
Çevrimiçi ortamlarda paylaştığımız her bilgi, internette gittikçe artan bilgi yığınına ekleniyor. Great Pacific Garbage Patch misali kontrolsüz artan bu bilgi yığınının, 50 yıl sonra hangi noktaya geleceğini hayal edebiliyor musunuz? Doğru ve yararlı olanlar kadar, gereksiz ve yanlış bilgiler de durmadan artmaya devam ediyor.
Sorgulamasını bilen için bir bilgi deryası olan internet ve sosyal medya platformları; basına yansımayan, gündemde kalmayan veya dünyanın diğer bir ucunda yaşanan gerçekleri bir tıkla erişilebilir kılıyor. Bu bilgi deryası içinden işimize yarayacak, objektif ve doğru bilgi parçalarını seçmek ise bize kalıyor.
Muhakkak, bir haksızlık yaşandığında bunu duyurmak ve kamuoyu yaratmak için iyi bir platform olabilir sosyal medya. Lakin aynı zamanda; dikkat dağınıklığı, siber zorbalık, gelişmeleri kaçırma korkusu (FOMO) ve aşırı bilgi yüklemesi gibi negatif etkilere yol açabiliyor.
Dijital çağ ile bilgiye erişim hızı ve maliyetinin düşmesi sayesinde tarihte ilk defa beyinlerimiz bu kadar bilgiyle karşı karşıya kaldı.
Sabah kalktığımız anda e-postalarımızı kontrolle başlayıp gece yatana kadar Instagram, Twitter hesaplarımızda dolanmakla geçen ekran süremizi, birçok gereksiz ve alakasız bilgiye maruz kalarak geçiriyoruz. Tanıdığımız -ve tanımadığımız- insanların gittiği mekânlar ve yediği yemekleri sosyal medyada görüyor, bu platformlar üzerinden video izleyip paylaşıyor, görüntülü konuşuyor, alışveriş yapıyoruz.
Peki, tükettiğimiz içerik miktarının fazlalığının ne gibi sıkıntılar yaratabileceğini biliyor musunuz?
Kısaca “çok fazla bilgi ya da veriye maruz kalma” anlamına gelen aşırı bilgi yüklemesi (information overload) terimi ilk defa, Siyaset Bilimi Profesörü Bertram Gross tarafından 1964’te türetildi. Sonrasında bu kelime, Amerikan yazar ve fütürist Alvin Toffler’ın 1970 yılında “Future Shock” adlı kitabında kullanılması ile popüler oldu. Bu tarihten önce de aslında uzun zamandır var olan aşırı bilgi yüklemesi konsepti, internetin ve sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle ciddi bir problem hâline gelerek daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı.
Son dönemde ortaya atılan infobesity kelimesi, aşırı bilgi yüklemesi ile aynı anlamda kullanılıyor. Türkçe tercümesi infobezite olan bu terim, “information” (bilgi) ve “obesity” (obezite) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Bu vasıtayla obezitede yemeğin, infobezitede ise bilginin aşırı şekilde tüketilmesi hâlinin benzerliğinden yola çıkarak obeziteye gönderme yapılıyor. İnfobezitede bu aşırı tüketim hâli, endişe, stres, üretkenliğin azalması, kafa karışıklığı ve karar vermede gecikmeye yol açabiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Johnny Depp v Amber Heard, dijital çağ, ekran süresi, bilgi kirliliği ve daha fazlası...
07 Ağu 2022

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

