Büyük göç: ABD seçimleri, X’in sonunu getirir mi?

X’e, eski adıyla Twitter’a, en güçlü alternatiflerden biri olarak görülen Bluesky, Donald Trump’ın tarihte ikinci kez ABD başkanlık seçimlerinde zaferini ilan etmesinin ardından 1 milyon yeni kullanıcı kazandı. X’in sahibi Elon Musk’ın seçim süreci boyunca Trump ile sürdürdüğü yakın ilişki, birçok kullanıcının platformun bir propaganda aracına dönüştüğünü öne sürerek Bluesky’a göç etmesine yol açtı.
Ayrıntılar: Eylül ayında 9 milyon kullanıcısı bulunan Bluesky, seçim sonrası kullanıcı sayısını 15 milyona çıkardı. Platforma göç eden kullanıcıların büyük bir bölümünün, Kuzey Amerika ve Birleşik Krallık’ta yaşadığı bildirildi. Sosyal medya araştırmacısı Axel Bruns, Bluesky’ın problemli hesapları askıya almak ya da zararlı kullanıcı davranışlarını denetlemek için X’e göre daha etkili çözümler sunduğuna işaret etti.
Bruns, bu nedenle Twitter’a benzer bir sosyal medya deneyimi yaşamak, ancak aşırı sağcı aktivizm, asılsız bilgi ve nefret söylemi içeren paylaşımlar ve bot hesaplardan kaçınmak isteyen kullanıcılar için Bluesky’ın bir sığınak hâline geldiğine dikkat çekti. Özellikle daha liberal kanada yakın Twitter topluluğunun, seçim sonrası X’ten Bluesky’a göç ettiğinin de altı çizildi.
Tepkiler: X’teki mevcut durum, kullanıcılar ve ünlü isimler yanında bazı yayın kuruluşlarının da platformdan çekilmesine neden oldu. Yakın zamanda The Guardian, X’teki olumsuzlukların platformun sağladığı faydalardan daha ağır basmaya başladığına işaret ederek artık hiçbir X hesabında paylaşım yapmayacağını açıkladı. Kurum, platformda aşırı sağ aktivizmi, komplo teorisi ve ırkçılık gibi rahatsız edici öğeler içeren içeriklerin artış gösterdiğine dikkat çekti.
- X’i “toksik bir medya platformu” olarak nitelendiren ve Elon Musk’ın platformdaki yetkisini siyasi söylemi şekillendirmek için kullandığını belirten The Guardian, ABD başkanlık seçimlerinin bu durumu vurguladığının da altını çizdi.
- Elon Musk’ın X’i satın alımının ardından reklamverenler de benzer nedenlerle platformdan çekilmişti.
Tartışmalar: Bazı analistler, seçim sonrası yaşanan büyük göçün ve Twitter’ın uğradığı dönüşümün X’in sonunu getireceğini öngörüyor. Bazıları ise bu akının da her büyük sosyal medya göçü gibi kısa süreli ve geçici bir etki yaratacağını, sonunda kullanıcıların adeta “kürkçü dükkanına” geri döneceğini savunuyor.
X’ten göç alan tek platform Bluesky değil
Bluesky, 2019 yılında Twitter çatısı altındaki dahili bir ekip tarafından kuruldu. Dönemin Twitter CEO’su Jack Dorsey’nin liderlik ettiği ekip, platform için açık kaynaklı bir altyapı geliştirmekle görevlendirilmişti. Bluesky ekibi, 2022 yılında tamamen bağımsız bir ekip hâline gelerek Twitter ile yollarını ayırdı.
Öte yandan: Başlangıçta aktif bir Bluesky kullanıcısı olan Dorsey de bu yılın Mayıs ayında Blueksy’ın yönetim kurulundan ayrıldığını açıkladı. Platformun Twitter’ın bir şirket olarak yaptığı tüm hataları tekrar ettiğine işaret eden Dorsey, kullanıcılara da X’te kalma çağrısında bulundu. Platform kurucusu ayrıca, Eylül ayında Bluesky hesabını sildi.
Dorsey, daha önce birkaç kez Musk’a yönelik hayranlık içeren açıklamalar yapmıştı. 2022 yılında Twitter 44 milyar dolarlık bir anlaşma ile Musk’a satıldığında Dorsey, Musk’ın Twitter’ın geleceği için güvendiği tek çözüm olduğunu dile getirmişti.
Fakat Twitter kurucusu, daha sonra Musk’ı platformu satın aldıktan sonra yaptığı ani değişiklikler nedeniyle “pervasız” bulduğunu belirterek eleştirmişti.
Bluesky, kullanıcılara merkeziyetsiz bir sosyal medya deneyimi sunmayı hedefliyor. Bu yılın Şubat ayına kadar yalnızca davet yoluyla üye olunabilen platform, artık tüm kullanıcılara erişim imkanı sunuyor. Kullanıcılara topluluk oluşturmaları için ihtiyaç duydukları araçları sağlayan platform, Twitter’ın merkeziyetsiz bir versiyonu olarak görülüyor.
Bununla birlikte: Kullanıcılar, platformda X’te olduğu gibi metin, görsel ve video paylaşımı yapabiliyor, diğer paylaşımları yanıtlayabiliyor ve tekrar paylaşabiliyor ve başka kullanıcılara kişisel mesaj gönderebiliyor. Twitter’dan farklı olarak Bluesky’da kullanıcılar, kendi sunucularını da kurabiliyor ve algoritmalarını kişiselleştirebiliyor. Böylece içerik denetimi ve moderasyon gibi konularda sosyal medya deneyimi çok daha kişisel hâle getirilebiliyor.
Bluesky, Twitter’ın en hızlı büyüyen alternatifi olsa da X’e alternatif arayan ve eski Twitter’a benzer bir sosyal medya deneyimi yaşamak isteyen kullanıcıların akın ettiği başka platformlar da bulunuyor.
Threads

Geçen yıl Meta tarafından X’e alternatif oluşturmak üzere kullanıma sunulan Threads, sık sık kullanıcı talepleri doğrultusunda platform deneyimini iyileştirmeye yönelik özellikler ekliyor. Meta çatısı altında faaliyet gösterdiği için Bluesky’dan farklı olarak çok daha merkezi bir sosyal medya deneyimi sunan platform, Instagram ile entegre bir biçimde çalışabiliyor. Bu sayede kullanıcılar, Instagram hesap bilgileriyle Threads’e giriş yapabiliyor ve Instagram’daki bağlantılarını kolaylıkla Threads’te bulabiliyor. Ayrıca iki platform, çapraz paylaşıma da olanak tanıyor.
Diğer yandan Meta, platformlarını politik içeriklerden uzak tutmaya yönelik bir strateji izlediği için Threads, X ve diğer alternatiflerde olduğu gibi haber alma işlevini çok fonksiyonel bir biçimde yerine getiremiyor. Platformda X’in uzun video paylaşımı, özel mesaj ve canlı ses odası gibi özellikleri de bulunmuyor.
Önemli ayrıntı: Threads, 29 Nisan’da Rekabet Kurumu’nun Meta hakkında aldığı geçici tedbir kararı nedeniyle hâla Türkiye’de kullanılamıyor.
Mastodon

X’ten en fazla göç alan platformlardan biri olan Mastodon, açık kaynaklı ve merkeziyetsiz yapısı sayesinde tek bir kişinin platform genelinde uygulanacak moderasyon kararları almasının önüne geçiyor. Kullanıcılar, platformda anlık olarak düşüncelerini ifade eden paylaşımlar yapabiliyor ve diğer kullanıcıların gönderilerini yeniden paylaşabiliyor. Bu iki temel özellik dışında Twitter ile çok fazla ortak noktası bulunmayan platform, kullanıcıların belirli bir sunucu seçerek ağa katılmasına olanak tanıyor.
Bulundukları sunucudaki moderasyon kuralları ve politikalardan rahatsız olan kullanıcılar ise başka bir sunucuya geçiş yapabiliyor ve dilerlerse diğer sunucuları takipte kalmaya devam edebiliyor.
Farcaster

Ethereum blokzinciri tabanlı bir sosyal ağ protokolü olan Farcaster, diğer alternatiflerden biraz daha farklı bir yaklaşım izleyerek geliştiricilerin protokol üzerine farklı sosyal medya platformları inşa etmesine olanak tanıyor. Twitter’a benzer özellikleriyle öne çıkan Warpcast ise şu anda protokoldeki en popüler uygulama... Platform, Elon Musk yönetimindeki X’e tepkili olan Ethereum kurucusu Vitalik Buterin tarafından da sıklıkla kullanılıyor.
Farcaster, kullanıcı kimliklerini blokzinciri üzerinde saklarken gönderiler, takip listesi ve gönderi yanıtları gibi verileri zincir dışında depoluyor. Kullanıcılar, verilerini saklamak için Farcaster’a 5 bin gönderi başına belirli bir ödeme yapıyor. Ödeme yapmayı tercih etmeyen kullanıcıların eski gönderileri, yeni bir gönderi oluşturduklarında silinmeye başlıyor.
Ek olarak: Farcaster, X’teki Topluluklar’a benzer şekilde belirli bir konu başlığı için ayrı kanal oluşturulmasına da olanak tanıyor. Kullanıcılar, böylece spesifik bir konuyu o konu için oluşturulmuş bir kanal altında tartışabiliyor.
Diğer yandan Farcaster uygulamaları, blokzinciri tabanlı olmaları nedeniyle kullanıcıların kayıt için bir kripto cüzdanına sahip olmalarını gerektiriyor. Bu da platformu, herkese açık bir sosyal medya deneyimi sunmaktan uzaklaştırıyor. Fakat bu blokzinciri altyapısı; şeffaflık, merkeziyetsizlik ve güvenlik gibi avantajlar da sunuyor.
Truth Social, Parler, Gab

ABD Kongre Binası’na 2021 yılında düzenlenen saldırıların ardından kullanıcıları şiddete teşvik etme riski taşıması nedeniyle Facebook ve Twitter hesapları kalıcı olarak askıya alınan Donald Trump, 2022 yılında Twitter’a alternatif olarak Truth Social’ı kurdu. Kendisini siyasi sansüre karşı duran “büyük çadır” olarak pazarlayan platform, siyasi ideolojilere dayalı bir ayrımcılık yapmadan ifade özgürlüğü için bir alan oluşturacağını ileri sürmüştü.
Fakat platform, daha sonra X’te şu anda yaşanan göçün aksi yönde bir akına yol açarak özellikle Donald Trump destekçilerini çatısı altında topladı. Daha önce tehdit ve şiddete teşvik eden paylaşımlara ev sahipliği yaptığı iddialarıyla gündeme gelen Truth Social, hizmet şartlarında kullanıcıların paylaşımlarının içeriği, doğruluğu, güvenilirliği veya saldırganlık düzeyinden sorumlu olmadığını vurguluyor.
Öte yandan: Twitter’ın Elon Musk tarafından satın alınması, Musk ve Trump arasındaki dayanışma ve Trump’ın Twitter hesabının tekrar aktif hâle getirilmesi, Trump destekçilerinin büyük bir çoğunluğunun X’e dönüş yapmasına yol açtı. Bu yılın Nisan ayında Truth Social, ABD’deki günlük aktif kullanıcı sayısının yıllık bazda %19 düşüş gösterdiğini açıkladı.
Parler ve Gab: Parler ile Gab, diğer alternatifler kadar yüksek kullanıcı sayılarına ulaşamasalar da özellikle Trump destekçilerini kendi çatıları altında toplamayı başardı. İki platform da sıklıkla aşırı sağcı, muhafazakar ve komplo teorileri yayan içeriklere ev sahipliği yaptıkları gerekçesiyle eleştiri oklarının hedefi hâline geldi.
Tumblr

Twitter’ın en eski alternatiflerinden biri olan Tumblr, pek çok açıdan bir sosyal ağdan daha çok, bir mikroblog platformuna yakın bir deneyim sunsa da Twitter ile oldukça benzer bir akışa ev sahipliği yapıyor. Tumblr kullanıcıları, gönderilerinde resim, GIF, video ve metin kullanabiliyor. Bu gönderilere bırakılan notlar da X’teki yorumlara benzer bir işlev gösteriyor.
Tumblr kullanıcıları, X’e benzer şekilde sevdikleri içeriklere beğeni atabiliyor, bu içerikleri paylaşabiliyor veya kendi profillerinde yayınlayabiliyor. Twitter’ın “Trend Topics (TT)” listesine benzer bölümün de bulunduğu platformda, kullanıcılar birbirine özel mesaj da gönderebiliyor.
Kullanıcılara X’ten daha fazla esneklik sunan Tumblr, ücretsiz bir şekilde kullanılabiliyor. Fakat kullanıcılar, ek özelliklere erişmek ve reklam görmemek isterse X’e benzer şekilde belirli bir ücret karşılığında Premium abone de olabiliyor.
Bu platformlar gerçek bir alternatif oluşturuyor mu?
Diğer yandan analistlere göre bu platformlar, çoğu zaman X veya hâlihazırda geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmış başka bir sosyal ağ için gerçek bir alternatif oluşturmuyor. Sektör uzmanları, X’ten alternatif platformlara yapılan geçişin de her büyük sosyal medya göçü gibi kısa süreli ve geçici bir etki yaratacağını öngörüyor. Nihayetinde pek çok X kullanıcısının platformu kalıcı olarak terk etmediğinin de altı çiziliyor.
Arka plan: Sosyal medya algoritmaları, kullanıcılara önereceği ve daha çok akışa düşüreceği içerikleri beğeni ve izlenme süresi gibi metriklere göre belirliyor. Bu nedenle ana akım sosyal ağlarda kullanıcılar, hâlihazırda çoğu zaman kendi görüşlerine yakın görüşler beyan eden kullanıcıların içerikleriyle karşılaşıyor.
Alternatif platformlara akış ise algoritma destekli bu eğilimi organik hâle getirerek mevcut sosyal ağların dışında yeni bir “yankı odası” yaratıyor. Dolayısıyla bu platformlara yapılan akınlar, kullanıcıların yalnızca kendilerine yakın fikirleri duydukları başka bir alanın yaratılmasına yol açıyor. Bu da alternatif platformları, gerçek bir sosyal ağ işlevi göstermekten alıkoyuyor.
Döngü tamamlandığında ise pek çok kullanıcı, tekrar alternatiflerin önünü açan orijinal platforma dönüş yapıyor. Bu noktadan sonra bazı alternatifler yok olurken bazıları, farklılaşarak hayatta kalmayı başarıyor.
Sosyal ağlar, pek çok büyük kullanıcı göçüne tanıklık etti
Sosyal medya platformlarının politika ve iş dünyası gibi alanlarla girift ilişkisi, dönem dönem büyük kullanıcı göçleri yaşanmasına yol açıyor. X, Instagram ve WhatsApp gibi popüler uygulamalar, bu göçlere en sık şahitlik eden platformlar arasında yer alıyor.
X: Donald Trump’ın ABD başkanlık seçimlerini kazanmasının ardından yaşanan göç, X’teki ilk büyük kullanıcı göçü değildi. Daha önce platform, Elon Musk tarafından satın alındığında da büyük bir kullanıcı göçü deneyimlemişti. Musk’ın yönetimine güvenmeyen ve satışın platformun doğasını bozacağına inanan birçok kullanıcı, Bluesky gibi alternatif platformlara akın etmişti. Musk’ın platformu devralmasının ardından içerik moderasyonu ve doğrulama sistemi gibi alanlarda yapılan değişiklikler ve Twitter’ın X olarak yeniden markalaşması da benzer bir göçe neden olmuştu.
Geçen yıl Threads’in kullanıma sunulması da X’te kısa süreli bir göç yaşanmasına yol açtı. Threads’i deneyimlemek isteyen ve X’in dönüşümünden şikayetçi olan birçok kullanıcı, Threads’e akın ederek platformda büyük bir göç başlatmıştı.
X’e Elon Musk’ın yapay zeka şirketi xAI’ın sohbet robotu Grok’un entegre edilmesi de özellikle yaratıcı içerikler üreten birçok kullanıcının platformdan kaçmasına neden oldu. X’in kullanıcı gönderileri ve Grok ile yapılan etkileşimlerle Grok’u eğittiğinin ortaya çıkması da bu göçe büyük bir ivme kazandırdı. Birçok sanatçı ve içerik üretici, eserlerinin yapay zeka eğitiminde kullanılmasının önüne geçmek için X’ten çıkış yaptı.
Ağustos ayında görsel üretme kabiliyeti de kazanan Grok ayrıca, X’in yapay zeka üretimi sahte görsellerle dolup taşmasına yol açtı. Bu görüntülerden birçoğunun politik ve cinsiyetçi referanslara sahip olması da birçok kullanıcıda huzursuzluk yarattı.
WhatsApp: WhatsApp da tarihin en büyük göç dalgalarından birini deneyimleyen platformlar arasında. Platform, 2021 yılı başlarında gizlilik politikası ve platform koşullarını güncellemiş ve bu kapsamda kullanıcı verilerini, çatı şirketi ve bu şirkete bağlı kurumlarla paylaşmaya başlayacağını ifade etmişti. Yeni koşulları gönderilen uygulama içi bildirimdeki "Kabul Et" butonuna tıklayarak onaylamayan kullanıcıların ise WhatsApp kullanamayacağı belirtilmişti.
Bunun üzerine platform, hızla eleştiri oklarının hedefi hâline gelmiş ve gizlilik politikasındaki değişikliklerle ilgili geri adım atmak zorunda kalmıştı. Fakat o dönem Telegram, Signal ve Discord gibi gizlilik odaklı birçok anlık mesajlaşma platformu, WhatsApp’tan devasa bir göç almıştı.
Instagram: Instagram da yapay zekaya ilişkin artan endişeler nedeniyle bu yıl kısa süreli bir göç dalgası deneyimledi. Çatı şirket Meta, Haziran ayında kullanıcılarına bir bilgilendirme metni göndererek kendi yapay zeka modellerini eğitmek için Meta hizmetlerinde paylaşılan herkese açık gönderi, fotoğraf ve gönderi altı yazıları kullanmaya başlayacağına işaret etti. Duyuru, Instagram’da büyük bir sanatçı göçünün fitilini ateşledi.
Resim ve fotoğraf gibi alanlarda aktif olarak üretim yapan ve yıllardır portfolyolarını paylaşmak ve görünürlük kazanmak için Instagram’ı kullanan birçok sanatçı, eserlerini yapay zekadan korumak için alternatif platformlara akın etti. Bir grup içerik üreticisi de benzer bir yaklaşım sergileyerek kısa bir süreliğine platformu terk etti.
Editörün önerisi | Instagram’da büyük göç: Sanatçılar platformu terk ediyor
Facebook: Tarihin ilk büyük sosyal medya göçlerinden birine esasında Facebook tanıklık etmişti. 2010'ların ortalarından itibaren birçok genç kullanıcı, özellikle aile üyelerinin ve daha büyük yaştaki kullanıcıların Facebook'a katılması nedeniyle Instagram ve Snapchat gibi alternatif platformlara göç etmişti. Bu durum, Instagram ve Snapchat’in büyük bir yükseliş yaşamasına yol açtı. Özellikle Instagram, büyük bir göçün ardından kalıcı hâle gelen sayılı platformdan biri oldu.
Diğer yandan yaşanan göç, genç kullanıcı kitlesini kaybetmeye başlayan Facebook’u Instagram'ı satın almaya itti.
Snapchat ise uzun bir süre popülaritesini korusa da Instagram’ın “Hikayeler” özelliğini entegre etmesiyle önemli bir kullanıcı kaybı yaşadı.
YouTube: YouTube da içerik kurallarını sıkılaştırması ve reklam gelirlerini içerik üreticilerle paylaşmaya başlamasının ardından yoğun eleştirilere maruz kalarak kısa süreli bir göç dalgası yaşamıştı. Nefret söylemi, aşırılık ve şiddet içeren içeriklere ilişkin platform politikalarını sıkılaştıran YouTube, ilk dönemlerde sansür uygulamakla suçlanmıştı. Platform ayrıca, içerik üreticilere tutarsız yaptırımlar uyguladığı, daha büyük içerik üreticilere daha ılımlı davrandığı ve küçük kanalların reklam geliri elde etmesini zorlaştırdığı yönündeki iddialar nedeniyle de sık sık eleştirildi.
Bu eleştiriler YouTube’daki bazı kullanıcılar ve içerik üreticilerin Vimeo ve Dailymotion gibi alternatif platformlara akın etmesine neden oldu. Fakat bu alternatiflerin hiçbiri, uzun süre boyunca varlığını sürdüremedi ve YouTube, en çok kullanılan video platformu unvanını korumayı başardı.
Göçler, parlayıp sönen uygulamalar da yarattı
Yaşanan sosyal medya göçleri ve trendler, Clubhouse, BeReal ve Vine gibi birçok uygulamanın hızla parlayıp sönmesine neden oldu. Mevcut sosyal ağlara bir alternatif olarak ortaya çıkan bu uygulamalar, bir süre sonra ana akım sosyal medya platformlarının benzer özellikler entegre etmesiyle hayatımızdan silindi.

BeReal: Sosyal medya bağımlılığı ve olumsuz beden algısına karşı bir platform olarak ortaya çıkan BeReal, kısa bir süre özellikle Instagram ve Snapchat’i severek kullanan kişilerin dikkatini çekti. Kullanıcılara her gün rastgele 2 dakikalık bir zaman aralığı tanıyan uygulama, o aralıkta kullanıcıların ne yaptığını ortaya koyan anlık bir görüntü paylaşmalarını istiyordu. Günlük bildirim gönderildikten sonra kullanıcılar, önceki gün paylaşılan içeriklere erişemiyordu. Bildirim geldikten sonra içerik yüklemeyen kullanıcılar ise diğer kullanıcıların içeriklerini göremiyordu.
Uygulama ayrıca, fotoğraflara filtre uygulanmasına ve fotoğraf üzerinde düzenleme yapılmasına da izin vermiyordu. Kullanıcıların takipçi sayısı da BeReal’da gözükmüyordu.

Clubhouse: Sesli sohbet platformu Clubhouse da pandemi döneminde yapılan sosyal izolasyon çalışmaları sırasında aniden büyük bir popülarite yakalamıştı. Mevcut platformlardaki estetik kaygıların Clubhouse’da olmaması ve sosyal etkileşim eksikliği sırasında kullanıcıları bir sohbet odası üzerinden biraraya getirme fikri, birçok kullanıcıya oldukça cazip gelmişti. Başlangıçta davet koduyla erişilebilen uygulama, daha sonra davet kodu olmadan da kullanıcı kabul etmeye başlamıştı. Ünlü isimlerin platformda sohbet odası açması da Clubhouse’un bilinirliğine olumlu katkı sağlamıştı.
Fakat 2021 yılında Twitter’ın sesli sohbet özelliği Spaces’ı kullanıma sunması, Clubhouse’un yıldızının beklenenden erken sönmesine neden oldu.

Vine: Kullanıcıların kısa videolar paylaşmasına olanak tanıyan Vine da özellikle 2013 yılında hızlı bir yükseliş yaşadı. 6 saniyelik videolarla yaratıcı içerikler üretilmesini mümkün kılan platform, oldukça geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmıştı. Fakat TikTok’un yükselişi ve Instagram ile Snapchat’in benzer video özellikleri kullanıma sunması, Vine’ın popülaritesinin hızla düşüşe geçmesine yol açtı. 2012 yılında kurulan ve kullanıma sunulduktan 4 ay sonra Twitter tarafından 30 milyon dolara satın alınan platform, 2017 yılında tamamen kapatıldı.

Foursquare: Konum odaklı bir sosyal medya platformu olan Foursquare, kullanıcıların yer bildirimi yapmasına ve bulundukları konumu arkadaşlarıyla paylaşmasına olanak tanıyordu. Sosyal medya, bir dönem boyunca Foursquare üzerinden nerede olduğunu bildiren kullanıcıların paylaşımlarıyla dolup taştı. Fakat Facebook ve Instagram’ın konum etiketi özelliği, Foursquare için rekabeti zorlaştırdı. Veri gizliliği ve mahremiyete yönelik artan duyarlılık da platformun popülarite kaybına katkı sağladı.
2014 yılında platform, Foursquare ve Swarm olarak ikiye ayrıldı. Ancak bu bölünme de Foursquare’in popülerliğini yeniden kazanmasına yardımcı olmadı. Uygulama, bugün hâlâ varlığını sürdürse de daha çok işletmelere yönelik veri analitiği hizmetleri sunan ve kullanıcıların bulundukları bölgeyle ilgili yorumlar bırakmasına veya yerel önerilere erişmesine olanak tanıyan bir platform olarak yoluna devam ediyor.

Periscope: 2015 yılında Twitter'ın canlı yayın platformu olarak kullanıma sunulan Periscope, o dönem için oldukça yenilikçi bir uygulama olarak kabul edimiş ve hızla geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmıştı. Kullanıcılar, platformda canlı yayınlar yapabiliyor ve izleyicilerle anında etkileşim kurabiliyordu.
Fakat YouTube, Facebook, Instagram ve TikTok gibi platformların canlı yayın özelliklerini entegre etmesiyle Periscope da popülaritesini kaybetti. Twitter, 2021 yılında Periscope'u resmî olarak kapatma kararı aldı.
Perspektif: Elbette bu örnekler, hızla parlayıp sönen yegane sosyal medya platformları değil… Google+’ın da aralarında bulunduğu pek çok uygulama, daha önce farklı koşullarla benzer bir yükseliş ve yok oluş yaşadı. Fakat yaşanan örneklerin neredeyse tümü, anlık parlamaların geçici popülariteler yarattığını ve ana akım sosyal ağların bir şekilde uzun vadede kullanıcı tabanını korumayı başardığını kanıtladı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Donald Trump’ın ABD seçimlerinde zaferini ilan etmesi, yüz binlerce kullanıcının X’ten alternatif platformlara göç etmesine yol açtı. Teknoloji arenasında bir süredir yapay zeka fiyatlamasına ilişkin tartışmalar gündemi meşgul ediyor.
18 Kas 2024

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş dünyası ve teknoloji editörü.

Quando İçgörü
Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



