COP28'e doğru: Tartışmaların odağındaki iklim zirvesi

İlk oturumundan bu yana küresel iklim politikalarına yön veren konferansın başlamasından bir hafta önce, UNFCC ve COP ile ilgili bilinmesi gerekenleri, konferansın ana tartışma konularını ve Dubai’nin bu yılki ev sahipliğiyle ilgili tartışmaları derledik.
COP28'e doğru: Tartışmaların odağındaki iklim zirvesi

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Mehmet Can Çetin

197 ülkeden 200'e yakın diplomat, devlet başkanları, aktivistler ve sektör liderleri Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında düzenlenen iklim değişikliği konferansı COP'nin 28. oturumu için 30 Kasım'da Dubai, Expo City'de biraraya gelecek.

1995’te düzenlenen ilk oturumundan bu yana küresel iklim politikalarına yön veren konferansın başlamasından bir hafta önce, bu yazıda UNFCCC ve COP ile ilgili bilinmesi gerekenleri, konferansın ana tartışma konularını ve Dubai’nin bu yılki ev sahipliğiyle ilgili tartışmaları derledik.

COP nedir?

İlk kez 1995'te Berlin'de düzenlenen COP, küresel iklim değişikliğiyle mücadele için uluslararası işbirliği ve eylemi teşvik etmeyi amaçlıyor. Konferans, 28 yıldır iklim değişikliğinin nedenleri, etkileri ve çözümleri hakkında bilimsel, teknik ve sosyo-ekonomik konuların tartışıldığı; ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltma, iklim değişikliğine uyum sağlama ve iklim finansmanı sağlama gibi taahhütlerini belirlediği ana platform işlevini görüyor. COP konferanslarından öne çıkanları şöyle sıralayabiliriz: 

  • COP3, 1997'de Japonya’da yapıldı ve Kyoto Protokolü burada imzalandı. Kyoto Protokolü, gelişmiş ülkelerin 2008-2012 yılları arasında sera gazı emisyonlarını 1990 yılına göre %5,2 oranında azaltmayı taahhüt ettiği ilk uluslararası anlaşma oldu.
  • 2009 yılında Kopenhag’da düzenlenen COP15'te ise Kopenhag Mutabakatı imzalandı. Kopenhag Mutabakatı, ülkelerin 2020 yılına kadar iklim değişikliğiyle ilgili eylemlerini bildirmelerini, gelişmekte olan ülkelere 100 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlanmasını ve küresel ısınmanın 2°C ile sınırlandırılmasını öngören, bağlayıcılığı olmayan siyasi bir bildiriydi.
  • COP21 ise 2015 yılında Paris’te yapıldı ve küresel çapta günümüz iklim politikalarını belirleyen Paris Anlaşması'nın imzalanmasıyla sonuçlandı. Paris Anlaşması, ülkelerin küresel ısınmayı 2°C’nin altında tutmak ve mümkünse 1,5°C ile sınırlamak için ulusal katkı beyanlarında bulunmalarını, sera gazı emisyonlarının 2050 yılında net sıfıra ulaşmasını ve gelişmekte olan ülkelere iklim değişikliğiyle mücadele finansmanı sağlanmasını içeren bağlayıcı, Türkiye’nin de tarafı olduğu, bir anlaşma oldu.

Takip edilmesi gerekenler

Bu yıl düzenlenecek olan COP28'de ise gözden kaçırılmaması gereken iki temel tartışma konusu öne çıkıyor.

Bunlardan ilki, "Global Stocktake" ismi verilen, ulusal iklim politikalarının değerlendirilmesi süreci. 2015’te Paris Anlaşması’na taraf olan ülkeler, küresel sıcaklık artışını 1,5°C’de sınırlamak için politikalar üretmek ve 2050’den itibaren sera gazı emisyonlarını sıfıra indirmek gibi çeşitli taahhütlerde bulunmuştu. Anlaşmanın 7'nci yılında imzacı ülkeler, bugüne dek uygulanan iklim politikalarının yeterliliği hakkında raporlar sunacak. Ülkelerin bu politikaları uygulamadaki yetersizlikleri nedeniyle raporlarda hangi unsurların yer alacağı merak ediliyor.

Zirvenin ilgiyle beklenen bir diğer konusu ise ilk kez geçen yıl COP27’de gündeme gelen küresel iklim değişikliğiyle mücadele acil durum fonu. İklim değişikliğinin doğrudan etkilerinin yoğun olarak hissedildiği gelişmekte olan ülkelerin afet durumları ve sonrasındaki arama-kurtarma ile yeniden yapılaşma süreçlerinde başvurabilecekleri küresel bir fonun yaratılması fikri, 2021’de Güney Hindistan’da meydana gelen bir sel felaketi sonrasında ortaya çıkmıştı. COP27’nin de başlıca konularından biri olan acil durum fonuyla ilgili bu yılki zirvede somut adımlar atılması bekleniyor, ancak hâlâ bu fonun finansmanının nasıl sağlanacağı, yönetiminin hangi organizasyon tarafından üstlenileceği ve ülkelerin hangi şartlarda kaynaklardan yararlanabileceği sorularına cevap bulunabilmiş değil.

'Tartışmalı' ev sahibi

Zirvenin ev sahipliği her oturumda farklı bir Birleşmiş Milletler Bölgesel Grubu tarafından üstleniliyor. 2022’de Afrika’yı temsilen Mısır’da düzenlenen konferansın ardından Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Asya-Pasifik Bölgesi adına COP28’e ev sahipliği yapma teklifinde bulunmuştu. Bölge ülkelerinin desteğiyle alınan karar, beraberinde birçok tartışma getirdi.

BAE, dünyanın en büyük 10 fosil yakıt üreticisinden biri olmasının yanısıra petrol ve doğalgaz üretimini önümüzdeki 5 yıl içinde yıllık 7,5 milyar varil seviyesine çıkarmayı planlıyor. Kasım 2022'de, ulusal petrol şirketi Adnoc, üretimini artırmak için 150 milyar dolar yatırım yapacağını açıklamıştı. Ev sahibi ülkenin fosil yakıt üretimindeki hırslı artış planı, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Şefi Christiana Figueres dahil birçok aktivist ve politika yapıcısından tepki topladı.

Hâlihazırda uluslararası alanda odak noktası olan BAE, Abu Dhabi Ulusal Petrol Şirketi'nin (ADNAC) CEO'su Sultan Al Jaber'i zirvenin başkanlığına atayarak konferansın yönetimiyle ilgili ciddi bir çıkar çatışması olduğu kaygılarını ön plana çıkardı. Yıl başından bu yana enerji sektörünün gündeminden düşmeyen Jaber, alenen fosil yakıt kullanımının sonlandırılmasına karşı çıkıyor ve çözümün fosil yakıt kullanımındaki emisyonun azaltılmasında olduğunu savunuyor. Bu amaçla işaret ettiği yöntem, fosil yakıtların tüketimi sonucunda ortaya çıkan karbondioksitin depolanmasını amaçlayan CCS teknolojisi.

Sonuç olarak 

COP konferansları, her yıl yeni tartışmalara kapı açıyor. Bu tartışmalar kimi zaman politikaların uygulanıp uygulanmaması üzerine kimi zaman ise uygulanabilir olup olmadıkları üzerine şekilleniyor. Bu yıl COP28'de de farklı tartışmalara şahitlik etmemiz mümkün. Konferansın ardından bu başlıkları yeniden değerlendireceğiz. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🖊 Hatıraların mirası, tartışmalı ev sahibi

Uraz Kaspar, temellerinin yeniden atılması üzerine, Ermeni toplumu için önemli bir kültürel miras ve hafıza mekanı olan Kamp Armen'in ne anlam ifade ettiğini yazdı. Mehmet Can Çetin, COP Zirvesi'nin bu yıl odaklanacağı noktaları anlattı.

22 Kas 2023

Fotoğraf: Bianet

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak