
Çin futbolu, geçtiğimiz hafta hükümet tarafından alınan ilginç bir kararla gündeme geldi. Çin Spor İdaresi, futbolcuların dövme yaptırmasını yasaklarken, halihazırda vücudunda dövme olan ulusal takım ve 23 yaş altı ulusal takım oyuncularının dövmelerini sildirmesi veya maçlara çıkarken kapatması gerektiği yönünde bir karar aldı. Ayrıca, 20 yaş altı ulusal takımlara da dövmeli oyuncuların çağırılmayacağı açıklandı. Spor İdaresi, futbolcuların topluma iyi örnek oluşturması için dövmesiz olması gerektiğini düşünüyor.
Başlıklarda, daha ilgi çekici olduğu için, dövmeyle ilgili karar öne çıkarken, Spor İdaresi ulusal takımların “siyasi ve ideolojik eğitim aktiviteleri” sunması gerektiğini de vurguladı. Böylece ulusal takımın görev ve sorumluluk bilincinin artacağı, sahada daha iyi mücadele vereceği düşünülüyor.
Aslında bu karar, Çin’de bir süredir devam eden ve devlet tarafından halka dayatılmaya çalışılan toplumsal değişim çalışmasının bir parçası. Örneğin Çin hükümeti, topluma kötü örnek olduğunu düşündüğü ünlülerin ve sosyal medya influencer’larının aktivitelerini sınırlandırmaya çalışıyor. Ayrıca, Ağustos ayında 18 yaşından küçüklerin video oyunlarının başında haftada üç saatten fazla süre geçirmesi yasaklanmıştı. Bu ve bunun gibi pek çok karar, Çin kültürünü Amerikan liberalizminin öğelerinden temizlemesi için alınıyor. Çin tipi sosyalizmi gençlere aşılamaya çalışan “Şi Cinping Felsefesi” yine Ağustos ayında ilkokullardan üniversitelere kadar müfredata alındı.
Geçtiğimiz hafta itibariyle spora da bulaşan bu kararlar, Çin’de ikinci bir kültürel devrim mi gerçekleşiyor sorularını da beraberinde getiriyor. 1966’dan Mao’nun öldüğü 1976’ya kadar on yıl boyunca devam eden kültürel devrim sırasında milyonlarca Çinli, özellikle şehirli entelektüel kesim, öldürülmüş veya sürgüne gönderilmiş, ülkenin tarihi ve kültürel mirası tahrip edilmişti. Mao’nun ölümünün ardından gelen Çin hükümetleri kültürel devrimin olumsuz izlerini silmek için yıllarca uğraşmıştı.
Bunun ikinci bir kültürel devrim olduğunu söylemek için şimdilik çok erken. Çin 1960’larda ve 70’lerde dışarıya kapalı bir ülke ve kırsal bir toplumken, bugün açık ve büyük oranda şehirli. Ayrıca, ailesi kültürel devrimin kurbanlarından olan Devlet Başkanı Şi’nin bugün benzer bir politika izleyeceğini öngörmek çok kolay değil. Ne var ki, toplumu batı liberalizminin etkilerinden arındırmaya çalıştığı da son derece açık.
İş dünyası, sosyal medya ve eğlence dünyasının ardından futbola da sıçrayan Şi Cinping Felsefesi’nin yakında diğer sporlar için de uygulanması kaçınılmaz görünüyor. Özellikle olimpik sporcuların ilerleyen yıllarda Komünist Parti’nin “ideal Çinli” tanımına uydurulmaya çalışıldığını görmemiz son derece olası.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




