Büyüme yoksullaştırır mı?


Vadesi olmayan vadeli: VOV Hesap Çeşitli ve yenilikçi çözümlerle müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap veren Alternatif Bank , yatırım yapmak isteyenlere hem birikim yapma hem de ihtiyaçlarını kolayca karşılama imkânı sağlayan VOV Hesap ’la yeni bir seçenek sunuyor. Nedir? Vadelerini bozmaya gerek kalmadan diledikleri an hesaplarına para yatırabilen veya hesaplarından para çekebilen VOV Hesap kullanıcıları, sektörde dikkat çeken %23 hoş geldin faizi oranıyla vadesiz mevduat avantajlarını vadeli bir hesapta tutabiliyorlar. Dahası: Müşteriler, 90 günlük avantajlı “hoş geldin faizi” döneminden sonra “bitmeyen hoş geldin faizi” uygulamasıyla kullandıkları diğer Alternatif Bank ürünlerinde ek faiz kazanıyor ve toplam 2 ürünle hoş geldin faizinden daimi olarak yararlanabiliyor. VOV Hesap ’ın ayrıcalıklı dünyasını keşfetmek ve VOV Hesaplı olmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye ekonomisinin 2022 yılının ikinci çeyreğinde %7,6 büyüdüğünü açıkladı. Türkiye, bu büyüme performansıyla OECD ve G20 ülkeleri arasında ikinci çeyrekte en yüksek büyüme oranına ulaşan ikinci ülke oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, konuyla ilgili açıklamasında, “Büyümeyi ve istihdamı önceliklendiren, üretimi ve ihracatı destekleyen Türkiye Ekonomi Modeli ile elde ettiğimiz bu kazanımlar yılın kalan döneminde de sürecektir. Artık ekonomimizin alamet-i farikası dengeli, sürdürülebilir ve istihdam odaklı büyümedir” ifadelerini kullandı.
Fakat bu büyümenin toplumda bir karşılığı olup olmadığı konusunda ciddi şüpheler mevcut. Özellikle çalışan kesimin GSYH’den aldığı payda bir düşüş olduğu görülüyor. TÜİK tarafından yayımlanan verilere göre gayri safi yurtiçi hasıla içinde işgücü ödemelerinin payı, geçtiğimiz yılın aynı çeyreğine göre %11,4 azalarak %25,4 seviyesine geriledi. CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Büyümeden, çalışanlar nasiplenmemiş. Emekçilerimizin pastadan aldığı pay artmamış. Tersine küçülmüş. İki yıl önce milli gelirden %37 pay alan emekçi, şimdi %25 pay alır hale gelmiş” değerlendirmesinde bulundu.
GSYH’den sermayenin aldığı pay ise çalışan kesimin aksine artış gösterdi. Verilere göre GSYH üzerinde net işletme artığı/karma gelirin aldığı pay, geçtiğimiz yılın aynı çeyreğine oranla %4,8 artışla %54 seviyesine yükseldi.
Konuyla ilgili bir araştırma yayınlayan DİSK-AR, araştırmada, “2020 yılını 100 kabul ettiğimizde GSYH cari fiyatlarla 100’den 329,5’e çıkarken, emeğin geliri 100’den 227,1’e çıktı. Böylece iki yılda toplam emek gelirleri parasal olarak yüzde 127,1 oranında artmış oldu. Aynı dönemde sermaye gelirleri ise 100’den 414,8’e yükselerek yüzde 314,8 oranında arttı. Sermaye gelirleri parasal olarak emeğin iki katı kadar artmış oldu" ifadelerine yer verdi.

TÜİK tarafından yayımlanan verilere göre en yüksek gelir diliminde bulunan %20’lik kesimin toplam gelirden aldığı pay %46,7’yken, en düşük gelir grubunda bulunan %20’lik kesimin toplam gelirden aldığı pay %6,1 seviyesinde kalıyor.
Dünya Eşitsizlik Raporu 2022’ye göre ise Türkiye’nin %10’luk en zengin diliminde yer alan kesim, ülkedeki gelirlerden %54,1 pay alırken, ülkenin en yoksul %50’lik dilimini oluşturan kesim ise toplam gelirden yalnızda %11,4 pay alıyor.
“Türkiye Ekonomi Modeli”
Türkiye, geçtiğimiz yılın eylül ayında başlayan “faiz indirme” trendi ile yeni bir ekonomi politikası benimsedi. “Türkiye Ekonomi Modeli” olarak adlandırılan bu modelde yatırım, büyüme, istihdam ve cari fazla hedefleniyordu. Politika kapsamında hızla hareket alındı ve TCMB politika faizi %19’dan %13’e düşürüldü. Para arzı ise hızla arttı. Geniş para arzı M3, temmuz ayında yıllık %80,3 büyüme seviyesine ulaştı.
Yeni politika çerçevesinde para muslukları açılmış, büyüme haberleri gelmeye başlamıştı. Türkiye ekonomisi 2021 yılının son çeyreğinde %9,6, 2022 yılının ilk çeyreğinde %7,5, ikinci çeyreğinde ise %7,6 büyüdü. İşsizlik ise yeni politikaların uygulanmaya başladığı dönemden bu yana %1,8 azalışla %10,3 seviyesine kadar düştü.
Fakat bu politikanın önemli bir yan çıktısı mevcut: enflasyon. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) temmuz ayında yıllık bazda %79,6’ya yükselerek 24 yılın rekorunu kırdı. Bağımsız araştırmacılardan oluşan ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu) ise bu oranın aslında %176 olduğunu savundu. Yeni ekonomi politikalarının uygulanmaya başlandığı tarih olan 2021 Eylül’de ise bu oran %19,5’ti. Üretici enflasyonunda da benzer bir durum gözlemlendi. Eylül 2021’de %43,9 olan ÜFE (üretici fiyat endeksi), 2022 Temmuz’da %144,6’ya yükseldi.
Enflasyondaki bu artışın en önemli sebeplerinden biri ise yeni politikalar sonucunda yaşanan kur krizi. TCMB tarafından alınan faiz indirme kararlarının başladığı 2021 Eylül ayında dolar/TL 8,62 seviyesinde işlem görürken, Ağustos 2022’de bu parite 18,18 seviyesine yükselmiş durumda.
Konuya ilişkin daha önce bir açıklamada bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “Bu sistemden dar gelirliler hariç üretici firmalar, ihracatçılar kâr ediyorlar. Çarklar dönüyor. Büyümeyi tercih ettiğimiz için büyüme rakamları iyi geliyor, büyüme istihdama da olumlu olarak yansıyor. Ama biz dar gelirli vatandaşlarımıza yönelik gelirlerini arttırıcı düzenlemeler yapıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
Açlık ve yoksulluk sınırı, sefalet endeksi
Hızla yükselen enflasyondan en çok etkilenenler ise dar gelirliler oldu. Türk-İş tarafından her ay açıklanan açlık sınırı geçtiğimiz yılın eylül ayında 3 bin 49 lira seviyesindeyken, bu yıl ağustos ayında bu sınır 6 bin 889 liraya yükseldi. Burada %125’lik bir artıştan söz etmemiz mümkün. Yoksulluk sınırında da benzer bir artış mevcut. 2021 yılının Eylül ayında 9 bin 931 lira olan yoksulluk sınırı, yine %125’lik bir artışla 22 bin 442 liraya yükselmiş durumda. Aralık ayından bu yana asgari ücrete yapılan toplam %96’lık zam ise bu oranı yakalayabilmiş değil.
TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasına göre toplumun %27,2’si maddi yoksunluk, %13,8’i ise sürekli yoksulluk içinde yaşıyor. Tüketici Hakları Derneğine (THD) göre ise Türkiye’de 25,5 milyon insan açlık, 51 milyon insan ise yoksulluk sınırının altında yer alıyor.
Ekonomist Mahfi Eğilmez’in yazısına göre enflasyon, işsizlik oranı ve tahvil faizinin toplamından büyüme oranı çıkarılarak elde edilen sefalet endeksi ise 99,2 puana ulaşmış durumda. Dünya Bankası verilerine göre gelir dağılımında en kötü skora sahip olan Güney Afrika’da ise bu endeks 48,9 puanda yer alıyor. Bundan yalnızca 2 yıl önce ise Türkiye’de endeks 37,8 puandaydı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. TÜİK, ikinci çeyrek büyüme oranlarını açıkladı. Elektrik ve doğal gaz ücretlerine zam yapıldı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Yunanistan'ı NATO'ya şikâyet edeceklerini açıkladı.
01 Eyl 2022

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.
19 Tem 2026

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.




