Cerrahpaşa'dan Almanya'ya

Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden intörn doktor Ege Kantarcıoğlu mesleğini Almanya'da yapmak istediğini söylüyor.
Cerrahpaşa'dan Almanya'ya

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Son dönemde, çok sayıda doktorun başta Almanya olmak üzere yurt dışına gitmesi kamuoyunda çokça tartışılıyor. Özellikle, birçok hastanede yeterli sayıda doktor olmadığı için sağlık hizmetlerinin aksaması bu konuyu sıklıkla gündeme getiriyor. Doktorların neden Türkiye'de kalmak istemediklerini, yaşadıkları sorunları daha iyi anlayabilmek için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden intörn doktor Ege Kantarcıoğlu ile söyleşi yaptık. 

Ege, son 6 aydır Almanya'ya gitmek için çalıştığını belirtiyor. Bu kararı almasında doktorların uzun çalışma saatlerinin, düşük maaşların, artan enflasyonun ve ülkedeki baskıcı siyasi rejimin etkili olduğunu ifade ediyor. 

"Doktorların çalışma şartlarının ağır olduğu herkes tarafından biliniyor. Günde 8 saat çalışılması, kağıt üzerinde kalmaması gereken bir hak. Ancak uzun çalışma saatleri ve karşılığında hak edilen ücretin alınamaması tüm doktorların ortak sorunu diyebilirim."

Ege, Türkiye'den gitmek istemesinin asıl sebebinin ekonomik koşullar olduğunu belirtiyor. 

"Ekonomik koşulların yanında eğitimli insanlara değer verilmemesi de beni gitmeye teşvik ediyor. Biz fakir bir ülke değiliz. Ancak, servetimiz eşit ve adil bir şekilde dağıtılmıyor." diyerek gelir adaletsizliği problemine de değiniyor. 

Son olarak, doktorlara artan şiddet ve hakaret konusuna değinen Ege Kantarcıoğlu "Meslektaşlarım ağır şartlarda 36 saat aralıksız çalışırken, günde yüzlerce hasta muayene ederken aynı zamanda çeşitli sebeplerle şiddete de maruz kalıyor. Sıra beklemiş olmak, verilen ilacı beğenmemek veya bir başkasını yazdırmak, selam vermemek bu şiddetin nedenleri olarak gösteriliyor. Ayrıca, CİMER üzerinden yapılan şikayetler bir elemeye tabi tutulmadan doktorlardan savunma yapması isteniyor. Yaralanma ve ölüm haberleri son dönemde daha görünür oldu. Tedirginlik duyuyoruz." ifadelerini kullanıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Beyin göçü: En büyük zenginliğimizi kaybediyoruz

Beyin göçünü siyasi, ekonomik, bireysel ve toplumsal boyutlarıyla ele alıyoruz.

26 May 2022

Onedio

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak