COP30 yaklaşırken: Geçen yıl hüsranla biten zirveden bu yıl neler bekleniyor?

30. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCC) Taraflar Konferansı (COP), bildiğimiz adıyla COP30, bu yıl Brezilya’nın Belém kentinde 10-21 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek. Geçen yıl fiyaskoyla sonuçlanan zirveden bu yıl çıkacak sonuçlar ve Türkiye’nin alacağı tutum merak edilen konular arasında.
COP30 yaklaşırken: Geçen yıl hüsranla biten zirveden bu yıl neler bekleniyor?

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

30. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCC) Taraflar Konferansı (COP), bildiğimiz adıyla COP30, bu yıl Brezilya’nın Belém kentinde 10-21 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek. Geçen yıl fiyaskoyla sonuçlanan zirveden bu yıl çıkacak sonuçlar ve Türkiye’nin alacağı tutum merak edilen konular arasında.

Nedir? Birleşmiş Milletler’in iklim krizi konusundaki en büyük küresel zirvesi COP, ilk kez 1995’te Berlin'de düzenlendiğinden beri bu konferansta ülkeler iklim kriziyle mücadeleye dair kararlar ve politikalar üzerinde görüşüyor ve kararlar alıyor.

Geçen yıl ne olmuştu, bu yıl neler bekleniyor?

COP29’un ev sahibi Azerbaycan’ın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev açılış konuşmasında “Fosil yakıtlar Allah’ın bir lütfu” ifadelerini kullanmıştı. Zirvede, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelere iklim finansmanı sağlamak amacıyla oluşturulan fonun yıllık bütçesi 100 milyon dolardan 300 milyon dolara çıkarılsa da bu karar, anlaşma sadece gelişmekte olan ülkelerin bu miktarın en az dört katına ihtiyaç duyduğu gerekçesiyle eleştiri yağmuruna tutulmuştu.

Bu yılki COP başkanı olarak Brezilyalı deneyimli iklim diplomatı André Aranha Corrêa do Lago atandı. COP30'dan en büyük beklenti ülkelerin 2035’e yönelik yeni iklim hedeflerinin (NDC) değerlendirilmesi ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum konusunda küresel göstergelerin belirlenmesi ancak gidişat pek parlak görünmüyor.

"İklim Eylemi Durum Raporu 2025", Paris Anlaşması’nın 10. yılında, küresel ısınmayı 1,5 derecede tutma hedefiyle uyumlu 2030 hedeflerine ulaşma yolunda dünya genelinde hiçbir göstergenin doğru ilerlemediğini ortaya koyuyor. 

  • 45 göstergenin yalnızca altısı yavaş da olsa beklenen yönde ilerlerken 29’unun en az dört kat hızlanması gerektiği, beşinin ise tamamen ters yönde seyrettiği belirtiliyor.

Rapora göre son 10 yıl, yenilenebilir enerji ve elektrikli ulaşımda büyük gelişmelerin yaşandığı, ancak fosil yakıt kullanımının, kamu finansmanının ve emisyonların arttığı bir dönem oldu. 2023’te küresel sera gazı emisyonları 56,6 gigatona ulaşarak rekor kırdı.

  • Rapor, 1,5 dereceyle hedefiyle uyum sağlamak için her yıl 360 kömürlü termik santralin kapatılması, ormansızlaşmanın dokuz kat hızla durdurulması, iklim finansmanının dört kat artırılması ve büyük şehirlerde toplu taşımaya yatırımın beş katına çıkarılması gerektiğini vurguluyor.

COP30’un merkezindeki bir başka konu ise adil dönüşüm, yani net sıfır ekonomiye geçişte işçiler ve toplulukların geride kalmaması için bir adil geçiş mekanizmasının geliştirilmesi. İklim ve kalkınma alanında çalışan sivil toplum kuruluşu ActionAid’in, COP30 öncesinde yayımladığı yeni rapora göre uluslararası karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yardımların %3’ünden azı, işçilerin ve toplulukların kirletici endüstrilerden adil bir şekilde uzaklaşmasına harcanıyor.

Rapora göre fonların büyük bölümü yatırımcıların çıkarlarına göre yönlendiriliyor; işçiler, kadınlar ve yerel topluluklar sürecin dışında bırakılıyor. Araştırma, incelenen 650 proje içerisinde her 50 projeden birinin ve harcanan her 35 doların yalnızca 1 dolarının “adil dönüşüm” kriterlerini karşılayan projelere harcandığını ortaya koyuyor.

İklim krizinin etkilerine uyum sağlamak başta olmak üzere yeni finans mekanizmaları ve Amazon ormanlarının korunması da konferansın öne çıkan başlıklarından. Son olarak Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, New York'ta düzenlenen BM etkinliğinde, ülkesinin Tropikal Ormanları Koruma Yatırım Fonu’na (TFFF) 1 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı; diğer ülkeleri de büyük miktarlarda katkı sunmaya davet etti.

COP30 öncesinde en önemli taahhütlerden biri olarak değerlendirilen girişim, 125 milyar dolarlık kaynak yaratmayı ve Amazon, Kongo ve Güneydoğu Asya gibi bölgelerde ormansızlaşmayı durdurmayı hedefliyor. Fonun ilk 25 milyar dolarının hükümetlerce, geri kalan kısmının ise yeşil ve mavi tahviller yoluyla yatırımcılardan sağlanması planlanıyor. Geçen yılki eleştirilerin ardından COP30'da finansman yükünün nasıl paylaşılacağı ve hangi kaynaklardan sağlanacağı da yeniden tartışılacak.

İklim gündeminde Trump etkisi

Donald Trump’ın iklim krizini “dünyanın en büyük dolandırıcılığı” olarak nitelendirmesi, fosil yakıt kullanımını artırma konusundaki ısrarı ve çevreci politikaları iptal etmek üzerine attığı iddialı adımlar da müzakereleri olumsuz etkiliyor. 

Uluslararası Af Örgütü, COP30 öncesinde yaptığı açıklamada, dünya liderlerine müzakerelerin merkezine kârı değil insanı koymaları çağrısında bulundu. Genel Sekreter Agnès Callamard, Trump’ın iklim inkarına karşı liderlerin gerçek iklim liderliği göstermesi gerektiğini vurguladı.

"Başkan Trump’ın sizi inandırmaya çalıştığının aksine, fosil yakıtsız bir gelecek, insanlığın hayatta kalması için şart. Artık daha fazla kaçırılmış fırsat olmamalı: COP30’daki taraflar, tüm iklim kararlarına insan hakları yükümlülüklerinin rehberlik etmesini sağlamalı."

Başkan seçilir seçilmez ABD'yi Paris Anlaşması'ndan çeken ve Güney Kore, Avrupa Birliği ve Çin gibi ülkelerle sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretini artırmaya odaklan Trump yönetimi ise COP30'a üst düzey bir heyet göndermeyeceklerini açıkladı.

Türkiye’nin durumu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Eylül’de New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi kapsamında kamuoyunda iklim hedefi olarak bilinen 2035 yılına ilişkin Ulusal Katkı Beyanı'nı (NDC) açıklayarak “2035 yılında 466 milyon ton emisyon azaltımı sağlamayı ve emisyonlarımızı 643 milyon tona düşürmeyi hedefliyoruz” demişti.

15 çevre örgütünün biraraya gelerek oluşturduğu İklim Ağı ise yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 2035 iklim hedefinin sera gazı emisyonlarını azaltmak yerine, 2023 yılına göre %16 oranında artırmayı öngördüğünü belirtti.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 2035 İklim Hedefi, emisyonlarda artıştan azaltım hedefliyor. Aslında emisyonlarda mutlak bir azalma değil, öngörülen artıştan bir azaltım içeriyor. Yani Türkiye’nin referans aldığı mevcut büyüme senaryosunda sera gazı emisyonları artmaya devam ederken, iklim hedefiyle bu büyüme senaryosu üzerinden bir azaltım öngörülüyor. Bu durum aslında 2035’te sera gazı emisyonlarının 2023’e kıyasla %16 artacağı anlamına geliyor."

Bu yılki zirvede bir sonraki Taraflar Toplantısı’nın (COP31) yapılacağı yerin de belirlenmesi bekleniyor. COP31 için aday iki ülkeden biri Türkiye diğeri ise Avustralya. COP31’de Türkiye veya Avustralya’nın tek başına ev sahibi olamaması durumda, konferans bünyesindeki Liderler Zirvesi, Pre-COP ve COP gibi farklı aşamaların iki ülke arasında bölüştürülmesi gibi seçeneklerin değerlendirileceği tahmin ediliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

YAZARLAR

Deniz Aytekin

Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Pelin Cengiz

·

17 Ağu 2026

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği
AngstAngst

HİKAYE

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Metin V. Bayrak

·

16 Ağu 2026

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?
AngstAngst

HİKAYE

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Pelin Cengiz

·

12 Ağu 2026

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?
AngstAngst

HİKAYE

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Elif Bayram

·

12 Ağu 2026

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?
AngstAngst

HİKAYE

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?

Tuğçe Isıyel

·

09 Ağu 2026

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış