Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile ilgili hikayeler
Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi, Türkiye için sadece uluslararası bir zirveye ev sahipliği yapma meselesi değil. İklim finansmanı, adil geçiş, emisyon azaltımı ve çoktaraflı işbirliği başlıklarında somut ilerleme sağlanması, Türkiye'nin küresel iklim diplomasisindeki rolünün de önemli bir göstergesi olacak. COP31’in başarısını, açıklanan taahhütlerin sayısı değil, ülkelerin somut kararlar alıp bunları uygulamaya dönüştürme kapasitesi belirleyecek.

COP31'e doğru 2035 için belirlenen yıllık 1,3 trilyon dolarlık iklim finansmanı hedefi tartışılırken kaynakların hangi kanallardan sağlanacağı, ülkelerin katkısının nasıl paylaşılacağı ve finansmanın ne kadarının hibe olarak aktarılacağı belirsizliğini koruyor. Bakü–Belém Yol Haritası bu hedefe ulaşmak için bir çerçeve sunarken asıl sınav, finansmanın ihtiyaç sahiplerine hangi koşullarda ulaşacağı olacak.

Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 yaklaşırken, iklim değişikliğinin ekonomik büyüme, üretim, enflasyon ve finansal istikrar üzerindeki etkileri yeniden gündemde. Aşırı hava olaylarının yol açtığı ekonomik kayıplar, merkez bankalarını ve finansal kuruluşları iklim risklerini daha kapsamlı biçimde değerlendirmeye yöneltiyor. Ancak bu süreçte ekonomi yönetimlerinin hem iklim risklerini küçümsemekten hem de geçici şoklara aşırı tepki vermekten kaçınması gerekiyor.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenleneceği için bu yıl özel bir önem atfedilen COP31’in ana gündem maddelerini, işleyiş ve iklim finansmanına ilişkin kritik konuları uluslararası iklim politikası, çevre hareketi ve iklim diplomasisi alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip bir isim olan Jennifer Morgan ile birlikte değerlendirdik.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Kasım'da Antalya’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın ana gündemi aylar önce sıfır atık olarak açıklanmışken bir süre sonra ana gündem hem ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışma hem de Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla ortaya çıkan enerji güvenliği kriziyle elektrifikasyon olarak değiştirildi. Her ne kadar öncelikler değişse de, sivil toplumun iklim zirvesinden beklentileri değişmedi.

10 Oca 2026
09 Oca 2026
27 Ara 2025
Türkiye, Brezilya'nın Belém kentinde Avustralya ile karşı karşıya geldiği uzun ve tartışmalı adaylık sürecinin ardından Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) ev sahipliğini yapmak üzere seçildi. Peki daha önce görülmemiş bir formülle varılan uzlaşma, hem Türkiye içindeki iklim politikaları hem de uluslararası iklim müzakerelerinde Türkiye'nin konumu bakımından ne anlama gelecek?

23 Kas 2025
06 Kas 2025
30. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCC) Taraflar Konferansı (COP), bildiğimiz adıyla COP30, bu yıl Brezilya’nın Belém kentinde 10-21 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek. Geçen yıl fiyaskoyla sonuçlanan zirveden bu yıl çıkacak sonuçlar ve Türkiye’nin alacağı tutum merak edilen konular arasında.

05 Kas 2025
03 Kas 2025
14 Eki 2025
Genel olarak sönük geçmesi nedeniyle eleştirilen COP29'da beklentileri karşılamasa bile finansman konusunda anlaşma sağlanması bir gelişme sayılabilir.
22 Ara 2024








