Büyükada iskelesi ve TÜGVA

Adalılar uzun zamandır iskelenin sosyal mekanından faydalanamıyor.
Büyükada iskelesi ve TÜGVA

(Görsel: İBB)

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Büyükada’daki vapur iskelesinde Türkiye Gençlik Vakfı’na (TÜGVA) tahsis edilen alanın tahliyesi için işlem yapması polis tarafından engellendi. Zabıta, polis ve vatandaşlar arasında yaşanan arbedenin ardından; Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) İstanbul'daki 38 ilçe başkanı ve İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu Büyükada'ya giderek basın açıklaması yaptılar.

Büyükada İskelesi’nin halka ait olduğunu vurgulayan Kaftancıoğlu, "İBB'yi kazandığımızda hatırlayacaksınız, Ekrem Başkan, 'Artık adama, kişiye, gruplara, cemaatlere, vakıflara hizmet işi bitti.' demişti. O günden bugüne kadar tüm CHP’li belediyeler ve İBB, İstanbul’un kaynaklarını, mülklerini, kentin oluşturduğu rantı 3-5 kişiye değil 16 milyon İstanbulluya sunmak için çaba gösteriyor. Ada halkının ve İstanbulluların olan ada iskelesi, 2005 yılında bir protokol ile İBB’ye devredilmiş. Sonrasında bu iskelenin üst kısmı 2018 yılında TÜGVA’ya 10 yıllığına 2500 liraya kiralanmış. İstanbul’da barınma sorunu yaşayan binlerce öğrenci 5000 – 6000 liraya ev bulamazken, burası 2500 liraya kiralanmış." şeklinde konuştu.

Anlaşmazlığı özetlemek gerekirse; TÜGVA’nın iskeleyi üçüncü kişilere devrederek taraflar arasındaki protokolü çiğnediği belirtiliyor. Zira Kaftancıoğlu’nun basın açıklamasında da vurguladığı üzere ada halkı uzun süredir iskeleden faydalanamıyor. Yakın dönemde İBB, protokole uygun olmayan bir işlem yaptıkları için tahliyeleri yönünde tebligat yollarken; TÜGVA kanadı ise tahliye işleminin iptali için bir dava açmış. Dava kapsamında, 27 Ocak 2021 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı alınarak, söz konusu tahliye işlemi durdurulmuş. Buna müteakip, İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin 28 Mayıs 2021 tarihli kararı ile bir önceki kararın reddine hükmetmesiyle birlikte tahliyenin önünde hukuki hiçbir engel de kalmamış durumda.

Paralel şekilde, TÜGVA’nın mahkeme kararına uymamasına karşı açıklama yapan yerel bir katılım platformu olan Adalar Demokrasi Meclisi’nin açıklamasında da, Büyükada İskelesi’nin adalıların müşterek alanı olduğu ve halkın kullanımına açılması gerektiği vurgulandı: “Büyükada İskele binasının üst katı bir sosyal mekandır. Herhangi bir vakfa, derneğe ya da özel kuruluşa devredilebilecek bir yer değildir. Bu mekan özel bir vakfın, bir derneğin ya da bir şirketin kullanımında olamaz. Büyükada İskelesi’nin sosyal mekanı Adalar’ın kamusal hayatına katılmalıdır.

Öte yandan TÜGVA, takip eden süreçte manşetlerde yer almaya devam etti. Zira 12 Ekim’de gazeteci Metin Cihan, eskiden TÜGVA çalışanı olan bir kişiden alındığını söylediği belgeleri sosyal medya hesabından ifşa etti. Buna göre, bir kamu görevine atanmak isteyen kişilerin TÜGVA ile iletişime geçip kolaylıkla atanabildiğini iddia ederken, buna dair kayıtları da beraberinde paylaştı.

Vakıf başkanı Enes Eminoğlu iddialar karşısındaki ilk açıklamasında “TÜGVA’ya karşı İBB’nin başlattığı hukuksuzluk ve gasp bugün CHP’li siyasetçiler, Metin Cihan gibi etki ajanlarının başlattığı kumpas belge operasyonuyla yeni bir aşamaya geçti.” şeklinde konuştu. Ancak Eminoğlu olaya ilişkin diğer açıklamasında “Bir kere içeriden belgeleri almış bu adam, sızdırmış, yedek yapmış ve ifşa etmiş.” sözleriyle, belgelerin arasında doğru bilgilerin yer aldığını da kabul etmiş oldu.

Bir diğer gazeteci, İsmail Saymaz da söz konusu belgelere ilişkin "Benim AK Parti içinden de TÜGVA'ya yakın olduğunu bildiğim noktalardan aldığım bilgi bu listelerin doğru olduğu yönünde." yorumunda bulundu.

Pekiyi, TÜGVA’ya dair ifşalar sürerken, ortadaki kamusal alan krizi nasıl çözülebilir? Büyükada vapur iskelesi, Adalar’ın kamusal hayatına nasıl katılabilir? Belki de yapılacak en doğru iş, Açık Radyo’daki Dünya Mirası Adalar programının 12 Ekim tarihli bölümünde vurgulandığı üzere, sivil toplumun kamusal alana dâhil olmasını sağlayacak mekanizmalar üzerine düşünmeye devam etmektir.

Tuğçe Kaplan

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş