
Çok da parlak bir Avrupa basketbolu geçmişi olmayan Büyük Britanya, Eurobasket 2022’ye mütevazı bir kadroyla geliyor. Sınırları zorlamaya çalışacak Büyük Britanya’nın grupta birden fazla galibiyet çıkarması dahi büyük bir sürpriz olacak.
Yazı Nasıl Geçirdiler?
Dünya Kupası elemelerinde Yunanistan ve Türkiye gibi güçlü rakiplerle karşılaşan Büyük Britanya, bu karşılaşmalardan farklı mağlup ayrılmıştı. Atletizm üzerinden oynayan Büyük Britanya, geçiş hücumları ve erken atışlarla zaman zaman önemli seriler yakaladığını bu güçlü rakipler karşısında göstermişti. Yine de kırılgan bir yapıya sahip olan ve topu yönlendirerek oyunu kontrol edebilen oyuncu eksikliğini ciddi şekilde yaşayan takımın, Ağustos sonunda Belçika karşısında da farklı mağlup olduğunu belirtelim. Dünya Kupası Avrupa elemelerinde Letonya karşısındaki mağlubiyete rağmen oynanan iyi basketbol ise umut verici bir gelişme olarak öne çıktı.
Avantaj: Tempo ve geçiş hücumları
Takımı taşıyabilecek yaratıcı bir oyuncunun yokluğunu fazlasıyla hisseden Büyük Britanya’nın, hücumda ritim bulması için tempoya fazlasıyla ihtiyacı olacak. Atletik ve hızlı oyunculara sahip takımın savunmada zaman zaman ortaya koyduğu sertliğin ödülünü alması için çembere erken gitmesi öncelikli plan. Sete set hücumlarda çoğu zaman tıkanan Büyük Britanya, çembere çabuk gitmeyi ana plan olarak belirleyecek. Pek tabii burada önemli bir diğer unsur, hızlı hücumlardaki doğru tercihler. Hazırlık maçlarında tempo bulup, doğru tercihleri yaptıklarında önemli seriler yakaladıkları gözlerden kaçmamıştı. Öte yandan, sıklıkla yanlış tercihlerle yapılan top kayıpları da sete sette fena bir savunması olmayan takımın, çemberinde kolay basketler görmesine ve oyundan kopmasına da neden olmuştu. Büyük Britanya, sahada temel parametrelerden herhangi birini ortalamanın üstünde uygulayabilen bir takım değil ancak saha içinde yarışmacı kalabilmeleri için tempolu geçiş hücumlarıyla kolay baskete yönelmek en büyük silahları olacak.

Dezavantaj: Sete set hücum
Avrupa Basketbol Şampiyonası’na katılan pek çok takımın topla yaratabilen en az bir oyuncusu bulunuyor ancak bu durum Büyük Britanya için pek de geçerli değil. Bu sorun, sete sette oyunculara verilen özgürlük ve oyuncu yaratıcılığı üzerinden skor bulmayı da büyük ölçüde kısıtlıyor. Pick and roll’ları efektif bir şekilde oynayamayan takımın, keskin setlerinin olmadığını da belirtmek gerek. Çoklukla çember altında Gabriel Olaseni’yi kullanmaya çalışan Büyük Britanya, Dan Clark’ın pick and pop’larıyla da zaman zaman dış atışlara yöneliyor. Takımın önemli isimlerinden biri olan Myles Hesson ritmini bulduğunda sete setteki sorunlara bir nebze ilaç olsa da onun da istikrarsızlığı ne kadar güvenilir bir el olduğu konusunda büyük bir soru işaret oluşturuyor. Şampiyonada Büyük Britanya’yı en zorlayacak konu şüphe yok ki set hücumları olacak, bakalım bu soruna farklı çözümler bulabilecekler mi yoksa takımın yaşadığı bu temel sorun önlerindeki en büyük engel olmaya devam mı edecek?
Fark Yaratan Oyuncu: Myles Hesson
Büyük Britanya’nın sınırlı yetenek havuzundan burun farkıyla ayrılan bir isim varsa o da Myles Hesson. Maç içinde; şutunu bulup, temposunu yakaladığı anlarda daha da büyüyen Hesson, Büyük Britanya için parkede en büyük farkı yaratan isim olabilir. 2019-20 ve 2020-21 sezonlarında Fransa’nın Elan Chalon takımında forma giyen ve iyi bir performans gösteren Hesson, geçtiğimiz yılı düşük profilli Japonya Ligi’nde geçirdi. Saga Ballooners takımında 21.8 sayı, 10.4 ribaund ve 4.4 asist ortalamalarıyla oynayan Hesson, Büyük Britanya’yı beklentilerin üstüne çıkarmaya çalışacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


