsait olmayan, düşük-orta gövdeli kırmızıların çoğunu havalandırmamıza gerek olmaz. Hatta bazılarını havalandırmazsak daha iyi olur; ki capcanlı ve taze aromaları saatler sonra uçup gitmesin.🚀

Havalanmaya ihtiyaç duyan şaraplar genellikle yıllanmış, olgunlaşmış şaraplar oluyor. Şarabı insan gibi düşünecek olursak; doğuyor (Hasat: Bağın Bayramı, Şarabın Doğumgünü yazım burada), büyüyor, gelişiyor, olgunlaşıyor ve ölüyor. Yıllanmaya müsait olan şarapları da olgunlaşma süresi uzun olan şaraplar gibi düşünebiliriz. Genelleme yapmak doğru değil aslında; çünkü şarabın üzümüne, yaşına, karakterine, gövdesine, tanenine göre havalandırma ihtiyacı değişiklik gösteriyor. Ama anlamayı kolaylaştırmak adına genelleyecek olursak; gövdeli, orta- yüksek tanenli, yıllanmış, olgun şarapları havalandırmamız şarabın kendini gösterebilmesi için önemli oluyor. Sanki yılların etkisi ile olgunlaşan farklı aromaların uyanması ve kendini göstermesi gibi düşünebiliriz bunu. Nefes aldıkça uyanan, açılan, ayağa kalkan notalar gibi hayal edebiliriz.💭

Şunu belirtmeden geçemeyeceğim; durum pek yaşlı şaraplar için pek kritik. Olgunlaşma döneminden sonra şarap inişe geçtiği bir noktadaysa (en iyi yıllarını geride bıraktıysa), biraz hassas davranmamız gerekecektir. Fazla havalandırmak da şaraba iyi gelmeyebilir. En iyisi şarabı açtıktan sonra tadıp, burun ve damaktaki deneyime göre havalandırma ihtiyacına karar vermek olacaktır.

İllüstrasyon: Ester Saba


Şarabı ne kadar süre havalandırmalıyım? 

Bu soru herkesin duyusal deneyimine ve tercihine göre değişir. Bu yüzden bunu minik bir deney ile keşfetmenizi öneriyorum. Ben havalandıracağım her şarapta aynı deneyi yapıyorum.🧪Şaraptan aldığım keyfi kat kat katlıyor.

  1. Şişemizi açıyoruz, önce bir kadehe alıp kokluyoruz, tadıyoruz.
  2. Daha sonra şişeyi karafa alıyoruz.
  3. 30 dakika sonra karaftan kadehimize alıp kokluyoruz, tadıyoruz. 
  4. 30 dakika sonra yeniden karaftan kadehe alıp kokluyoruz, tadıyoruz. 
  5. Bunu dilediğimiz kadar, şişenin hacminin elverdiği sürece tekrarlıyoruz.

Burnunuzu ve damağınızı geliştirmek, havalandırmanın etkisini deneyimlemek, ve tercihinizi keşfetmek için çok basit ve harika bir deney! Bunu kadehinizde de deneyebilirsiniz. Kadehimiz de aslında karafımız gibi davranıyor. İnanın süre geçtikçe şarabın nasıl değiştiğini, her zaman aralığında ayrı bir yolculuğa çıkarttığını deneyimleyince şaşıracaksınız. Umarım benim gibi keyif katsayınız da belirgin bir şekilde artar.

İyi yolculuklar!🧪

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

VeraisonVeraison

BÜLTEN SAYISI

Havalı Şarap, Uyanık Aromalar.

Şişeden karafa yolculuk, zamansız Sangría tarifi, Bozcaada'dan tınılar.

28 Eyl 2021

YAZARLAR

Veraison

Kadehindeki şarabı keşfederken, sonraki yudumu hayal eden bir şarap yayını. Şarabın sadece beyaz örtülü masalarda içilmediğine inanıyor, her sofrada yer arıyor. Her hafta duyusal deneyim rotaları çizmek için e-posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR